ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
“ANKARA RÜZGÂRI”NDAN İÇİ BOŞ ESİNTİLER / Yıldıray Çiçek 4440 okunma - 7-Mayis-2008 Çarsamba
Yazmış olduğu yazı ve yapmış olduğu konuşmalarla, AKP’ye toplumda hiç hak etmediği desteği sağlayan bir yazar ve yorumcu familyası var…

Bu familya içinde, birde muhteşem bir ikili var… Birisi Hürriyet Gazetesi’nden kovulan Emin Çölaşan, diğeri de Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay…

Bu ikili, doğrular üzerinden konuşurken bile, AKP’ye prim kazandıracak kadar kabiliyetli bir üslup sahibidir.

Bu muhteşem ikiliyi, daha öncede bu köşeye defalarca konuk yapıp, eleştirdim…

Takıntıları ile hareket edip, ne karşı olduklarını söyledikleri AKP’ye karşı etkileri olabiliyor, ne de Türk siyasetindeki gelişmeleri yakından idrak edebiliyorlar.

Laiklik penceresinden yanlış okuma ve tahlillerle, toplumda AKP’ye sempatizan ve seçmen kazandırmaktan başka birşeye yaramayan familyanın en popüler bu isimleri için, bir takıntıları da Milliyetçi Hareket Partisi olmuştur.

“AKP’ye muhalefet yapıyoruz” havasında yaptıkları eleştirilerle, AKP’ye destek olmaktan başka hava yaratamayan bu ikili, AKP’ye karşı en etkili, en akılcı muhalefeti yapan MHP’ye de saldırarak, gerçek muhalefetin çalışmalarını da gölgelemeye çalışıyor…


Ben, bu gibi yazarların hep gizli AKP’li olduğunu düşünüyorum… Çünkü bunların sözde muhalefet tarzları, hep AKP’ye nefes aldıran ve toplumda sanki değerleri için savaşan, mücadele eden parti konumu yaratmaktadır.

AKP milli ve manevi değerleri kullanarak, nasıl siyasi rant topluyorsa, bu familya mensupları da milli ve manevi değerleri toplumun duyarlılıkları açısından bir türlü kabullenemeyip, onlara saldırarak, AKP’ye yardımcı olmaktadır.


Bu ikili, ART isimli kanalda hafta sonu “Ankara Rüzgârı” isimli program yapıyor. AKP’ye yanlış metod ve üsluplarla saldırıyorlar ve bu tarzları ile AKP’ye zarar değil, yarar sağlıyorlar. Birde sanki AKP karşısında gerçek muhalefeti anlıyorlarmış gibi,”AKP karşısında muhalefet yok” diye engin ve derin görüşler açıklıyorlar…


AKP karşısında, en etkili muhalefet milli ve manevi değerlere sahip çıkarak, AKP’nin maskesini her yönden düşürmek olması gerekirken, bu muhteremler, bu tarzı benimseyerek muhalefet yapan MHP’ye basit üsluplarla saldırarak, akıllarınca çok büyük analizlerde bulunuyorlar.


“AKP kötü de, karşısında muhalefet yok” cümleleri yanında “MHP’de AKP’nin koltuk değneği oldu” gibi basit, sığ ve içi bomboş cümlelerle kendilerine yakışan tarzla, MHP düşmanlığı yapmaktadırlar.

Bu düşmanlıklarını da, MHP’nin Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ortaya koyduğu ilkeli, akılcı tutumunu ve Türkiye’yi yaşanabilecek krizlerden uzak tutma hassasiyetini çarpıtarak ve MHP’nin başörtüsü konusunda dün ne diyorsa, bugün onu yapmasını anlamayarak yapıyorlar. Bu iki olayın AKP’ye destek vermekle uzaktan-yakından alakası yokken, bu iki olayı, MHP düşmanlıkları için malzeme olarak kullanmaktadırlar.

“MHP, AKP’nin koltuk değneği oldu” demek için bir insanın zekâ düzeyindeki fay hatlarının kırılmış olması lazımdır.

Emin Çölaşan ve Mustafa Balbay’da nasıl bir fay kırılması yaşanıyor bilmiyoruz ama MHP hakkında yapmış oldukları tespitler, zekâlarını tartışılır kılmaktadır.

Emin Çölaşan ve Mustafa Balbay, MHP’nin hangi muhalefetini adam akıllı anladı ki, adam gibi o muhalefetin anlamını idrak edip, kamuoyuna objektif bir şekilde aktarabilsinler…

AKP iktidarı başladığı günden bu yana,AKP’ye karşı en net,en anlaşılır,en etkili muhalefeti yapan MHP’nin hangi muhalefetinden bir kesit topluma sundunuz da, ”AKP karşısında muhalefet yok” diye desteksiz atıyor ve asıl muhalefeti toplum nazarında etkisizleştirmeye çalışıyorsunuz?

AKP’nin aldığı iddia edilen %47 oyun tek sebebi, Emin Çölaşan ve Mustafa Balbay gibi yazar ve yorumcuların milletin manevi değerlerini ve duyarlılıklarını algılayamamasından kaynaklanmaktadır.

O algılayamama durumundan olsa gerek, gerçek muhalefet nedir bilmemektedirler.

ART’ de “Ankara Rüzgârı” esiyor esmesine de, o rüzgârın çevirdiği yel değirmenine saldırılar, Emin Çölaşan ve Mustafa Balbay’ı DON KİŞOT VE SANÇO PANZA ikilisine dönüştürmektedir.

DON KİŞOT VE SANÇO PANZA’nın yaptığı gibi yel değirmenine hayali saldırıları andıran, Emin Çölaşan ve Mustafa Balbay ikilisinin, MHP’ye yönelik saldırıları anlamsızdır ve AKP’nin ekmeğine yağ sürmekten başka bir yönü yoktur.

“AKP’nin koltuk değneği olmak” söylemi en çok onlarda hayat bulmaktadır. Çünkü laiklik onların elinde ve dilinde AKP’ye oy olarak dönmektedir.

AKP’ye bu tarz hizmet edip, MHP gibi muhalefetin ana merkezi olmuş partilere “muhalefet yapmıyorlar” diye saldırmak için, Recep Tayyip Erdoğan’ın gizli yol arkadaşı olmak lazımdır. Bu tür familya üyelerinin, Recep Tayyip Erdoğan’la gizli anlaşmaları yahut dostlukları mı vardır?

Hadi, Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinin öncesi ve sonrası MHP’nin eylem ve söylemlerini takip etmediniz yalan- yanlış bilgileri topluma sunuyorsunuz, başörtüsü konusunda da, inançlı insanların inançları ile kavgalısınız diyelim…

Siz, MHP meclise girdikten sonra ortaya koyduğu etkili muhalefeti hiç mi göremiyorsunuz? PKK terörü konusunda, Vakıflar Yasası konusunda,301.madde konusunda ve Türkiye’nin her meselesinde AKP’ye karşı en gür sesle muhalefet yapan MHP’yi eleştirmek, muhalefetini yok saymak vicdansızlıktır.

Emin Çölaşan ve Mustafa Balbay’ın bu vicdansızlığı yapmasının sebebini bulmakta zorlanmaktayız. Bu durum, kendi halinde bir takıntı olamaz… Bunun perde arkası, muhakkak çözülmelidir.

“MHP muhalefet yapmıyor” demek için kör ve sağır olmak lazım… Maşallah Emin Çölaşan ve Mustafa Balbay’ın duyu organları da turp gibi… Herhalde söz konusu MHP’nin muhalefeti olunca, duyu organları devre dışı kalıyor.

‘Ankara Rüzgârı’ isimli programda, ne zaman duyu organları tam çalışır vaziyette, bu familya üyelerini izleyeceğiz merakla bekliyoruz… Bu programda, ne zaman doğru rüzgârlar estirecekler acaba?

Bu çağrımızı bu köşeden çok yaptık ama onlar “Ankara Rüzgârı” programının rüzgârı ile yel değirmenlerine saldıran DON KİŞOT VE SANÇO PANZA olmayı sürdürecekler anlaşılan…
Makaleyi Hemen Yorumla