ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
DERİN ÇATLAK / Yıldıray Çiçek 6139 okunma - 7-Mayis-2008 Çarsamba
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bir ayı aşan süre oldu, haftalık Perşembe günleri gerçekleşmesi gereken Çankaya Köşkündeki Cumhurbaşkanı ile gerçekleşen istişare toplantılarına katılmıyor.

Baş başa görüşmeler artık yapılmıyor, bunun nedeni de Cumhurbaşkanı ve Başbakan arasında iplerin koptuğuna dair işaretler…

Bunun başlıca sebebi de, AKP'nin kapatma davası ile içine düştüğü durum ve miras kavgasına dönük, AKP içindeki saflaşmalardır.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ünde, bu miras paylaşımı için oluşturulan oluşumlarda adı geçiyor.

Recep Tayyip Erdoğan yanında saf tutanların birçoğu, AKP'nin kapatılma sürecinde Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı olma hırsının etkili olduğunu düşünüyorlar.

Türkiye'yi geren, krizler yaşanmasına sebebiyet veren bu durumun Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı olma hırsını aşırıya kaçırdığı noktasında buluşuyorlar.

AKP'nin halen yöneticisi olan ve kapatma davası sonucu yeni oluşumlar için adı geçen Abdüllatif Şener'in Flash Tv'de yapmış olduğu açıklamalarda aslında bugün gelinen noktanın aydınlanmasını sağlamaktadır.

Abdüllatif Şener'in "Hálá şunu düşünüyorum; Sayın Başbakan, Sayın Gül'ün Cumhurbaşkanı adayı olmasını istemiyordu gibi geliyor bana. Aslına bakarsanız Sayın Gül'e bir mesaj verdi. Dedi ki; 'Seçimden önce adaydın, seçim meydanlarında da her tarafta dolaştın. Gül adaydır diye kamuoyu da oluştu. Artık bu konuda ben buna rağmen Gül aday değildir dersem siyaseten doğru bir şey de yapmış olmam. Ülkenin içinde bulunduğu koşullar var, yaşadığı süreç var. Böyle bir süreçte sen bireysel tutkularından fedakârlık yap, evet koşullar budur, ben ülkem adına aday olmuyorum deyiver' diye Gül'ün önüne bırakmıştır. Ama Sayın Gül, bunu söyleyememiştir." Şeklindeki açıklamaları, Recep Tayyip Erdoğan ile Abdullah Gül arasında bugüne ait çıkan fotoğrafın pozunun nasıl oluştuğunu göstermektedir.

Recep Tayyip Erdoğan'ın "Adayım Kardeşim Abdullah Gül" takdimleri, tarihte kalan bir anı olmuş durumdadır. Şimdi aralarında soğuk rüzgârlar esmektedir.

Şuan ki, yaşanan soğukluk iddia ediyorum,10.Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile Recep Tayyip Erdoğan arasında olmadığı kadar, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül arasında yaşanmaktadır.

Toplumsal uzlaşmanın ne demek olduğunu herhalde şimdi anlamış durumdadırlar.

Ahmet Necdet Sezer'i Cumhurbaşkanı yapmak için aşkla, şevkle çalışan AKP'liler(O zaman Fazilet Partisi'nde idiler) o zaman toplumsal uzlaşmada yerlerini almışlardı, şimdi ise uzlaşmadan uzak kalmanın bedelini ödeme yolunda adım adım yürümektedirler.

AKP'yi, kendi içlerinde yaşadıkları makam hırsı yakmıştır.

Türkiye'nin yaşadığı gerginlik, sırf bu yüzden oluşmaktadır.

Başbakan ve Cumhurbaşkanlığı makamları arasında şuan esen soğuk rüzgârların faturasını Türkiye ödeyecektir. Gerçi uyumlu çalışsalar da, hep Türkiye'nin zararına olan politikalara imza atmaktadırlar.

AKP zihniyetine hangi yönden bakarsanız bakın, Türkiye için her türlü felaketi başımıza getiren bir anlayış içindedirler.

Türkiye'ye verdikleri zarar, şimdi kendi içlerinde oluşan rekabet, kavga, mirastan pay kapma şeklinde tarif edeceğimiz durumla daha da artacaktır.

Zaten kendilerine destek vermeyen herkesi düşman görüyorlardı, buna birde kendi iç kavgaları da eklenince, Türkiye'yi hiçte iyi günlerin beklemediğini göstermektedir.

AKP, Türkiye ile kavgalı, AKP kendi içinde, kendi zihniyetinde olanlarla kavgalı…

Türkiye adına, bu gidiş iyi bir gidişat değildir.

6 yıldır, sadece kendine çalışan AKP iktidarı, artık yolun sonuna gelmiş durumdadır.

Kapatılma yaşamasa bile, kendi içlerinde dostlukları bile bitmiş durumdadır.

Bu durumda, her şeyi açıklıyor zaten…
Makaleyi Hemen Yorumla