ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
AKREBİN DOĞASI, ABD'NİN HUYU / Yıldıray Çiçek 9119 okunma - 8-Agustos-2008 Cuma
Katil Sırp kasap Radovan Karadziç'in yakalanması sonrası, Batı'nın ikiyüzlülüğünü değerlendiren bir yazı kaleme almış ve özetle şunları söylemiştim:

"Müslümanlar arasında yaşanan savaş ve vahşetlerde bile aynı Batı'nın kanlı fitnesi, fesadı ve oyunları vardır. Tarihte yaşanan ve yıllarca süren İran ve Irak savaşı ve Batı'nın Ortadoğu Bölgesinde menfaatleri için kurguladığı El-kaide terör örgütü bile Batı'nın tezgâhları için en net örneklerdir.
Bugün Sırp kasap Radovan Karadziç'in yakalanmasını, Batının ikiyüzlülüğü çerçevesinde değerlendirince, yeterli bir gelişme olarak görmüyorum…"
26-(Temmuz-2008)

Lahey'de BM Savaş Suçları Mahkemesi'ne çıkan Sırp kasap Radovan Karadziç, bu ikiyüzlülüğü ortaya çıkaran açıklamalarda ve şok bir iddiada bulundu.

Sırp kasap Radovan Karadziç ilk duruşmasında "Amerikalı diplomat Richard Holbrooke, ortadan kaybolmam şartıyla Lahey'e teslim edilmeyeceğime söz verdi." diyerek, kendini koruyanları da deşifre etti.

Richard Holbrooke ve ABD bu iddiayı yalanlasa da, tam bir ABD tarzı durum söz konusudur. ABD'nin Radovan Karadziç'e uygulattığı, ABD'nin diğer olaylarda yapmış olduğu sinsi, kurnaz davranışlarla bire bir örtüşmektedir.

Aynı ABD, menfaatleri söz konusu olduğu vakit, dünyanın her yerinde, her türlü ikiyüzlülüğü gösterecek anlayıştadır.

Geçmişte Rusya, Afganistan'ı işgal ettiğinde El-Kaide'yi destekleyen ve Usame Bin Ladin'i eğiten ama menfaati tersine döndüğünde Usame Bin Ladin'i yakalama adına dünyayı ateşe veren, İran-Irak savaşı sırasında Saddam'ı destekleyip silah satan, sonra Saddam'ın ülkesini işgal edip, Saddam'ı idam eden de aynı Amerika'dır.

Dünyanın her yerinde ABD, menfaatleri için her türlü şeytanlığı yapmakta hiçbir sakınca görmemektedir. Menfaati için herkesle dost, herkesle düşman olabilir. Menfaatleri için herkesi kullanabilir.

Bosna'da da bunu uyguladığı alenen görülmektedir. Sırp kasap Radovan Karadziç mahkeme de "ABD bana söz verdi" demeseydi bile, herkes ABD'nin Bosna'daki katliama göz yumduğunu bilmektedir. Çünkü Bosna'daki karışıklığa BM gücüyle müdahale, ancak yeterince Müslüman öldürüldüğüne kanaat getirildiğinde yapılmıştır.

ABD'nin tarihi insanlık suçları ile doludur. Nerde savaş var, katliam var, soykırım var ABD'nin bizzat kendi kanlı elleri vardır.

Bosna'da da soykırıma perde arkasından destek verdiği her halinden belli olan Amerika'da başkanlar değişiyor, dünyanın birçok köşesinde uyguladıkları sistem bir türlü değişmiyor.

ABD'nin güvenilecek hiçbir yönü yoktur.

Akreple kurbağanın hikâyesini bilirsiniz. Hani, akrep nehrin diğer kıyısına götürmesi için kurbağaya yalvarmış. Kurbağa ise bak kardeş demiş "seni götürürüm ama sen beni yolun yarısında sokarsın ve ikimiz de ölürüz, senin huyun bu" demiş. Akrep "yok" demiş. "Kesinlikle öyle bir şey yapmam endişe etme." diye eklemiş. Kurbağa peki demiş, almış sırtına akrebi ve başlamış yüzmeye. Fakat fıtratı sokmak üzerine yaratılan akrep yolun yarısında kurbağayı sokarak öldürmüş. Ölürken de "ne yapalım kurbağa kardeş bu benim huyum işte" demiş.

ABD'nin doğası, sokmak olan Akrebin huyundadır. Sırtına bindiği herkesi, kendisine iyilik yapsa bile sokmaktadır. Zaten ABD, şu an bulunduğu toprakların yerlilerinin tamamına bir soykırım uygulayarak oraya yerleşen Avrupalılardan ibaret değil midir? Daha 150 yıl öncesinde işledikleri bu insanlık suçu altında ezileceklerine, insanlığın jandarmalığı gibi bir iddiada bulunmaları komik değil midir?

Dünyada birçok ülkeyi sokan akrep kılıklı ABD, Türkiye'yi de uzun yıllardır zehirlemektedir.

"Dost, müttefik, stratejik ortak" tanımlamasıyla Türk askerinin başına çuval geçiren ABD, Türkiye'yi bölecek unsurları da desteklemektedir. Türkiye'yi bölmeye çalışan PKK'yı destekleyen Barzani ve Talabani'ye işgal ettiği Irak'ı teslim eden Amerika, hiçbir manada Türkiye'ye dost olmamıştır.

Irak'ın kuzeyine PKK'ya yönelik operasyon yapan Türk Ordusu'na "Kürdistan'dan defolun" diyen de Amerika'dır. Bu söz üzerine Türkiye apar-topar Irak topraklarını terk etmişti.

ABD'nin huyu budur. ABD mahallenin zengin, şımarık fırlamaları gibi davranarak, dünya denen mahallede herkesi sindirmeyi başarmıştır.

Katliam ve soykırım olan her yerde, ABD'nin izini bulmak mümkündür. Ama utanmadan "özgürlük, demokrasi ve insan hakları" kavramları, ABD'nin ağzında sakız olmuştur. Bu kavramlar ABD sayesinde ölümü, zulmü hatırlatır olmuştur.

ABD, insanlık suçlusudur, tarih onu elbet yargılayacaktır.

Masum ve mazlum binlerce insanın ahı onu cezalandıracaktır.
Makaleyi Hemen Yorumla