ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
KONUŞANA BAK! / Yıldıray Çiçek 13277 okunma - 15-Nisan-2008 Sali
Milli her değerimizle kavgalı olan Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, bazı açılışlar için bulunduğu Konya’da yaptığı konuşmalarda, Akdeniz Üniversite’ndeki olayları değerlendirirken “İnsanlar konuşa konuşa, hayvanlar tokuşa tokuş anlaşır. Biz tokuşa tokuşa anlaşan bir nesil, gençlik istemiyoruz.” gibi cümleler kurmuş…

Malum Medya bu cümleleri, “Bakan'dan Ülkücüler'i kızdıracak açıklama” şeklinde kamuoyuna servis etti.

Türk milletinin ve Milli Eğitimin çok büyük talihsizliği olarak Milli Eğitim Bakanlığı koltuğunda oturan Hüseyin Çelik, bu sözleri Ülkücüler için mi kullandı, bilmiyoruz.

Fakat sahip olduğu AKP zihniyeti açısından bakıldığında, Milli değerlerle kavgalı birinin böyle bir cümleyi Ülkücüleri kastederek kullanması gayet doğaldır.

Türklük değerleri ile kavgalı olduğunu, milli olan tüm değerlere alerji duyduğunu, icraatlarıyla ispat eden Hüseyin Çelik’in Ülkücülerin selamlaşma şekillerini diline dolaması da, milli ve manevi değerleri koruma sigortası olan Ülkücülere duyduğu alerjinin bir başka örneğidir.

Milli Eğitim Bakanlığı’nda, milli olmayan her uygulamanın mimarı olan Hüseyin Çelik’in Ülkücülere alerji duymaması, zaten düşünülecek bir durum değildir.

Fakat Hüseyin Çelik’in bu açıklamaları, gerçekten Ülkücüleri hedef almış ise, edep ve terbiye sınırlarını aşan ifadeler olduğu aşikârdır. Ülkücüleri, edep ve adaptan yoksun böyle seviyesiz cümlelerle tanımlamak, şerefli bir camianın bu ifadeyi hak ettiğini değil, ancak ve ancak, önünde “Milli” ifadesi bulunan bir makamda oturan birinin ne kadar “gayrı milli” olduğunu gösterir.

”Konuşmaktan, tokuşmaktan” bahseden Hüseyin Çelik’e birkaç soru sorup cevabını kamuoyu adına beklemek hakkımızdır herhalde...

Türkiyeli Hüseyin Çelik, Atatürk’ün fesat yuvası olduğu için kapattığı “Heybeliada Ruhban Okulu”nun tekrar açılması için ABD ve AB lobisini arkasına alarak faaliyet yürüten Bartholomeos’un bu talebine, “Ruhban Okulunun açılması gerek, 24 Saatte açarım” şeklinde destek verdiğinde acaba Bartholomeos’la konuşarak mı, tokuşarak mı anlaştı? Yoksa başka bir şekilde mi anlaşmaya vardılar?

Yabancıların şikâyeti üzerine okullarda her sabah ilkokul öğrencilerin okuduğu “Türküm, doğruyum, çalışkanım” şeklinde başlayan “öğrenci andını” kaldıracağını söyleyen Hüseyin Çelik, acaba yabancılarla bu konuda anlaşırken, nasıl bir selamlaşmayı tercih etti?

Türkiyeli Hüseyin Çelik’in atadığı Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Şaban Şimşek’in “yazışmalarda Türk milleti ve Türk devleti gibi ifadeler kullanmayalım. Çünkü Türkiye bir mozaiktir” demecini de aklımıza gelmişken soralım, Hüseyin Çelik böyle zihniyetteki adamlarla nasıl bir selamlaşma metodunu tercih ediyor? Böyle bir zihniyetle, olsa olsa zihniyet samimiyeti sebebiyle, beyinlerini tokuşturuyordur.

22 Temmuz seçimlerinden sonra Van’da PKK’nın siyasi uzantısı DTP ile kutlamalar yapan ve “Seçilen arkadaşlarımızın sevincini paylaşmak ve onlara hayırlı olsun demek amacıyla buradayız. Kendilerini kutluyorum.” Diyen Türkiyeli Hüseyin Çelik, acaba PKK’nın siyasi uzantısı DTP’lilerle “ortak kutlama” yaparken, konuşa konuşa mı, tokuşa tokuşa mı anlaştı?

Türkiyeli Hüseyin Çelik, Milli Eğitim kitaplarına, Ağrı Dağı’na Ermenilerin kullandığı Ararat ismini yazdırırken kimlerle, nasıl anlaşıp, selamlaşmıştır?

Bu örneklerden anlaşılacağı gibi, Ülkücülerle, milliyetçilerle uğraşmayı öncelikli bir misyon haline getirmiş Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, gayri milli ne kadar çevre, unsur ve uygulama varsa, onlarla ‘konuşa konuşa, tokuşa tokuşa’ anlaşıyor.

Ülkücüler, milli olmayan hiç kimseyle “ne konuşa konuşa, ne tokuşa tokuşa”, hiç bir şekilde anlaşma yapmaz ama Hüseyin Çelik AKP zihniyetine uygun bir şekilde anlaşmalar yapar, yapmaya da devam eder.

Türk milliyetçileri, Ülkücüler olarak bizler de böyle bir zihniyetin peşinden giden bir nesil, gençlik istemiyoruz.

Bir nesil, bir gençlik istiyoruz ki, AKP’nin milli olmayan zihniyetini, Milli Eğitim Bakanlığında adım adım uygulayan Hüseyin Çelik gibileri yakından tanısın, yakından bilsin…
Ülkücüler, bu ülkenin adam gibi adamlarıdır… Vatanın, milletin tek sigortasıdır. Ülkücü olmak, Milli-Manevi tüm değerlere sahip olmak, sahip çıkmak demektir.

ABD ve AB’nin taşeronları, ya siz kimsiniz?
Makaleyi Hemen Yorumla