ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
BOSNA’NIN ACISI DİNMEZ… / Yıldıray Çiçek 13644 okunma - 26-Temmuz-2008 Cumartesi
Bosna savaşı sırasında yüz binlerce Müslüman ve Hırvat’ı katleden Sırp kasap Radovan Karadziç 13 yıl sonra, sakalı ve saçı birbirine karışmış bir şekilde yakalandı.

Dünyanın seyrettiği bir katliam ve soykırımla, yüz binlerce masum insanı yok eden bu katilin yakalanması belki önemli gelişmedir fakat asla adaletin tecelli etmesi olarak düşünmüyorum.

Bu katile, katliam rahatlığını veren Batı’nın bizzat kendisidir. Şimdi o zihniyet, bu katili yargılayacaktır…

Yüz binlerce insanı öldürürken sadece seyredenler, kayıtsız bir şekilde izleyerek katliamlara onay verenler ve öldürülecek insan kalmayınca müdahale edenler, bugün imaj adına kasap Radovan Karadziç’in yakalanması sonrası açıklamalar yapıyorlar.

Batı için mesele Müslüman katliamı olunca, her şey ikiyüzlülüğe dönüşüyor. Bosna Savaşı sırasında vicdan, merhamet sahibi olan çevreler bu soykırımın durdurulması için ayağa kalkmıştı ama güç sahibi olanlar sessiz kalmayı tercih etmişti.

Müslümanları hep vahşetle ve kanla anarak, kendilerini aklamaya çalışan Batı’nın, dünyayı kana bulayan asıl merkez olması, Bosna’nın yada başka bir Müslüman toprağın o acıları niye yaşadığını anlamamıza yardımcı olacaktır.

Sapıkça takıntılarını dinleriyle şekillendirmeleri, menfaatleri için her türlü katliamı ve soykırımı yapabilmeleri, ırkçılıklarının genlerini kaplaması Batı’nın en büyük özelliğidir.

Müslümanlar arasında yaşanan savaş ve vahşetlerde bile aynı Batı’nın kanlı fitnesi, fesadı ve oyunları vardır. Tarihte yaşanan ve yıllarca süren İran ve Irak savaşı ve Batı’nın Ortadoğu Bölgesinde menfaatleri için kurguladığı El-kaide terör örgütü bile Batı’nın tezgâhları için en net örneklerdir.

Bugün Sırp kasap Radovan Karadziç’in yakalanmasını, Batının ikiyüzlülüğü çerçevesinde değerlendirince, yeterli bir gelişme olarak görmüyorum…

250 bin masum ve mazlum insanı öldüren Radovan Karadziç “Sırp Kasabı” diye anılıyor ama 1,5 milyon masum ve mazlumu öldüren Bush ve Eşbaşkanları “demokrasi, özgürlük ve insan hakları” için mücadele veren kahramanlar olarak yansıtılıyor. Batının bu anlayışında, adalet bulmak mümkün mü?

Radovan Karadziç, dünyanın gözleri önünde darağacında sallandırılmalı ki, ‘adalet yerini buldu’ denilsin… Bosnalı o masum ve güzel insanlar geri gelmez ama adaletin yerini bulması bu şekilde sağlanmalıdır. Radovan Karadziç denen alçak zaten 13 yıl kaçmış, saklanmış ve rahat bir hayat yaşamış, bu saatten ve bu yaştan sonrada ömür boyu hapis cezası bile ona en büyük ödül olacaktır.

Afganistan ve Irak’ta milyonlarca masum insanın kanını döken diktatörlerde hak ettiği cezayı bulmalıdır. Bush ve onunla hareket edip katliam yapan kim varsa, Büyük Ortadoğu Projesi’nde imzası olan herkes hesap vermelidir.

Sorulmayan her hesap, cezasını bulmayan her diktatör, bundan sonraki katliamlar için davetiye çıkarmaktadır. Gidenler gelmez ama kalanlarında gidenlere katılmaması için bu uygulamalar şarttır.

Bugün Bosna sokaklarında, Sırp kasap Radovan Karadziç yakalanmasını sevinçle kutlayan Bosnalı Müslümanların, yüreğindeki acıyı bastıran duyguyu çok iyi anlıyoruz.

Türkiye’de de bizler Abdullah Öcalan denen katil yakalandığında aynı duyguları yaşamıştık… Geldiğimiz sonuç ise, (AB)(D)ullah Öcalan krallar gibi İmralı’da yaşıyor, Türkiye’yi de “Sayın Öcalan” diyenler yönetiyor…

(AB)(D)ullah Öcalan’ı koruyanda yine ABD-AB, “Sayın Öcalan” diyenleri de başımıza musallat eden yine ABD-AB’dir.

Böyle bir dünyada, masum ve mazlum insanların haklarını nasıl korunabilir ki?

Bosnalı Müslümanların yaşadığı acı da yanlarına kalmıştır. O acıları tamamen soğutacak adalet işlemez ise o acı sürekli kanamaya devam edecektir.

Bosna, Balkanların kalbidir. O kalp halen sızlamaya devam ediyor… Katilleri yakalansa da, o yaşanan acıları hangi insan unutabilir.

Bosna’ya yardım noktasında bir şey yapamadık ama yanı başımızdaki Afganistan’ın, Irak’ın feryadını duyalım…

O feryatlar bize hem bu dünyamızda, hem öteki dünyamızda kâbus olacaktır…

Masum insanlar ölmesin, diktatörler cezasını bulsun… Ey Dünya, sadece bunu istiyoruz… Sağır ve dilsiz kalma, bu manzaraya…
Makaleyi Hemen Yorumla