ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
YA OBJEKTİF OLUN YADA ÇİRKEFLİĞE DEVAM EDİN… / Yıldıray Çiçek 5630 okunma - 13-Temmuz-2008 Pazar
AKP iktidarının, Recep Tayyip Erdoğan’ın damadının patronuna hediye ettiği Sabah Gazetesi, basında alçaklık diye tarif edilebilecek bir tarzla, ABD Konsolosluğu'na silahlı saldırı yapan ve üç polisimizi şehit edip, iki polisimizi yaralayan kahpeleri,”Ülkücü ve Hırsız” başlığı altında “Saldırganlar Ülkücü ya da daha önce hırsızlıktan sabıkalı” şeklinde cümlelerle kamuoyuna sundu.

Bu olayla ilgili, böyle bir haber sadece AKP’nin aile gazetesi Sabah’ta verilebilirdi. Türk polisine silah çekebilecek kahpeliği sergileyenleri “Ülkücü-Hırsız” etiketi ile duyuran Sabah Gazetesi, AKP’nin kapısına tasma ile bağlandığını bir kez daha göstermiştir.

Başlıkta “Ülkücü-Hırsız” birlikteliği yapılarak zihinlere nokta atışı yapmaya çalışılmış ve resmen çirkefleşmenin aşağılık bir modelini sunmuşlardır.

Polise, askere kurşun sıkabilecek bir zihniyeti Ülkücü sıfatı ile anabilmek için bir insanın akli dengesini kaybetmiş olması lazımdır.

Sabah Gazetesi’nde hangi akli dengesi bozuk olan ise bunu gerçekleştirmiştir? Birde AKP’ye hizmet aşkı var ise, o akli dengesini yitirmiş kişi yahut kişiler daha çok şevke gelip, azimli çalışmalar yapmaktadır.

Şimdi Ülkücüler de şunu mu demeli: “AKP’de “Sayın Öcalan” diyen var, “Kürdistan” diyen var, PKK’nın kavramlarını kullananlar var, DTP ile koalisyon yapabileceğini söyleyenler var. Asker ve polis şehit olduğunda, saldırıları düzenleyenler AKP’lidir!

Kaldı ki, böyle bir sorgulamada kimsenin verecek cevabı olmaz, böyle bir tahlil karşısında ampul beyinleri patlar… Bizimle hiç kimse mantık yarıştırmaya kalkmasın…

AKP’nin aile gazetesi Sabah, terbiyesizlik yapmıştır. Türk Devletini koruyan irade olan, Türk polisini, askerini baş tacı olarak gören Ülkücülerin ismini böyle bir kahpe saldırıda anarak, siyasi menfaat için AKP’ye taşeronluk yapmıştır.

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu hassasiyeti bildikleri halde, Ülkücüleri olmayacak, akla hayale gelmeyecek suçlarla anmak çok büyük tezgâhtır.

Bu tezgâha karşı, Ülkücüler gazete önüne çelenk bırakarak demokratik tepkisini göstermiştir. Sabah Gazetesi’nin kendi yazarları bile böyle bir haberciliğin, Sabah Gazetesi için kara leke olduğunu vurgulamışlardır.

Ülkü Ocakları Genel Başkanı Harun Öztürk’te yapmış olduğu açıklamada “Neresinden bakarsanız bakın tutarsızlık ve iftiralar içeren bu haber, Türk Gazetecilik tarihinde unutulmayacaktır. Açıklamayı yapan ve Adalet Bakanlığı'nda yetkili olduğu söylenen bu şahıs, hangi kirli emellere hizmet etmektedir ve hangi kin, nefret ve sapık düşüncelerle bu açıklamaları yapabilmiştir? Bu yetkili kendini ne zannetmektedir? “ diyerek “Biliniz ki "Ülkücü ve/veya Hırsız" cümlesinin mantıksal karşılığı, "Gazeteci ve/veya Soysuz"dur. "Gazeteci misin yoksa soysuzlar yığını mı" bunu ilerleyen günler de göreceğiz.” Diyerek hak edenlere, hak ettiği bir yaklaşımda bulunmuştur.

Sabah Gazetesi, AKP Genel Merkezi’nden yönetilen gazetelerden birisidir. Bu ve benzeri haberleri yapmasının ana sebebi de budur.

AKP’nin güdümünde bulunan bütün gazeteler basında ahlaksızlığın, iftiranın, tezgâhın ana merkezi olmuştur. AKP’yi korumak ve AKP’ye yol açabilmek için herkese her türlü oyunu oynamaktadırlar. Tek ölçüleri, AKP’nin pisliklerini örtmek ve AKP’nin pisliklerini ortaya çıkaranları toplumda kötü göstermek olan bu gazeteler için “basın ahlakı” diye bir kavram yoktur.

Hele AKP iktidarında, siyasi ahlak olsa idi, TMSF’nin elindeki Sabah Gazetesi ve Atv kanalı, Recep Tayyip Erdoğan’ın damadının patronuna çeşitli oyunlarla hediye edilmezdi.

Damadın patronuna hediye edilmiş Sabah Gazetesi ve Atv kanalı da, karşılık olarak AKP’ye böyle haberler hediye etmektedir. Sabah Gazetesi adeta AKP bülteni gibidir. Sanki AKP Genel Merkezi’nde basılıyor gibi bir durumu vardır.

AKP’nin yeni çirkef medyasının bir parçası haline getirilen Sabah Gazetesi, Ülkücü Hareket’ten derhal özür dilemelidir. İsmini açıklamadan bu kahpe açıklamaları yapanları ya deşifre etmeliler yada böyle bir haberin uyduruk olduğunu kabullenmelidirler.

Ülkücüler’de, Sabah Gazetesi’ni en demokratik yollarla (e-posta, belgegeçer, telefon v.b) ve Sabah Gazetesi okumayarak, protestosuna devam etmeli ve bu kahpeliğin hesabını, bu şekilde sormalıdır. Bu durum Sabah Gazetesi, özür dileyene kadar sürmelidir.

Sabah ya tasmasını çıkartıp, objektif gazete haline dönüşmeli yada AKP’nin çirkef gazeteleri içinde rekabete devam etmelidir. Tercih damadın patronunda… Dikkatle takip edeceğiz…
Makaleyi Hemen Yorumla