ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
TÜRBANA RED KARARI, EN ÇOK RECEP TAYYİP ERDOĞAN’I MEMNUN ETMİŞTİR! / Yıldıray Çiçek 4250 okunma - 11-Haziran-2008 Çarsamba

Türk siyasetinde kaos ve kriz dendiği vakit, ilk akla gelen AKP ve CHP’nin karşılıklı birbirini besleyen ve asla bir çözüm yolu bulmamak adına yapmış oldukları, kör dövüşü akla gelmektedir. Bu iki parti, Türkiye’nin meselelerinde, çözüm için asla yan yana gelmemektedirler. Fakat “kriz ve kaos nasıl yaratılır?” sorusunun cevabını, bunların siyasi anlayışında bulmak mümkündür.

Türkiye, AKP kurulduğu günden bu yana AKP-CHP kavgası izlemektedir.

Bu kavgadan zarar gören Türkiye olduğu gibi, kazanan taraflar ise hep AKP-CHP olmaktadır. Birisi dini duyguları sömürge, diğeri de laiklik sömürüsü üzerinden oy toparlamaktadır.

Her ikisinin de, savunuyor gözüktükleri ile alakası yoktur. Ama insanları, değerler ve kavramlar üzerinden sömürmeyi çok iyi başardıkları için, sistemli bir şekilde ‘kavga ediyor’ görüntüsünü verebilmektedirler. AKP ve CHP birbirinin varlığından memnun iken, Türk milleti bunları ‘kavgalı’ görerek, adeta aldanmaktadır.

AKP-CHP arasında sanki ‘kaos ve kriz yaratma protokolü’ var gibidir.

Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi yasağını kaldırarak, bugün Türkiye’nin başına böyle bir siyasi belayı getiren Deniz Baykal ne diyordu: “Erdoğan’ın yasağının kalkmasına destek vermekle iftihar duyuyorum”

Aynı Deniz Baykal, Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi yasağını iftiharla kaldırarak, Türkiye’nin varlığını, geleceğini tehlikeye atıyor bir şey olmuyor ama başörtülü öğrenciler üniversitelerde derslerine başörtü ile girince Türkiye’nin rejimi tehlikeye giriyor. AKP’nin “inanç hortumculuğunu” yapmasını sağlayan bu mantıktır.

Türkiye Cumhuriyeti için başörtülü öğrenci mi yoksa Recep Tayyip Erdoğan’ın uyguladığı zihniyet mi tehlikelidir, CHP ve o zihniyettekiler bunun cevabını vermelidir.

Recep Tayyip Erdoğan, bugün Başbakanlık koltuğunda oturuyor, partisi tek başına iktidar ise bunu Deniz Baykal’a borçludur.

O da, bu yüzden sürekli Deniz Baykal’a pas atmaktadır.

İddia ediyorum, Anayasa Mahkemesi’nin türban düzenlemesi ile ilgili red kararına en çok sevinen ve karar açıklandığı gün gece yastığa başına koyup, huzur içinde yatan Recep Tayyip Erdoğan olmuştur. Ben bu iddiamın üzerinde ısrarla duruyorum.

Red kararı açıklandıktan sonra, beş gün açıklama yapmayan ve bu karar üzerinden kavga zemini oluşturmak için enerji depolayan Recep Tayyip Erdoğan’ın, başörtüsü yasağını çözmek gibi bir gayesi olsa idi, altı yıllık iktidarı boyunca bir tane hamlesi olur ve geçtiğimiz aylarda MHP’nin ortaya koyduğu somut çözüm önerilerine tam manası ile uyum sağlardı.

AKP, MHP’nin somut çözüm önerisine katkı sağladı ama asıl toplumsal uzlaşmada çok büyük etkisi olacak ek-17.madde konusunda düzenlemeye yanaşmayarak, çözümün yarım-yamalak kalmasını sağlamıştır. Ek-17.madde konusunda toplumsal uzlaşmanın, hukuki toleransı da etkileyeceği ortada iken, AKP buna yanaşmayarak, beslendiği kaos ortamına tekrar dönüş sağlatmıştır. İşte bu yüzden, Recep Tayyip Erdoğan zihniyetinde yönetilen AKP, huzurlu ve mutludur.


Türkiye’nin büyük bir meselesi olan başörtüsü yasağı konusunda, ortaya çözüm önerisi koyan ve bu konuda zerre kadar zikzak çizmeyen MHP’yi suçlu gösterme anlayışı, aslında AKP’nin bundan sonrada kriz ve kaos ortamından beslenmesini sağlamak adına CHP ve benzeri zihniyetlerin çabasından başka bir şey değildir.

AKP, bu zihniyetten memnundur. Recep Tayyip Erdoğan’ın ayakta kalması için bir Deniz Baykal, bir ekranlarda boy gösteren Sabih Kanadoğlu gibi hukukçu yeterdir. AKP,”Allah, Deniz Baykal gibi siyasetçileri siyasetten, Sabih Kanadoğlu gibi hukukçuları ekranlardan geri koymasın” gibi dualar etseler haklıdırlar.

Recep Tayyip Erdoğan, bunların varlığının AKP’ye faydalarını bildiği gibi, toplumunda popüler isimlerden etkilenmesini de çok iyi idrak ederek, Hülya Avşar gibilerle programlar yaparak, Türk milletini de Hülya Avşar üzerinden rahatlatma yoluna gitmektedir. Hülya Avşar, sordukça Türk milleti rahatlamıştır(!) Bundan sonrada Kuşum Aydınlar, Fatih Ürekler, Seda Sayanlar ve daha birçok program sunanlar üzerinden Türk milleti rahatlatılmaya çalışılırsa, hiç kimse şaşmasın…

Bu söylediklerimi kimse şaka falan olarak algılamasın, Hülya Avşar’la Türkiye’nin meselelerini konuşan, bunlarla niçin yapmasın…

Biz yine asıl meselemize dönelim ve AKP ve CHP’yi ruh ikizi yapan konulara değinelim…

AKP, hiçbir zaman çözümden yana olmadığı için, bu konuda ona en iyi yol arkadaşı CHP olmaktadır.

Türbana red kararı, AKP’nin ve CHP’nin mutluluğu olmuştur. Bu çözümsüzlük, AKP-CHP kavgasının devamını sağlayacaktır. Recep Tayyip Erdoğan ve Deniz Baykal, kararı mutluluk içinde, huzur içinde karşılarken,bu konuda en net duran ve çözümü arzulayan Devlet Bahçeli,kararın hemen sonrası yapmış olduğu açıklamalarla, bu konudaki huzursuzluğunu göstermiştir.Aradaki fark budur.Onlar mutlu ve huzurlu,MHP Lideri Devlet Bahçeli ise mutsuz ve huzursuz olmuştur.

Çünkü, MHP bu konuda kimse ile kavga edip, siyasi rant peşinde olmadığını göstermiştir. Türkiye’nin kanayan yarası olan bir meselenin çözümü ile Türkiye’nin birçok meselesinin üzerinin örtülmesi sistemini, ortadan kaldıracağını söyleyen MHP, kaos ve krizden beslenmeyen şeffaf siyasetin merkezi olmuştur.

Türk milleti, krizlerden, kaoslardan beslenen, çözümsüzlüğü siyasi kurnazlık için tercih eden AKP ve ruh ikizi CHP’yi artık anlamalıdır.

Ne dini değerler, ne de laiklik kavramı bu iki partinin tekeli altında olamayacak kadar önemlidir.

Türbana red kararı verenlerde, siyaseten AKP’ye destek çıkmıştır. AKP’den kurtulmak için, her şeyden önce CHP zihniyetinden kurtulmak şart olmuştur.

Bunu anladığımız gün Türkiye’nin meselelerine çözüm bulunacaktır.
Makaleyi Hemen Yorumla