ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
İNADINIZ KİME SAYIN GÜL? / Yıldıray Çiçek 8330 okunma - 5-Eylül-2008 Cuma


Türkiye Cumhuriyeti’nin en başarısız Dışişleri Bakanı olarak tarihe geçen ve sonrasında Cumhurbaşkanlığı makamına oturan Abdullah Gül, kamuoyunun tüm uyarılarına rağmen ABD ve AB’ye şirin gözükmek adına Ermenistan’a, maçı bahane ederek, gidiyor.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, kendi zihniyetinden beklenileni yapıyor, bu konuda şaşırtan bir durum yok… Gitmemesi yönündeki çağrılar, taşıdığı Başkomutanlık sıfatı, oturduğu Cumhurbaşkanlığı makamının ağırlığı ve önemi adına idi ama o bunu anlayamadı. Bundan önce de anlamamıştı, bundan sonra da anlayacak gibi görünmemektedir.

Sayın Abdullah Gül’ün siyasi hayatındaki söylemleri ve eylemleri zikzaklarla doludur. Yıllar önce bir konuda ne dediyse, bugün oturduğu makamlarda tam tersini yapmaktadır.

Geçmişte ABD, İsrail ilişkilerinde ne diyorsa, AB üyelik süreci ile ilgili hangi tespitleri yapıyorsa, Ermenistan konusunda hangi yorumlarda bulunuyorsa bugün oturduğu makamlarda tam tersini yapmaktadır. Hem de tamamen tersini. Belki kendi halinde hareket etse geçmişteki sözleri ile tezada düşmeyecek ama ABD-AB alanında çizilen sınırda hareket etme bağımlılığı onu zikzaklı bir hale getirmiştir.

Dün birçok gazetede ve internet sitesinde haber olarak yer aldı. Neydi o haber, Abdullah Gül Ermenistan konusunda bugün kamuoyunun kendisine yaptığı uyarının çok ağır bir halini Süleyman Demirel’e yapıyordu.

Öyle ki, cenaze töreni için Türkiye’ye gelen Ermenistan Cumhurbaşkanının gelişini bile yerden yere vuruyordu. Bugün ise kendisi milli maçı bahane ederek Ermenistan’ın ayağına gidiyor. Gittiği dönemin şartlarına bir bakın, Azeri kardeşlerimizin toprakları Ermenistan tarafından işgal altında, sözde Ermeni soykırım masalları dünyanın her yerinde lobi faaliyetleri ile dünyayı etkilemeye çalışıyor, düşmanlık olabildiğinde artarak devam ediyor. Ve şartlar özetle bu halde olduğu halde Ermeni teröristlerle aynı protokolde maç izlemek için Cumhurbaşkanı(mız) Abdullah Gül, adeta kamuoyuna inat olsun diye Ermenistan’a gidiyor.

Sayın Abdullah Gül bakın 1993 yılında hangi ifadeleri kullanmış: Siz bana bir ülke gösterin ki, kardeşleriniz (Azeriler'den bahsediyor) savaş halinde olacak, kardeşleriniz katledilecek ve onlar katledilirken, ‘Bunun müsebbibi Türkiye’dir’ diye demeçler verecek; o kardeşlerimiz katledilirken, ‘Avrupa’nın haritaları bellidir, yerine oturmuştur; fakat Ortadoğu’nun, Asya’nın haritaları nihai şeklini almamıştır’ diye açıklamalar yapacak; Kars’ın, Ermenistan toprağı olduğunu iddia edecek, bütün bunlardan sonra o adam Türkiye’ye gelecek ve siz de elini sıkacaksınız!..”

1993 yılında bunları diyen Abdullah Gül, bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı sıfatı ile 2008 yılında Ermenistan’a bol bol el sıkmaya gidiyor.

Sayın Abdullah Gül, o tarihten bu tarihe Ermenistan anlayışında ne değişti bize bir örnek verebilir misiniz?

Ermeniler değişmedi ama siz çok değiştiniz. Kıbrıs, Kerkük, Musul, PKK gibi konularda verdiğiniz tavizlerin yanında Ermeni politikamızda da taviz üstüne taviz verdiniz.”Türkler, Ermenilere soykırım yapmıştır” diyen kim varsa hepsi ile dost oldunuz, baş tacı ettiniz. Bu bir süreçtir, Türkiye’yi bu şekilde suçlayanlara sahip çıktınız, bugün Ermenilerde doğal olarak sizi baş tacı edecektir.

Ermeniler adına konuşmak gerekirse, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde sizin gibi Ermenilere şirin gözüken kimseleri bulmak mümkün değildir.

Abdullah Gül,1993 yılında ayrıca şunları da söylemiş: Sizin nasıl bir uzlaşmacı olduğunuzu, Türkiye’nin menfaatleri söz konusu olduğunda, sizin şahin gibi davranmayacağınızı bildiği için, yüzünüzün ne kadar yumuşak olduğunu bildiği için cesaret bulmuş ve Türkiye’ye gelmiştir.”

Sayın Abdullah Gül, AKP zihniyeti ile tanıştığınız günden bu yana milli hiçbir konuda Türkiye’den yana mertçe tavır alamadığınızı ve o zihniyetle hareket ettiğiniz sürece de alamayacağınızı artık dünya öğrenmiş durumdadır.

Türk milletinin onurunu, haysiyetini bir kez daha incittiniz, bir kez daha yaraladınız…

AKP’nin “Dindar Cumhurbaşkanı seçeceğiz” masalları ile o makama gidiş yolu açılan ve daha sonra “Ben çıkıp nasıl “Dindar cumhurbaşkanıyım” diyebilirim. Kendi günahlarım gözümün önünden geçer.” şeklinde itirafta bulunan Abdullah Gül, milli bir günaha daha imza atmıştır…

Ben Abdullah Gül’e, Recep Tayyip Erdoğan’a bir şey demiyorum ki, onlar misyonlarını yerine getiriyor. Ne demiş Mevlana “Testiyi denize daldırsan hacminden fazlasını alamaz”.

Ey milletim sitemim sanadır… Anla artık, anla…
Makaleyi Hemen Yorumla