ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
KAPANSA DA, KAPANMASA DA HESAP VERMELİ AKP / Yıldıray Çiçek 7130 okunma - 17-Temmuz-2008 Persembe
Anayasa Mahkemesi raportörü Doç.Osman Can, AKP raporunu tamamlayarak ve kapatılmaması yönünde görüşlerini bildirerek dosyasını teslim etti.

Kapatılıp, kapatılmayacağını önümüzdeki günlerde göreceğiz.

Doç.Osman Can, türban davasının reddini de istemişti ama mahkeme aksi yönde karar verdi. Mahkemenin ne yönde karar vereceğini kimsenin şimdiden kestirmesi mümkün değil ama yaygın kanaat AKP’nin kapatılacağı yönünde…

Türk tarihinde çok önemli bir destanın adı olan “Ergenekon” ismini, çete yapılanması olarak anılan davaya vererek, çok büyük bir yanlışa imza atanlar, Türkiye gündemini bununla belli bir süre örttüler… Şimdi ise AKP’nin kapatılması yönündeki raporun mahkemeye sunulması ile birlikte tekrar korktukları noktaya geldiler…

Korkuları gölge gibi zaten kendilerini takip ediyordu.

Her davada bağımsız Türk yargısına güveneceğiz, AKP her ne kadar yargıyı ABD, AB ve kendi medyasının baskısı ile yıpratmaya çalışsa da, güveneceğimiz en büyük kurum yargıdır.

Ümraniye soruşturması ile başlayan çete davası da, AKP’nin kapatılması davası da yargının vereceği kararla sonuca kavuşacaktır.

Kararları siyasallaştırmak için hiç kimse bilgi kirliliği yapmamalıdır.

AKP kanadı bunu yeterince yaparak, toplum psikolojisini olabildiğince paranoyak yapmıştır zaten…

AKP, bu aşamada yargıyı işine geldiği gibi algılama huyundan vazgeçerek, kendisi hakkında verilecek kararı ülkenin huzurunu bozmadan, devlet kurumlarını birbirine düşman etmeden beklemelidir.

AKP, kapatma davasını sulandırmak için yargı üzerine kurduğu baskıyı kaldırmalıdır.

Anayasa Mahkemesi ne karar verirse, herkes gibi AKP’de karara saygı duymalıdır. AKP kapatılırsa, Recep Tayyip Erdoğan ve diğerleri kalkacak dokunulmazlıkları ile birlikte haklarında bekleyen dosyalarının hesabını vermeye hazırlanırlar, yok eğer kapanmazsa milletin kendilerinden soracağı hesabı beklerler…

AKP her şartta hesap verecek konumdadır.

“Bizi deliğe atmayın, süpürmeyin” diye ABD kapılarında yalvaranlar, Türk yargısına saygılı bir şekilde yalvarmıyor, yine yardımı ABD ve AB kapılarında arıyorlar.

AKP’nin siyasi genetiği ne uyarı yaparsan yap, değişmemektedir.

Derler ya “yedisinde ne ise yetmişinde de aynı”

ABD, AB, Barzani, Talabani vb. çevreler pür dikkat kararı beklemektedir. AKP kapatılırsa, en çok sıkıntıya bu çevreler girecek ve Türkiye üzerinde siyasi taşeron sıkıntısı yaşayacaklardır.

Anayasa mahkemesi, iki hafta sonra karar verir beklentisi kamuoyunda hâkim durumdadır. AKP’yi kurtarmaya çalışan ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi Mark Paris bile “Başbakan Tayyip Erdoğan yeri doldurulması zor lider. Kapatma kararı ağustos ortasında veya üçüncü haftasında, tahminen bir cuma günü çıkmasını bekliyorum” şeklinde açıklamalar bile yapmıştır.

Siz Refah Partisi, Fazilet Partisi kapatılırken ABD yahut AB ülkelerinden hiçbir şekilde bu partilerin kapatılmaması yönünde açıklama duymuş muydunuz? Recep Tayyip Erdoğan, o iki partide de görev yapmıştı… Ama şimdi aynı ülkeler AKP’nin kapatılmaması için feryat ediyor adeta kendilerini parçalıyorlar…

Türkiye’deki demokrasi için mi uğraşıyorlar? Elbette hayır… Türkiye için olumlu bir şey düşünmeleri mümkün değil, bugüne kadar da olmamış birşeydir. Tek düşünceleri Türkiye ve üzerinden nasıl “AKP aracılığı ile yararlanabilirim” düşüncesidir.

AKP “Bizi deliğe atmayın, süpürmeyin” yalvarışlarını işte bu yüzden Türkiye kapısında değil, ABD kapısında yapmıştır. Ama gel-gör bunları yapan AKP, ağzından “millet iradesini” düşürmüyor.

Türk milleti de bunların “millet iradesine sahip çıkma” nutuklarına maalesef aldanıyor…

Kapatma davasının sonucuna göre millet iradesi ve o iradeye gerçek manada sahip çıkanlar, yeni bir yol çizmeli ve her manada hesap vermesi gereken AKP’den hesabı soracak düzeni kurmalıdır.

Türkiye, sağduyulu bir şekilde AKP’nin kapatılma davasını beklemeli ve çıkacak karar sonrası vicdani muhasebesini çok iyi yapmalıdır.

AKP, bu vicdan muhasebesi ile köşeye sıkıştırılmalıdır. AKP, Türkiye’den yana değildir, hiçbir zaman da olmamıştır. Bunu nasıl mı anlarız? Sadece AKP’den yana olanlara bakarak…

Makaleyi Hemen Yorumla