ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
SANA DA YAPARLAR BİR GÜN! / Yıldıray Çiçek 7316 okunma - 5-Haziran-2008 Persembe
Önder Sav'ın, CHP Genel Merkezi'nde bir Merkez Valisi ile yaptığı görüşmenin, AKP yanlısı bir gazetede noktasına, virgülüne kadar yayınlanması sonrası, Türkiye'nin gündemi "dinleme çetelerine" yoğunlaştı.

Birçok kişinin dinlenmesi, Türkiye'de tartışılıyor, konuşuluyordu ama Önder Sav olayı ile birlikte bu durum Türkiye'nin öncelikli gündemi olmuştur.

Önder Sav'ın telefonunun yanlışlıkla açık kalması ve bu görüşmeyi Vakit Gazetesi'nin o şekilde kayıt altına alıp yayınlaması "telefon dinleme" hadiselerinin daha gür sesle tartışılmasını sağlamıştır.

Telekom ve Türkcell yetkilileri Vakit Gazetesi'nin "Önder Sav'ı aradık, o da yanlışlıkla telefonunu açık unuttu, biz de o şekilde görüşmeyi kayıt altına aldık" tezini haklı çıkaracak belge yayınlasalar da, dinlenme olayları gündemden düşmediği gibi, tartışması daha da alevlenmiştir.

Bugüne kadar yaşanan dinleme olayları, son Önder Sav olayı ile üstü örtülemeyecek durumdadır. Hadi bu son olayda Önder Sav'ın unutkanlığı, telefon kullanmayı bilmezliği diyelim- ki belgeler o yönde bir kanaat ortaya çıkardı.

Ya bundan önceki ortam ve telefon dinlemelerinin üstü ne ile örtülecek?

Komutanların, rektörlerin, gazetecilerin, siyasilerin, işadamlarının, sanatçıların ve toplumun birçok kesiminin dinlendiği, özellikle AKP yanlısı gazetelerde telefon ve sohbet konuşmalarının çarşaf çarşaf yayınlanması ile, tamamen anlaşılmıştır. Hem de hukuken yasak olduğu halde AKP yanlısı gazetelerde hiçbir korku, çekince olmadan yayınladı, dinlenen o görüşmeler…

Bir ara Youtube isimli internet sitesi, dinlenen görüşmelerin sergilendiği, teknolojik salon olmuştu.

Ne ilginçtir, ortada dolaşan görüşmelerin tamamının tek özelliği, AKP muhalifi olan ve AKP'nin politikalarını beğenmeyen insanlara ait olmasıdır.

Hal böyle olunca, devleti yöneten AKP'nin şüpheli olması kadar normal bir şey yoktur.

AKP, Türkiye'yi toptan paranoyak etmiştir. Eğer bu dinlemeler AKP'nin kontrolünde yapılıyorsa vahimdir, yok eğer AKP'nin yönettiği devlet içinde "çeteler" bu dinlemeleri yapıyorsa bu vahim ötesidir.

Türkiye, bu paranoyadan hemen kurtulmalıdır. Devlet içinde bu dinleme çeteleri varsa ve bu şekilde rahat hareket edebiliyorsa, bu çürümenin işaretidir.

AKP, bunun önüne geçmezse, devlet içinde varsa böyle çetevari yapılanmalar, gelir bir gün AKP'yi de vurur. Devlet içinde bu tür ekipler, AKP muhaliflerini hukuka uygun olmayan bir şekilde dinleyip, AKP yanlısı gazetelere servis yapıyorsa, bu aynı zamanda AKP'yi sevmeyen devlet içindeki kişileri de bu şekilde hukuksuzluğa sevk edebilir.

1980 öncesi devlet kurumlarındaki kamplaşmaları herkes çok iyi hatırlasın… Sağcı-solcu öğretmenler, sağcı-solcu polisler, sağcı-solcu askerler vb. uzayıp giden kutuplaşmalar olmuştu. Herkes birbirinin açığını bularak, birbirini ezmeye çalışmıştı. AKP, hukuku bir an önce faaliyete geçirip, suçluları ortaya çıkarmazsa, bu yapı elbette kendini de vuracak filizlenmeleri oluşturabilir. "Bugün bana, yarın sana" mantığı işlerse AKP de köşeye sıkışabilir.

Çünkü küresel ilişkileri, ekonomik ilişkileri, siyasi ilişkileri AKP'yi zaten kamuoyunda oldukça zor durumda bırakırken, bir de görünmeyen arka plan böyle bir hukuksuzlukla ortaya çıkarsa, AKP kendi kazdığı kuyuya düşer ya da tedbir almamanın, hukuksuzluğa prim vermenin bedelini öder.

Bush'la yapılan BOP görüşmeleri, Yahudi iş adamı Ofer'le otel odalarında yapılan ekonomik görüşmeler, Barzani ve Talabani ile yapılan "Kürdistan" telefonları, ülkenin milli değerleri babalar gibi satılırken yapılan pazarlıklar, Allah göstermesin (!) ortam ve telefon dinlemelerine takıldıysa, ne olur hukuk düzeninin hali…

Ne demişler: Kendine yapılmasını istemediğin şeyleri başkasına yapma...

AKP, yaşananları doğru idrak etmeli, korku devleti yaratacak uygulamaları bırakmalıdır. Bu devlet, AKP'nin değil, Türk milletinin devletidir.

Bundan önce, AKP medyasında bazı komutanlara, rektörlere, gazetecilere ait görüşmelerin çarşaf çarşaf yayınlanmasının hesabını verecek birileri olmalıdır.

Hadi Önder Sav, telefonunu açık unuttu, AKP yanlısı medyanın tuzağına düştü, ya diğerlerine ne kılıf bulacaksınız?

Yaşanan hukuksuzluklara kılıf bulmak yerine, bu hukuksuzluğu yapanları ortaya çıkarmak, AKP'nin öncelikli görevi olmalıdır.

Yaşanan her şeyin sorumlusu AKP iktidarıdır. Sorumluluk AKP'ye aittir, çünkü devleti maalesef onlar yönetmektedir. Hele AKP medyasının telefon ve ortam dinlemelerini çarşaf çarşaf yayınlaması arşivlerde duruyorsa, AKP bu işten kendini sıyıramaz…

AKP hukuk devletini yaşatmalıdır, hukuk devletini siyasi menfaatleri için kullanmamalıdır.
Makaleyi Hemen Yorumla