ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
SAVUNMALARINI ABD VE AB KALKANI İLE YAPIYORLAR / Yıldıray Çiçek 3854 okunma - 25-Mayis-2008 Pazar
Türkiye, AKP'nin kapatılma davasına kitlenmiş durumdadır. Sadece Türkiye mi, aynı zamanda ABD ve AB ülkeleri de "AKP'yi yargının elinden nasıl kurtarırız?" düşüncesi ile bu kapatma davasına kitlenmiş durumdadırlar. Her gün bir ABD ve AB yetkilisi AKP'nin kapatılmaması yönünde açıklamalar yapıyor ve yargıyı eleştiririyorlar, resmen Türkiye'nin içişlerine karışıyorlar.

ABD'nin, BOP'un taşeronu AKP'yi ve BOP'un "Eşbaşkanı" Recep Tayyip Erdoğan'ı kurtarma girişimlerinde kendi cephesi açısından haklılar. AB ülkeleri de, Türkiye üzerinde bu kadar dayatma yaparken, bu dayatmaları "ev ödevi" olarak algılayan, Türkiye'nin egemenliğini Brüksel'e teslim etmiş, AKP'den iyisini bulamayacağı için davayı kaygılı ve müdahale eder bir şekilde izlemektedirler.

Kapatma davası hakkında AKP mi daha endişeli, Avrupa mı, diye sorulsa, bunun cevabı tereddütsüz Avrupa'dır. Çünkü AKP kapatılırsa, AKP'liler sadece bir parti kaybetmiş olacaklar, fakat Avrupa Türkiye'deki ileri karakolunu kaybedecektir.

AKP de ABD ve AB müdahale etsin diye gözlerinin içine bakarak, kendini açındırmaktadır. ABD ve AB, AKP'ye oldukça merhametli ve şefkatli davranmaktadır. Çünkü kendi hesaplarına bu kadar azimle ve şevkle çalışacak, başka bir siyasi parti bulmaları mümkün değildir.

ABD-AB bunun farkındadır. Onlara hizmeti ibadet olarak gören AKP de bunun farkında olarak merhameti onların kucağında aramaktadır.

Bütün bunlar dünyanın gözü önünde yaşanırken, mazlum ve mağdur sahtekârlığını artık siyasi ölçü edinmiş AKP, yandaşlarını halkın arasında kullanarak "Yargı siyasete müdahale ediyor, bunlar CHP çizgisinde, bunlara destek verenler hep böyle" dedirterek, adeta bu kapatılma davasında bile "Ey Müslümanlar, bunlara karşı AKP safında toplanın" mesajları vermeye çalışmaktadırlar.

Şahsıma gelen e-maillerde, cep mesajlarda ve telefonlarda aynen bu şekilde konuşan ve bu şekilde mesaj vermeye çalışan AKP yandaşlarına şahit oldum.

Bu sahtekârlar, birçok vatandaşımızın samimi dini duygularını sömürmekte ve kendi siyasi menfaatleri için kullanmaktadırlar. AKP'nin siyasi felsefesinin, küresel güçlere yapmış olduğu hizmetlerin Müslümanlıkla zerre kadar alakası yokken, bunlar Müslümanları aldatmaya, kandırmaya devam etmektedir.

Arkalarına ABD-AB'yi almışlar, bu güçler her gün AKP'nin kapatılmaması gerektiğini telkin ediyor, Türkiye'nin yargısı üzerinde baskı kurmaya çalışıyor ama bazı sahtekârlar, Türkiye'nin yargısının siyasete müdahale ettiği şekilde propaganda yapıyorlar.

Her şeyden önce, "ABD-AB yetkilileri AKP'nin kapatılmaması yönünde niçin bu kadar feryat-figan ediyorlar" diye düşünmesi gerekenler, Türkiye'de bir kutuplaşma yaratarak, halk desteğini AKP'nin arkasına almaya çalışıyorlar.

Bugüne kadar kandırdıkları, aldattıkları halk bunların kimlere hizmet ettiklerini, ülkeyi nasıl kaosa götürdükleri görmüş ve desteğini bunlardan çekmiştir. Adana'daki mitingte meydanların boş olması, Kayseri'de yapmış oldukları programlarda halkın dönüp yüzlerine bile bakmaması, halk desteğinin de azaldığını göstermektedir. Halk bugün kan ağlamaktadır. Toplumsal kaosun her türlü şartını ve zeminini AKP bizzat kendi eliyle oluşturmuştur.

Kapatılma davasında yaşadığı bu sürecin tüm şartlarını da kendi hazırlayan yine AKP olmuştur.

Şaibeli ve şüpheli yüzde 47 oy oranına dayanarak, ülkede adeta diktatörlük kurmaya çalışan ve toplumu "biz ve onlar" diye ikiye ayıran AKP, geldiği bu noktaya ağıt yakmayı bırakıp, kendine çeki-düzen verip, yargının kararını beklemesi lazımken, onlar ABD-AB'yi ayağa kaldırıp, Türkiye'nin üzerinde karabulut ittifakı gibi dolanmaya devam etmektedirler.

Yargı üyelerine bile tezgâh kurmak için her yolu deneyen AKP'nin gözü dönmüştür.

Demokrasi ve hukuktan tek anladıkları "AKP'nin menfaatine getirisi-götürüsü ne olacaktır?" şeklindedir.

"Tek başına iktidarız, biz yaparız, biz uygularız, herkeste bize uymaya mecbur" diyen AKP, Türkiye'ye çok büyük zarar vermektedir.

AKP'nin siyasi karakterindeki bozukluk, Türkiye'ye kötü örnek olmaktadır.

Türkiye'nin birliği ve beraberliği gibi bir kaygıları yoktur. Olsa zaten Türkiye'nin haritasını da değiştireceğini söyleyen projelerde hizmetkârlık yapmazlardı. Kapatma davasında bu gerçek bile, suç delili olarak bulunmaktadır.

Türkiye, bu süreçte sağduyulu bir şekilde yaşananları takip etmeli ve sahtekârca propaganda yapanlara aldanmamalıdır.

Hele hele "Müslümanlar, bizim safımızda(AKP) toplanın" diyen sahtekârlara "Müslümanlık adına yaptıkları bir tane davranış göstermelerini" isteyin…

Kul hakkı yemekten, yetimlerin hakkını gasp etmekten, siyasi yalandan, tezgâhtan, şantajdan, Haçlı-Siyonist küresel güçlere hizmet etmekten, lüks içinde hayat sürmekten başka size ne gösterebilirler acaba?

Kapatma davasında ABD-AB kalkanı ile savunma yapanlardan, bu ülkeye ne fayda gelir ki?

Türkiye, bunlar yüzünden yanıyor, bu yangın en kısa zamanda dinmelidir.

Bu süreçte, Türkiye'ye sağduyuya dayalı bir yol haritası oluşturmaya çalışan MHP Lideri Sayın Dr.Devlet Bahçeli'nin açıklamalarını herkes takip etmeli ve bundan kendisine pay çıkarmalıdır.

Çünkü, Türkiye'nin devlet adamlarının sağduyusuna çok ihtiyacı olduğu bir dönemi yaşamaktayız.
Makaleyi Hemen Yorumla