ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
RÜŞVET, YOLSUZLUK MANZARALARI VE MHP’NİN ÖNERİLERİ / Yıldıray Çiçek 5544 okunma - 9-Eylül-2008 Sali
22 Temmuz seçimlerinden önce “AKP’de yolsuzluk yapılıyor” dediği için partiden ihraç edilen AKP eski Milletvekili Fuat Geçen son günlerde AKP içinde ard arda patlayan yolsuzluk ve rüşvet olayları ile ilgili “Yaygın kanaat; AKP kadrolarının bu işi hazmettiği. Teşkilatların bu işleri fütursuzca yaptıklarını söyleyebilirim. Temizlik yapamazlar, yaparlarsa kimse kalmaz. Çünkü tuz kokmaya başladı; bunları gayri meşru görmüyorlar” şeklinde açıklamalar yapmış…
AKP eski milletvekilinin yapmış olduğu bu tespitleri biz AKP kurulduğu günden bu yana yapıyoruz.

Türkiye’de şimdi ne kadar yolsuzluk, rüşvet olayları yaşanıyorsa hepsinin altından AKP bağlantısı çıkmaktadır. Bu bağlantı Türkiye’yi adeta ahtapotun kolları gibi sarmış durumdadır.

Şaban Dişli’nin rüşvet olayı, Deniz Feneri ve Gaziantep’teki imar rüşvet olayları, güncel ve popüler olanlardır. Bu olayların hepsi AKP’nin nasıl çamura battığının ve toplumun yozlaşmasında nasıl etken olduklarının göstergesidir.

AKP, toplumun kokuşmasında ana faktör haline gelmiştir. AKP’lilerin içinde olduğu rüşvet ve yolsuzluk olayları artık o kadar sıradan bir hale gelmiştir ki; yaşanmadığı gün kamuoyunda bir eksiklik hissedilmektedir.

Bu gidişle AKP’de adı yolsuzlukla anılmayan kimse kalmayacak gibi görünmektedir.

AKP’nin zihniyet haritası incelendiğinde yolsuzluk ve rüşvet gibi hadiselerin AKP’ye yabancı gelmeyeceği, bünyenin bunlara adapte olduğu anlaşılacaktır.

“Yolsuzluklarla mücadele edeceğiz, yetim hakkı yedirmeyeceğiz” nutukları ile iktidar koltuğuna oturup, tepeden tırnağa yolsuzluğa bulaşıp, yetim hakkının en çok yendiği dönemi AKP iktidarında yaşamaktayız.

Türkiye, yolsuzluk ve rüşvet illetini yıllardır yaşıyor ama bu dönem adeta ahlak borusu tıkanmış, nefes alamaz hale gelmiş durumdadır.

Bu gidişe bir çözüm bulunmazsa, gelecek nesiller için ayakta kalabilecek bir toplumu miras bırakmakta oldukça zorlanacağız.

Dürüstlüğün horlandığı, sahtekârlığın ödüllendirildiği günümüzden geleceğe sağlam temelli bir toplum miras bırakmakta zaten mümkün değildir.

Geçtiğimiz hafta içinde dürüstlüğün timsali olmuş MHP Lideri Devlet Bahçeli, dokuz madde olarak belirlediği ve siyasette kalite yakalama anlayışı ile Türk milletine müspet açılımlar yapabilmek için bir basın toplantısı düzenlemişti.

Siyasi kalite yaratmak adına çok anlamlı bir içerik sunan MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamaları, birileri tarafından dar alana sıkıştırılmaya çalışıldı.

Türkiye’deki siyasi kutuplaşmaların, cepheleşmelerin önüne geçmeye, milli iradenin demokrasi ile güçlü tutulmasına, Türkiye’nin meselelerinde diyalog ve uzlaşma kültürünün çözüm yolları bulmasına yönelik MHP Liderinin yapmış olduğu açılımlar içinde en önemlisi de günümüzde yaşanan yolsuzluk, rüşvet gibi kokuşmaya yönelik “Siyasi Ahlak Yasası” ve “Yolsuzlukla Mücadele Kurulu” teklifi olmuştur.

AKP ve CHP, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin dokuz madde olarak sıraladığı anlam yüklü açılımlarını işine geldiği gibi gördü ve işine geldiği gibi algıladı. Eğer o açılımlar üzerinde şahsiyetli bir şekilde durulsa, Türkiye’nin çehresini değiştirecek özellikler barındırmaktadır. AKP’de, CHP’de, o dokuz madde içinden sadece “Milliyetçi Hareket Partisi, terör ve şiddeti siyasi amaç ve araç olarak gören partiler dışında siyasi partilerin kapatılmasına karşıdır. “ ifadesini alıp, değerlendirme içinde bulunmuşlardır. Bu cümlenin geniş donanımı MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin açıklaması içinde varken, onlar sadece kısır bir bakış açısı ile algılamaya çalıştılar. Kapasitelerini siyasi menfaatlerini korumak için kullanmaya çalıştılar.

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin 9 madde olarak açıkladığı ve 7.sırada ifade ettiği şu tespitler yolsuzluk ve rüşvetle başlayan siyasi kokuşmayı engelleyecek özellikler taşımaktadır.

- Temiz, dürüst ve namuslu siyaset için rehber niteliğinde bir “siyasi ahlak kodu” üzerinde çalışmak amacıyla TBMM süratle harekete geçmelidir.
Siyasi partilerin ve yönetim kadrolarının her kademedeki faaliyetlerini etik esaslara bağlayacak bir Siyasi Ahlak Yasası hazırlanması için TBMM bünyesinde özel bir çalışma grubu oluşturulmalıdır.
- Mal bildirimi rejiminin yeni esaslara bağlanması, milletvekillerinin iş takibi gibi faaliyetlerde bulunmasına etkili yaptırımlar getirilmesi gibi hususlar bu kapsamda ele alınmalı ve yeni düzenlemeler yapılmalıdır.
— Yolsuzlukları önlemek, bunlarla etkin bir mücadele için gerekli politikaları belirlemek ve ilgili kuruluşlar arasında koordinasyon sağlamak üzere özerk yapıda bir “Yolsuzlukla Mücadele Kurulu” oluşturulması,
— Her alanda yozlaşmanın önlenebilmesi için kamu yönetimi, sivil toplum örgütleri ve özel teşebbüsü kapsayacak temel ahlak yasaları çıkarılması ve,
“Kamu Denetçiliği Sistemi”ne geçiş için gerekli anayasal ve yasal alt yapı oluşturularak bu sistemin hayata geçirilmesi konularında Türk milletine somut taahhütlerde bulunmuştur.
— Türkiye Büyük Millet Meclisi yolsuzluklarla mücadeleyi öncelikli bir konu olarak ele almalı ve yolsuzluklarla topyekün mücadele için bir Milli Program hazırlamalıdır.


Bunları hiçbiri görmek istemedi. Çünkü bu tespit ve öneriler uygulandığı vakit AKP çok büyük sıkıntı yaşayacağı gibi, AKP karşısında cepheleşme ile ayakta durmaya çalışan CHP’nin de hareket alanı daralacaktır. CHP laiklik anlayışını biçimsiz algılaması ile AKP karşısında doğrularını bile etkisiz hale getirmektedir.

Toplumun bu öneri ve tedbirlere acilen ihtiyacı vardır. MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin bu önerilerine Türkiye’yi düşünen herkes destek vermelidir. Burada özetlediğimiz bu önerileri baştan sona anlayarak okuyup ve uygulamak adına idrak etmek dürüst siyasetçilerin ortak tavrı olmalıdır.

Türkiye’de mantar gibi her yerde fışkıran yolsuzluk ve rüşvet olaylarından Türkiye’yi kurtarmak istiyorsak, siyasi menfaatleri bir kenara koyarak hareket etmeli ve MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin siyasi kalite ve ahlak adına yapmış olduğu çağrıya kulak verilmelidir. Bu merkezde söyleyecek sözü ve projesi olanlarda katkıda bulunmalıdır.

Siyaseti araç edinerek, yolsuzluk ve rüşvete ulaşmaya çalışanlara artık yollar kapatılmalıdır.

Toplumda bu manada kendi üzerine düşeni yaparak “Çalıyor ama güzel çalıyor” şeklinde yolsuzluk yapana ve rüşvet alana karşı verdiği mantıksız desteği terk etmelidir. AKP’nin %47 oy alması bu toplumun ayıbıdır. AKP’ye verilen her oy, yetimlere vurulmuş darbedir. Son yaşanan yolsuzluk ve rüşvet olayları bunu tescillemiştir.

Dürüstlüğün horlanmadığı, sahtekârlığın cezalandırıldığı Türkiye modeli istemek her şahsiyetlinin talebi olmalıdır.
Şahsiyetliler artık sesinizi yükseltin ve Türkiye’ye sahip çıkın…
Makaleyi Hemen Yorumla