ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
(A)ysun (K)ayacı (P)ervasızlıkları / Yıldıray Çiçek 11948 okunma - 15-Nisan-2008 Sali
Şimdi AKP’nin Türkiye’de yaratmaya çalıştığı moda, manken Aysun Kayacı’nın sözleri üzerinden halk desteği oluşturmak…

Aysun Kayacı denen tarih öğrencisi ve manken NTV’de yayınlanan "Haydi Gel Bizimle Ol" programında "Ben vergi veriyorum niye vergisini vermeyen, çok özür dilerim herkes üstüme gelecek ama kalıp olarak söylüyorum, 'dağdaki çoban'la benim oyum eşit mesela. Niye? Hiç vergisini vermeyen biriyle niye benim oyum eşit. O benim kadar duyarlı benim kadar sorumluluk sahibi bir şekilde yaklaşıyor mu acaba" diye bir yorumda bulundu ve aynı program içinde bir de “AKP’yi ayak takımı iktidara getirdi” dedi.

Bu ifadeler istismar ve mağduriyet uzmanı AKP ve medyası için can simidi oldu ve ortalığı ayağa kaldırdılar.

AKP’li yöneticiler, Aysun Kayacı’ya ağır hakaretlerle cevap verdiler, yandaş yazarları aynı çizgide yazılar yazdılar, çeşitli yörelerdeki çobanları bulup onları konuşturdular, kendi politikalarına malzeme yapıp Aysun Kayacı hakkında dava açtırdılar.

AKP’liler, bu mankenin ifadelerini popülist politikaları için bir fırsat olarak değerlendirmekte gecikmediler.

AKP’nin hafta sonu gerçekleşen Gençlik Kolları Kongresinde, 3 kişi salonda çoban kıyafeti giyerek ve kaval çalarak, Aysun Kayacı’yı protesto etti.

Aysun Kayacı’ya, AKP tarafından yöneltilen suçlama, halkı aşağıladığı, çobanlara hakaret ettiği, şeklindedir.

Aysun Kayacı’nın sözlerine yada söyleyiş tarzına ben de katılmıyorum. Vatandaşlık hukukunda herkes eşittir.

Pekâlâ, Aysun Kayacı’nın ‘ayak takımı’ olarak gördüğü insan profilindeki birçok insan da, Kayacı’nın oy verdiği partiye, belki aynı sandıkta oy vermiştir. ”Benim oyum, çobanla eşit olamaz” mantığını savunmaktan ziyade, bu ülkenin her kesimini şuurlandırmak, asıl yapılması gerekendir.

Yoksa Aysun Kayacı gibi söylemlerde bulunanlar, AKP gibi popülist, halkın duygularını istismar etme kabiliyeti en yüksek derecede olan partilere malzeme vermekten başka bir şeye hizmet edemezler.Piyanist Fazıl Say’ın söylemlerini de günlerce bu şekilde gündemde tutarak kullanan AKP, bu tür sözleri kendi lehine çevirmekte oldukça mahirdir.

Aysun Kayacı gibi, ‘balıkçılık’ yapıyor diye, babasıyla bile bağını kesmiş birisi, halka ‘ayak takımı’ der ve ”Benim oyum, çobanla eşit olamaz” gibi cümlelerle AKP’yi eleştirmeye kalkarsa, AKP gibi her kılığa girebilen bir parti, bu fırsatı yandaş medyasında kullanmaktan kaçınmaz.

Recep Tayyip Erdoğan bile, birçok AKP’li yöneticiden sonra Aysun Kayacı’ya laf yetiştirmek için sıraya girdi… Niye? Çünkü bu işten, siyasi rant oluşturabilmek için, atmosfer yaratma kurnazlığı içerisindedirler.

Aysun Kayacı’nın bu şekilde AKP’yi eleştirmesine katılmadığımı belirtmiştim.

Yalnız bu düşüncem, AKP’nin bu tartışmalarda haklı olduğu gibi bir mantığı da ortaya çıkarmamalıdır. Aslında bu durumdan çıkartacağımız tek sonuç, AKP’li yöneticilerin siyasi yüzsüzlüğü olabilir.

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde, halka bu kadar hakaret etmiş, aşağılamış AKP gibi hiçbir siyasi iktidar ve başbakan görülmemişken, AKP’nin topyekûn ayağa kalkıp, Aysun Kayacı’yı linç etmeye kalkması, tirajı-komik bir durumdur.

Çiftçiye “Ananı al git lan” diyen, Yimpaş tarafından dolandırıldığı söyleyen ve yardım isteyen vatandaşa “cibilliyetsiz,sahtekar” diyen, yine bir çiftçiye “Gözünüzü toprak doyursun” diyen, ”evladım işsiz” diyen vatandaşa “otur otur, senin evladın da işsiz kalsın” diyen,”şehit cenazesi görmek istemiyoruz” diyen şehit yakınına “Askerlik yan gelip, yatma yeri değildir” diyen, şehitlerimize “kelle” diyerek hakaret eden Recep Tayyip Erdoğan ve avanesi, Aysun Kayacı’ya ‘halkı aşağılıyor’ diye avazı çıktıkları kadar hakaretler yağdırıyorlar.

Şu sözlerin ışığında, değerlendirmeler yapın ve AKP’liler mi yoksa Aysun Kayacı mı halka daha çok hakaret ediyor, bunun kararını sizler verin…

AKP, her zamanki gibi pişkinlik ve uyanıklık peşindedir. AKP hiçbir zaman halkın yanında olmamıştır. Halktan herhangi biri, ne zaman AKP’li birine derdini anlatmaya kalksa muhakkak azar ve hakaret işitmiştir.

Çiftçi, memur, öğrenci, şehit yakını vb. birçok yönden mağdur vatandaş bunların hakaretlerine maruz kalmıştır. Ama halk adamı pozlarını hiç elden bırakmıyorlar, şimdi Aysun Kayacı’yı hakaretlerle korkutarak, sözde halkçılık yapıyorlar.

Hangi sosyal alanda olursa olsun, bu halk bizim halkımızdır. Bu halkın fertlerini, hor ve hakir görme hakkı kimsede olamaz.

Bizlerin tek görevi, halka hakaret edenleri ‘Halkçı’, Müslümanlara savaş açmış projelerin resmi görevlilerini ‘İslamcı’, çok kısa zamanda dünyanın sayılı zenginleri arasına girenleri ‘Dürüst’ gören halkımızı uyandırmak, şuurlandırmak ve onları elimizden geldiği kadar bilgilendirmek olmalıdır.

AKP’nin hedef on iki yaparak, hakaretler yağdırdığı Aysun Kayacı da önce ‘Balıkçılık’ yapıyor diye görüşmediği babasının ellerini öperek, ona sahip çıkarak önce kendi evlat sorumluluğunu yerine getirsin, ondan sonra Türkiye’nin siyasi manzaraları hakkında, bizim belirttiğimiz bu ölçülerde tahlillerde bulunsun…

AKP de ne yapsın diyorsanız, Aysun Kayacı’nın sözleri üzerinden, siyasi rant peşinde koşmayı bırakarak, halkın her kesimine bugüne kadar yapmış olduğu hakaretler adına ‘özür’ dilesin… Yoksa (A)ysun (K)ayacı (P)ervasızlıkları sadece gündemi oyalamaktan başka bir şey değildir…

Aysun Kayacı’nın ifadelerinden kendilerine alan açmaya çalışan AKP, mankenle uğraşıp, artistlik yarışı yapacağına, memleketin gerçek sıkıntılarıyla uğraşsa daha iyi bir iş yapmış olmaz mı?

Halka hakaret edenler kendileri, halka politikaları ile zulüm eden kendileri ama Aysun Kayacı üzerinden aklanmaya kalkıyorlar… AKP işte bu kadar ucuz politikaların merkezidir.

Bu sahte halkçıları, bu halk artık görmelidir.
Makaleyi Hemen Yorumla