ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
TÜRKİYE RAYDAN TAM ÇIKTI ! / Yıldıray Çiçek 7539 okunma - 8-Temmuz-2008 Sali
Türkiye, AKP iktidarının işbaşı yaptığı günden bu yana adeta küresel güçlerin laboratuarı gibi kullanılmaktadır.

Dışa bağımlılığın her manada artığı bu dönem, iç bünyemize de birçok mikrop yerleşmiş durumdadır.

Türkiye’yi karıştırmak isteyen küresel güçler ve yerli taşeronları, ülkede huzuru bozacak her türlü girişi peş peşe uygulamışlardır.

Bu zemini oluşturan AKP iktidarı,olacaklara adeta yol vermiştir. Türk devletini, Türk milleti adına değil de, ABD ve AB adına yönetince, mikrop adeta vücudun tüm hücrelerine girmiş oldu.

Son yıllarda gerçekleşen Hrant Dink cinayeti, Danıştay saldırısı, Mersin’deki Türk bayrağı sürükleme olayları, Rahip cinayetleri, Misyoner katliamları vb. olaylar ülkenin huzurunu kaçırmak için planlanmış, kanlı tezgâhlardır. Bu tezgâhlar içinde hangi mikrop yer aldıysa, o mikrop bizzat küresel hücrelerden peydah olmuştur.

Bu yaşananların hepsi de, küresel çetelerin oyunudur. Küresel güçlerin kullandığı Türkiye laboratuarında, sürekli şekilde kaos ve kriz üretilmektedir.

Türkiye’yi yönetenlerde laboratuarın malzemelerini, küresel güçlerin eline bizzat vermektedir.

Türkiye’nin geldiği nokta, kaos ve kriz enflasyonunun yaşandığı bir ortamdır. Bu ortam, AKP’nin kapatma davası ile muhatap olduğu şu dönemde daha da artmış ve gün geçtikçe artacak gibi görünmektedir.

AKP, ABD ve AB rayından giderken, Türkiye’yi de huzur rayından çıkarmıştır.

Herkes birbirini suçlamaktadır. Çete olarak bahsedilen oluşumlar, birbiri üzerinden kendilerini aklama yarışına girmiştir. Devletin yıpranmayan kurumu kalmamıştır. Ülkeyi paranoya sarmıştır ve bunun tek sorumlusu da Recep Tayyip Erdoğan’dır.

AKP hakkında açılan kapatma davasında, arkasına ABD ve AB’yi alarak Türkiye’de yıpratmadığı kurum bırakmayan Recep Tayyip Erdoğan, bu ülkenin en büyük talihsizliği olmuştur.

Bu talihsizlik, Türkiye’yi batırmaya doğru götürmektedir. AKP’yi 22 Temmuz seçimlerinden önce açıklamaları ile destekleyen ABD, AB, Barzani, Talabani, İsrail şimdi yine kapatma davası ile birlikte AKP’ye destek açıklamaları yapmaktadırlar. Türk milleti, bu durumu görmelidir.

Buradaki anlamı yakalamalıdır.

ABD’nin, AB’nin, Talabani’nin, Barzani’nin, Hahamın, Papazın istediği AKP’yi, Türk milleti neden desteklesin?
Türk milleti bu tezatlığı 22 Temmuz seçimlerinden önce göremedi, bundan sonra hızla görmelidir.

Bu çevreler, Türkiye üzerindeki hain emelleri için AKP’yi taşeron olarak kullandığı için AKP’nin başına bir şey gelmemesi için Türkiye’nin yargısı ve kamuoyu üzerine baskı kurmaktadırlar.

AKP’de Türk yargısını işine geldiği vakit övmekte, işine gelmediği vakit üzerinde her türlü tezgâhı denemektedir. Kendi lehine karar verirse “Bağımsız yargı”,kendi aleyhine karar verirse “Yargı darbesi” olarak takdim etmektedir.

Ülkeye huzurun gelmesi için, önce bu ülke insanlarının gerçekleri görmesi ve ondan sonra bu zihniyetten bir an önce kurtulmak lazımdır.

Türkiye, her yönden can çekişmektedir.

Türk milleti acıyı maddi ve manevi her manada yaşarken AKP, halk üzerinde sağladığı hipnozun süresini ne kadar daha uzatırım derdindedir.

Bu hipnoz, artık sona ermelidir. Bu hipnoz ülkenin namusunun, değerlerinin, servetlerinin peşkeş çekilmesini sağlamaktadır.

Sağlayanlar bellidir. Halkımız, Müslüman yaşantısı ile alakası olmayanların kimlere hizmet ettiğini artık görmelidir.

AKP iktidarı, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin “AKP’nin yalnızca kendisi için kurguladığı demokrasi anlayışı sonucunda, siyaset değer ve çözüm üretme yeteneğinden uzaklaşmış sadece ‘kendine demokrat’ siyaseti ile bozulma ve kokuşma her tarafa yayılmıştır. Güçlüye karşı mağdur, güçsüze karşı despot kesilen AKP’nin şaşkın ve yanlış uygulamalarının bedelini ne hazindir ki duygularını sömürdüğü aziz milletimiz ödemeye başlamıştır.” Şeklinde yapmış olduğu tespitin muhatabıdır.

Menfaat savaşlarının yaşandığı ülkemizde hemen ahlakın, vicdanın, dürüstlüğün, vatanseverliğin savaşı başlamalıdır.

Bu savaş başladığında AKP, muhakkak kaybedecektir.
Makaleyi Hemen Yorumla