ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
SAYELERİNDE TUZ BİLE KOKTU / Yıldıray Çiçek 7581 okunma - 19-Mayis-2008 Pazartesi
Türkiye, AKP iktidarı başladığı günden bu yana tarihinde görmediği kaosu yaşamaktadır.

AKP’nin icraatları yüzünden ülkeyi adeta paranoya sarmıştır.

AKP’nin topluma yaydığı paranoya, herkesi kuşatmış durumdadır. Çünkü AKP kendi menfaatleri için yapmayacağı şeyin olmadığını bugüne kadar her konuda göstermiştir.

Yalan, şantaj, tehdit, baskı, takip, tezgâh… AKP’de yok yok…

AKP iktidarında tuz bile koktu… O derecede koku yayılıyor ki, insanların nefes alması bile zorlaştı.

AKP iktidarında, devletin yıpratılmayan kurumu kalmamıştır.

AKP hangi kurumla diyaloga girse, o kurumun muhakkak imajı zedelenmiş, güvenirliliği tartışılır olmuş ve adeta o kurum üzerine kara gölge düşürmüştür.

AKP iktidarına şöyle bir bakın, tartışmaya açılmayan, yıpranmayan bir tane kurum kalmış mı?


AKP, krizden beslenen ve krizleri siyasi ranta çeviren bir anlayış sahibidir. Muhataplıklarında kriz çıkarmadığı an olmamıştır.

Kavganın fitilini, menfaatleri için ateşleyip, sonra elindeki medya imkânları ile o kurumun üzerine saldırıp, kendini haklı çıkartıp, taraftar toplamaya çalışmışlar ve birçok cahil insanı da kendi saflarında toplamışlardır.

En bariz örneğini Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde göstermişlerdir.


57.Hükümet zamanı Ahmet Necdet Sezer’in Cumhurbaşkanı seçilmesi için en çok mücadele eden kendileri olmuştu.

O dönem, şuan AKP’de siyaset yapan birçok kişi Ahmet Necdet Sezer’e övgüler diziyorlardı ve AKP’nin en sembol isimleri olan Abdullah Gül " Ecevit'e helal olsun. İyi bir seçim. Ben oy veririm.", diyor, Bülent Arınç ise "Sezere âşık oldum. Çok dürüst bir insan. Türkiye'nin önünü açacak. Oy veririm." Şeklinde görüşlerini açıklıyorlardı.

Ama kendi menfaatleri Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ortaya çıkınca başladılar Ahmet Necdet Sezer’e her türlü hakareti yapmaya…

AKP’li yöneticiler ve AKP medyası topyekün ayağa kalkarak, Ahmet Necdet Sezer’e yönelik karalama kampanyası yaptı ve bu şekilde kendilerinin önünü açmaya çalıştılar.

Hiç düşünmediler, “bu kurum Türk Devleti’nin en başındaki kurum, onu yıpratmamalıyız” diye… AKP kendi menfaatleri ve talimat aldıkları ABD-AB menfaatleri söz konusu olunca önünde hiçbir engel tanımamaktadır.

Cumhurbaşkanlığı makamı bunlar sayesinde yıpratıldı, Başbakanlık zaten yaptıkları ile yıpranmanın ötesine geçti, Genelkurmay Başkanlığı’na Şemdinli olayları ile başlayan her türlü tezgâh yapılarak, yıpratılmaya çalışıldı.

Türkiye’nin Emniyet Kurumu, AKP’nin emniyeti için dizayn edilerek, en çok yıpranan ve en çok eleştirilen kurum halini aldı.

Anayasa Mahkemesi’ndeki kişileri de yıpratmak için her yolu denemeye başladılar. Anayasa Mahkemesi üyelerinin takip edilmesi ve dinlenme iddiaları bunun başlangıcı olmaktadır.

Devletin imkânlarını kullanarak ve parayı bastırarak satın aldıkları medya alanı da bunların iktidarında, en çok yıpranan alan olmuştur.

Bu alandaki gazete ve televizyonlar, insanı tiksindirecek şekilde, AKP’yi aklama araçlarına dönüştürülmüştür. Medyanın neredeyse yüzde sekseni bu haldedir.

Yüzde seksenlik alan, her türlü tezgâha adeta evsahipliği yapmaktadır. “AKP’yi savunacağız, AKP’nin karşısında olanları bitireceğiz” diye, adeta hokkabazlık, sihirbazlık gösterileri sunmaktadırlar.

Bu gazeteleri okumaya, televizyonları izlemeye inanın insan tiksiniyor…

AKP saltanat, makam ve para için her şeyi yapacak durumda olduğu için, yıpranmayan kurumun kalmaması da gayet doğaldır.

AKP, tüm kurumları yıprattığı gibi toplumu da çok kötü şekilde paranoyak yapmıştır. Toplum artık kendini güven içinde hissetmemekte ve geleceğe karamsar bakmaktadır.

Toplum bugün kaos içindeyse, toplum cinnet geçiriyorsa bunun tek sorumlusu AKP’dir.

Sözde en iyi Müslüman olanların(Allah’ın bileceği bir konu hakkında, kendileri aklınca bu pozu veriyorlar) iktidarında, yüzyılın kokuşması yaşanıyorsa, bu çelişkiyi kim nasıl, izah edecektir?

Bırakın en iyi Müslüman olmayı, Müslüman olduklarına dair bir tane olumlu hareketi olmayanların toplumun dini duygularını sömürüp, toplumun yapısını da bozması, en büyük tartışılması gereken konudur.

Yıprattıkları makamlara da, İslam değerleri üzerinden saldırıyorlar ama kendileri de Hıristiyan-Yahudi projelere hizmet ediyorlar. Müslüman’ın malını yağmalıyorlar, Hıristiyan ve Yahudilere peşkeş çekiyorlar.

Müslümanlık adına sağa-sola saldırıyorlar ama ABD ve AB’ye hizmeti ibadet biliyorlar…

AKP’nin her yanı çelişkidir, her adımı Türkiye için zarardır. O yüzden, Türk milleti kendini ve Türk devletinin kurumlarını kurtarmak istiyorsa, ilk fırsatta AKP’den kurtulmalıdır. Türkiye’nin buna çok acil ihtiyacı vardır.

Makaleyi Hemen Yorumla