ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
SAĞ-SOL KAVGASI DEĞİL, PKK SALDIRILARI VAR / Yıldıray Çiçek 6246 okunma - 9-Nisan-2008 Çarsamba
Üniversitelerde örgütlenen PKK yandaşları, sistemli bir şekilde şiddeti körükleyen, kavgayı ateşleyen terör eylemlerinde bulunuyorlar.


Ankara’da, İstanbul’da, İzmir’de, en son Antalya’da ve Türkiye’nin birçok yerinde tahrik ve saldırılarla, Üniversitelerin huzurunu bozmaktadırlar.

Bazı medya mensupları da, PKK’nın bu saldırılarını masumlaştırmak için, onları ‘sol kimlikle’ anarak, sürekli kurtarmaya çalışmaktadır. PKK, vatansever öğrencilere saldırıyor, medya bunu ‘sağ-sol çatışması’ olarak kamuoyuna aktarıyor, bu aktarmalarda da genellikle Ülkücü gençleri suçun tek merkezi olarak gösteriyorlar.

Medya yıllardır yaptığını geleneksel olarak bu manada yine ısrarla sürdürüyor.

Antalya Akdeniz Üniversite’sinde yaşanan hadiselerin tek gerçeği PKK saldırılarının sistemli bir şekilde, Türkiye’nin her tarafına sıçramış olmasıdır.

PKK’nın vatansever öğrencilere yönelik saldırıları artarken, diğer yandan da her türlü provokasyon için hazır bekleyen güçler, kullandıkları kişileri olayların içine figüran olarak yerleştirebiliyorlar.

Bu manada Üniversitelerdeki milliyetçi-ülkücü gençler çok dikkatli olmalıdır. PKK’nın artan saldırıları karşısında, kendi bünyelerini her türlü tahrik ve provokasyonlara karşı korumalıdırlar. Ülkücü-vatansever öğrenciler, Üniversitelerdeki PKK saldırılarını deşifre edecek, kamuoyuna aktaracak propagandalar yapmalıdır.


Türkiye’de iç çatışma için düğmeye basanlar, Türkiye’nin her yerinde bunun alt zeminini hazırlamaktadırlar. DTP siyasi manada bunun sistemini kurmaktadır.

Üniversitelerde çeteleşen PKK militanı öğrenciler ise öğrenci kimliğini kullanarak, medyanın da ‘solcu öğrenciler’ sıfatı vermesinin alanını fırsata çevirerek ve kullanarak, rahat bir şekilde eylem yapabilmektedirler. PKK’nın Türkiye’de oynadığı oyun bellidir.


Türkiye’yi kardeş kavgasına götürmeye çalışmakta ve kucağına oturdukları emperyalist ülkelerin, bu ülkenin bölünmesi hedefine hizmet etmektedirler.

Türkiye’de herkes bu oyunu görmeli ve sorumluluğu ona göre almalıdır.

En başta da medya bu sorumluluğunu anlamalı ve kamuoyunu taraflı ve PKK’nın elini güçlendiren yayın politikasından vazgeçmelidir. Olayları çıkartan ve sürekli milliyetçi öğrencilere saldıranlar ‘solcu öğrenciler’ değil, PKK’nın militanı olan öğrencilerdir. Bu PKK militanı öğrenciler, sadece milliyetçi-ülkücü öğrencilere değil, elinde Türk bayrağı dalgalandıran ‘solcu öğrencilere’ de saldırmaktadırlar.

Bu durumu bile bile, ’sağ-sol çatışması’ diye servis yapanlar, PKK’nın ekmeğine yağ sürme çabasıdır.

Akdeniz Üniversitesi’nde yaşanan olaylarda, medyanın bu tutumu bariz görünmüştür. Yurtta kalan öğrenciler genel olarak “Kopma noktası ise geçen cuma günü oldu.
Abdullah Öcalan'ın doğum günü nedeniyle burada bildiri dağıtıp kutlama yapmak istiyorlardı. Yurtta, Türk bayrağı yaktılar. O gün sağ görüşlü öğrenciler de Alparslan Türkeş'in ölüm yıldönümünü anacaktı. Cuma gecesi, polisin sol görüşlü öğrencileri yurttaki odalarına yerleştirmesiyle pek bir şey olmadı. Ama gece sol görüşlü öğrenciler yurtta kimseyi uyutmadı. İçeriye silahlı öğrenciler giriyordu. Bizler yurtta ders çalışamıyoruz. Dün ise yurt idari binasını bastılar ve camlarını kırdılar. Kız bloklarına girdiler. Sağ görüşlü öğrencilerin üzerine taş attılar. Kız öğrencileri tartakladılar. “
türünden açıklamalar yapsalar da, medya olayın PKK yüzünü kesinlikle örtmeye çalışmaktadır.

Burada art niyet söz konusudur. Üniversitelerde öğrenciler arasında her türlü kavgaya-dövüşe, ortak akılla refleks göstermeliyiz. Fakat bunu yaparken de, olayların gerçek boyutunu herkese doğru-dürüst aktarmalıyız.


MHP Lideri Sayın Dr.Devlet Bahçeli’nin Akdeniz Üniversitesi ve diğer yerlerdeki olayları da “Özellikle, son yıllarda Kandil dağından üniversite amfilerine ve yurtlarına kadar öğrenci maskesiyle inmiş bulunan PKK’lı hainleri göz ardı ederek, yaşanan münferit olayları Türk milliyetçilerine mal etme ve suçlu gibi gösterme konusundaki maksatlı girişimler hız kazanmıştır.” şeklinde değerlendirmesi, iyi anlaşılıp, kavranmalıdır.

Olayları her kim ki,’sağ-sol kavgası’ olarak sunuyorsa, o kişi isteyerek yahut istemeyerek, PKK’ya hizmet eden kişi olarak anılacaktır.

Milliyetçi ve Ülkücü gençlik de, kendilerini her türlü tehlikeden korumaya çalışan, kavgalardan uzak tutan, Liderlerinin kendilerine yapmış olduğu uyarıları, büyük titizlikle yerine getirmelidir.

Getiremeyenler varsa, onlar asla bünyede barındırılmamalıdır.

Ülkücü genç, bugünlerde oldukça uyanık, dikkatli olmalı ve sağındaki, solundaki her kişinin davranışlarını kontrol etmelidir. Otokontrol bu günlerde, tahriklere fırsat vermemelidir.Türkiye’nin ihtiyacı budur.




Makaleyi Hemen Yorumla