ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
YETER ARTIK DEVLETİ YIPRATTIĞINIZ... / Yıldıray Çiçek 4257 okunma - 8-Agustos-2008 Cuma
AKP iktidarının devlete verdiği zararlardan dolayı gerek toplumda, gerekse kurumlar arası diyaloglarda güvensizlik had safhaya çıkmış durumdadır. Kimse kimseye güvenmiyor, kurumlar birbiri ile kavgalı… Ya da devletin kurumları adeta AKP'yi koruyan siyasi bürolara dönüştürülmüş durumdadır.

Bu durumu, devlet kavramını anlamayan AKP'nin siyaset anlayışı ve AKP'nin yayın organlarının pervasız yayınları oluşturmaktadır.

AKP'li yöneticilerin devlet yönetirken sergiledikleri anlayış, devlete olan güveni ortadan kaldırdığı gibi, kendi çizgisinde olmayan kurumlarla girdikleri kavgalar ve diyaloglar da, Türkiye'nin devlet duruşunu çok yıpratmıştır.

6 yıldır uyguladıkları gayrı milli politikalar sebebiyle, her adımları şüpheyle karşılanmakta ve çeşitli tartışmaları yanında üretmektedir.

Tartışılan en son konu da, AKP'nin kapatma davasının açıklanmasından bir gün önce Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün gizli-kapaklı Çukurambar'da bir evde buluşması olmuştur.

Her ikisinin buluşma şekli tartışılırken, daha sonra o toplantıda üçüncü şahıs olduğu iddiaları ortaya atıldı. Kimileri, o kişinin Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç olduğu noktasında birleştiler. Haşim Kılıç bu iddiayı sert bir dille yalanladı.

AKP iktidarında, böyle olaylar olsa bile kimsenin şaşırmayacağı bir durumdur.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, orada olmadığını söylüyorsa, doğru söylüyordur. Fakat orada bahsedilen üçüncü kişi o olsa, bu duruma kim şaşırır ki?

Kurumları yıpratan AKP zihniyetidir.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, sırf bir çay içmek için gizlice buluşmuş olsalar bile, kamuoyunda bundan önceki davranışlarından ötürü iyi niyetle görülmemektedirler.

Kaldı ki, tüm programlarını iptal edip gizli-kapaklı buluşmaları tartışmaları daha da alevlendirmiştir.

Halen tartışmalar sürüyor ve sürmeye de devam edecek gibidir.

Devletin kurumlarının tartışılmasının tek sebebi, AKP zihniyetini terk etmeyen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün ve bu zihniyetin zararlarını halen sürdürmeye devam eden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın titiz olmayan davranışlarıdır.

Zarar gören o oturdukları kurumun ağırlığı, güvenirliği olmaktadır.

AKP'nin yayın organı olan Star gazetesinde, AKP'nin basın sözcülüğüne talip gibi yazılar yazan Aziz Üstel, bu konu ile ilgili köşesinde demiş ki:

Buluşanlar kim? Biri Cumhurbaşkanı diğeri Başbakan! Buluşamaz mı? İlla da üçüncü şahıs mı arayacaksınız bu toplantıda? 'Niye buluştunuz efendim?' diye soru mu soracaksınız? Neymiş? 'Niye Çankaya'da, Cumhurbaşkanı'nın evinde buluşmamışlar?!' Peki... Rahmetli Atatürk'le Rahmetli İsmet İnönü de Çankaya'da sayısız bağ evinde buluşur, konuşurmuş saatlerce...

Aziz Üstel sırf AKP'ye şirinlik olsun diye inciler saçmış da, Atatürk ve İsmet İnönü nerde buluşursa buluşsun, 'vatanı kurtarmak' için buluşuyorlardı. Mücadeleleri ve varmış oldukları hedefler ortada…

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 'AKP'yi kurtarmak' için buluştukları herkesin dilindedir. Atatürk ve İnönü'nün buluşmalarını nasıl örnek olarak sunuyor akıl alacak gibi değil…

Çukurambar toplantısı, şaibe üstüne şaibe üretmektedir. Toplumda, AKP tarafından zemini oluşturulan güvensizlik işte böyle toplantılarla ve tartışmalarla ülkeyi sarmaktadır.

Cumhurbaşkanı tartışılıyor, Başbakan tartışılıyor, Yargı tartışılıyor, TSK tartışılıyor, bu durum nereye kadar sürecek böyle?

Bu makamların, kurumların tartışmaya açıldığı ve şaibe bulaştırıldığı ülkenin geleceği olabilir mi?

Bu tartışmaların odak noktası ve sorumlusu AKP iktidarıdır.

AKP ve o zihniyeti taşıma heveslisi olan diğer kurum mensupları, kendilerine bir an önce çeki düzen vermelidirler.

AKP yaşayacak diye, devlet adabı, edebi, düzeni öldürülmemelidir.

Devletin yara alması artık son bulmalıdır.
Makaleyi Hemen Yorumla