ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
UĞUR IŞILAK’TAN “DÖNEKLİK” CEVABI / Yıldıray Çiçek 37161 okunma - 13.02.2005



“Uğur Işılak mı daha idealist, Ferhat Tunç mu?” başlıklı yazımız sonrası Uğur Işılak’ın kendisine ait olan ve
milliyetçi-ülkücü web sitelerinin forum sayfalarında tartışmalar başlamış ve bu
kıyaslamaya dikkat eden yüzlerce kişi gönderdikleri e-maillerle konuya kendi
görüşlerini anılarla, yorumlarıyla yansıtmışlardır.




“Uğur Işılak mı
daha idealist, Ferhat Tunç mu?” 
başlıklı yazı ile Uğur Işılak’ın geçmişte taşıdığı Ülkücü sıfatını niye inkâra
kalktığını ve o dönem çıkardığı eserleri niçin yok saydığını ve kendisinin bir
yıl önce Akşam Gazetesi’nde yapılan söyleşide kullandığı “DEHAP
çağırsaydı oraya da giderdim”
sözleri ile geldiği noktayı sormuştuk.



Uğur Işılak, yaşanan tartışmalar sonrası web sayfasında hakkında yapılan
tartışmalara cevap verdi, bugün sizlerle bunu paylaşmak istiyorum. Yarın da
okuyuculardan gelen düşünceleri ve Uğur Işılak’ın cevabını tahlil edeceğiz.



Değerli okuyucularımızdan “Uğur Işılak mı daha idealist, Ferhat Tunç
mu?” 
başlıklı yazımızı hatırlayarak, Uğur Işılak’ın şu cevabını
dikkatlice kıyaslamanızı bekliyorum.



Uğur Işılak’ın “döneklik” üzerine daha çok durduğu cevabı
şöyle: Geçen yıl, akşam gazetesinde yayınlanmış olan bir söyleşimden yola
çıkarak, forumda bazı arkadaşlarımızın nezaket dairesinde, bazı
arkadaşlarımızın ise haddini aşarak bir tartışma ortamı oluşturduklarını
duydum. Bu hususta söylenecek çok söz var ama, az ve öz bir şekilde konuya
ilişkin bir şeyler söyleyip sizi vicdanınızla başbaşa bırakmak istiyorum:





1) Beni döneklikle itham edenlere sesleniyorum: Suç isnad eden, ispat
etmekle mükelleftir. 



2) Beni döneklikle itham edenlere sesleniyorum: Şayet, dönekliğimi hakikate
biraz daha yaklaşma ve tekamül etme noktasında algılıyorlarsa, Allah, aynı
dönekliği onlara da nasip etsin demekten başka söz bulamıyorum. 



3) Beni döneklikle itham edenlere sesleniyorum: Eğer dönekliğim cihanşümul bir
anlayışla, inandığım davayı sağcı-solcu, şucu-bucu demeden aktarmak ve
paylaşmak ise, bu dönekliğin sadece bana değil, beni döneklikle itham edenlere
dahi faydası olacağını düşünüyorum. 



4) Beni döneklikle itham edenlere sesleniyorum: Eğer döneklikteki maksatları
benim bölücülere destek olmam veya onları tasvip etmem manasındaysa, böyle bir
şey bugüne kadar vaki olmadı ve olmayacaktır. Fakat ben şimdi itham edenlere
soruyorum; böyle mesnedsiz bir suçlamaya başvurmadan önce, kendilerini tahlil
ettiler mi, acaba bugüne kadar kaç tane bölücünün kasetini aldılar, almasalar
bile dinleyip kaç tanesinden etkilendiler ve ismi dahi ağıza alınmayacak
insanların isimlerini ve eserlerini zikrederek bunlara ihtiyari veya
gayriihtiyari ne kadar destek oldular? Bu hususta kulağını ve gönlünü
kirletmemiş olanlar konuşsun..



5) Beni döneklikle itham edenlere sesleniyorum: Muhafazakarım, milliyetçiyim ve
bu vatana gözünü kırpmadan canını, cananını feda edebilecek bir yüreğe sahibim.
Makamımı ve şöhretimi korumak adına bir kaygım ve telaşem olsaydı, bütün
bunları zikretmeye utanır ve korkardım. Ve bütün bunları bu şekilde zikredip bu
işin edebiyatını yapanlardan da değilim. Hayatımın ve hayatımı vakfettiğim
sanatımın her zerresinde bu hissiyatı, feraseti olanlar farkedecektir.
Ferasetten ve basiretten uzak olanlara eserlerimden uzak durmayı tavsiye
ediyorum.



Akşam gazetesinde yayınlanan söyleşiye gelince, muhabir farklı kutuplara ait
olan parti isimleri zikrederek benim sanata bakışımdaki evrenselliği çözmek
istemiştir. Ben de buna mukabil, çok samimi bir şekilde Türkiye Cumhuriyeti
anayasasının hayat ve siyaset yapma hakkı tanıdığı partilerin
organizasyonlarında sadece ve sadece kendi eserlerimi ve kendi davamı sahneye
yansıtmak kaydıyla yer almayı kabul ettiğimi ifade etmişimdir. Aslında bu tavır
bir manada kelleyi koltuğa koymak ve “ne pahasına olursa olsun, ben davamı
alnımın akı gibi taşırım” demektir. Takdir etmeyi bilmeyenlerin, tahkir
etmekten başka çareleri yoktur.




Uğur Işılak, bu cevabında asıl öğrenmek istediklerimize net cevap vermemiş,
fakat yazımızdan rahatsız olduğunu ortaya koymuştur.



Biz Uğur Işılak’ın sanat hayatına iftira atmak için değil, içimizden yetişmiş
birisinin inkârla birlikte anlamlı eserlerini niye gölgelediğini soruyoruz. Bu
sorulara yarın yeni yollar arayacağız.




Makaleyi Hemen Yorumla