ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
AKP BATAĞA SAPLANDI / Yıldıray Çiçek 9963 okunma - 12-Eylül-2008 Cuma
Şaban Dişli ve Gaziantep'teki rüşvet olayları sonrası zor günler geçirmeye başlayan AKP, Deniz Feneri yolsuzluğunun ortaya çıkması ile beraber tamamen batağa saplanmıştır.

Nasıl bir batağa saplandıkları gerek Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ve gerekse AKP'li diğer yöneticilerin ruh hallerinden anlaşılmaktadır. AKP resmen köşeye sıkışmıştır. Köşeye sıkışan AKP, Aydın Doğan'la kavgaya bilinçli bir şekilde tutuşarak tüm medya üzerinde baskı oluşturup yolsuzluk ve rüşvet olaylarını örtbas etmeye çalışmaktadır. Bu kavga AKP adına geri tepmiştir. AKP'nin bu rüşvet ve yolsuzluk olaylarında tutunacak dalı yoktur.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kaç gündür Aydın Doğan üzerinden medyayı tehdit eden açıklamalarını takip ediyorum, dişe dokunur bir tane açıklaması yok… Hırsıza değil, hırsızlığı haber yapanlara kızıyor. Bağırıyor, çağırıyor, şantajda bulunuyor, tehdit ediyor.

Sağduyu sahibi herkes, Recep Tayyip Erdoğan'ın zor durumda olduğu konusunda hemfikir. Minare kılıfa sığmıyor artık.

Yolsuzluğa bulaşan Deniz Feneri Derneği'nin yöneticilerini tanımadığını söylüyor ama onlarla boy boy fotoğrafları çıkıyor. Hepsi Recep Tayyip Erdoğan ve AKP ile sarmaş-dolaş olan insanlar…

AKP kurulduğu günden bu yana her çeşit yolsuzluğa bulaşmıştır, halkın samimi dini duygularını istismar ederek "En iyi Müslüman" pozları vererek, taptıkları paraya ulaşmak için her yolu denemişler ve bugün birçoğu çok büyük servetlere ulaşmıştır. AKP'de birçok kişinin dinleri, imanları para olmuştur.

Tüm hırsızlıklarına, yolsuzluklarına rağmen %47 oy alan AKP, bu kervan hep böyle gider anlayışı ile "Durmak yok, yola Devam" diyerek yolsuzluğa, hırsızlığa, rüşvete devam dedi. Gün geçtikçe batıyorlar…

En tepeden, en aşağıdaki AKP'linin bugün yolsuzluk, rüşvet olaylarında adı geçiyor. Eğer bunca somut olaya rağmen AKP oyunu muhafaza eder yada artırırsa AKP'den ziyade toplumun değer yargılarının sorgulanması gerektiği ortaya çıkacaktır.

AKP'lileri yolsuzluk ve rüşvet olaylarında rahat davranmaya sevk eden AKP'nin yüzde 34'den ödüllendirilerek %47'ye çıkarılması olmuştur. Sürekli "biz %47 oy aldık" sözleri ile toplum üzerinde hipnoz oluşturmalarının sebebi budur. Bu kadar kokuşmuşluğa rağmen "oyumuzu artıracağız" demeleri de ayrıca çok ilginçtir.

Bazı uyanık ama aynı zamanda idrak özürlü AKP'liler de yolsuzluk ve rüşvet konusunda batağa saplanan AKP'yi kurtarmak için, bu kokuşmuşluğun herkes tarafından duyulmasını önlemek için, ortaya çıkan yolsuzluk ve rüşvet pisliklerini konuşan herkesi "Aydın Doğan'a ve Deniz Baykal'a destek veriyorlar" diye takdim etmeye çalışıyorlar. Buradaki maksatları doğruları hedefinden saptırmak ve bu isimler üzerinden dikkat oluşturarak, AKP'nin içine düştüğü batağı göstermemek…

Deniz Feneri tarihin en büyük yolsuzluğu olarak Alman Savcıları tarafından hazırlanan iddianameye konu oluyor, bazı AKP yalakaları da bu yolsuzluk pisliğini soran herkesi, "şu isme, bu isme destek veriyorlar" diye etkisiz hale getirmeye çalışıyorlar…

Şu ismi, bu ismi bırakın da bu kadar yolsuzluk ve rüşvet pisliğinin hesabını verin ve hesabının sorulmasına destek olun…

Müslümanlığa yakışan bir tane davranışınızı görmedik, "en iyi Müslüman" pozları vererek gezdiniz, vatanı karış karış tüm değerleri ile sattınız "En iyi milliyetçi biziz" diye ahkâm kestiniz, bulaşmadığınız rüşvet, yolsuzluk, hırsızlık kalmadı "En iyi dürüst biziz" diyerek gerçek dürüstleri aşağıladınız… Maskeniz bu günlerde tam manası ile düştü… Gerçek yüzünüz tüm çıplaklığı ile göründü. Bundan sonrası bu halkın bileceği iştir. Bunlar bu yaptıklarının bedelini ilk seçimlerde ödemelidirler. Yok, eğer bunca yaşanana rağmen bu toplum bunlara sahip çıkmayı sürdürecekse bizim de bunlara söyleyecek sözümüz olmaz…

Devletin imkânları ile oluşturdukları yandaş medya, toplumun gerçekleri öğrenmesini engellemek için yine büyük bir çabaya girmiş görünmektedir.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Aydın Doğan'la kavgaya tutuştuğu ilk gün çok ilginç ve ilginç olduğu kadar gerçeklerle alakası olmayan şu sözleri sarf etmişti: Çünkü senin maaşlı köşe yazarların var, silahşorların var. Benim o kadar köşe yazarım, silahşörüm yok. Milletim bunu görüyor."

Bu sözleri diyen Recep Tayyip Erdoğan, neredeyse Türk medyasının %70'ni kontrol altında tutan, çoğunu direkt yandaşı yapan, yapamadıklarını da terbiye eden bir anlayış ve uygulama sahibi iken göz göre göre halkı aldatmaktadır. Damadının patronuna devletin kredisi ile televizyon ve gazete almasını sağlayacak kadar yandaş medya oluşturma heveslisi olan Recep Tayyip Erdoğan, Aydın Doğan kavgasında bile "Küçük Emrah filmindeki" modellere uygun acındırma tarzını sürdürmüştür. Halkı da kandıran ve aldatmaya çalışan tarz budur. Her olayda suçlu olsa bile, bu tarz ile halkın duygularını sömürmektedirler.

Velhasılı kelam AKP iktidarında tuz bile kokmuştur. AKP'nin yolsuzluk ve rüşvete bulaşma olayları bırakın Türkiye'yi, dünyayı sarmıştır.

Kimsenin artık AKP'yi savunacak haklı gerekçesi kalmamıştır. Batağa saplanan AKP, milleti de batağa tam saplamadan toplum kendi iradesini ayağa kaldırmalıdır.

Bu toplum en kısa zamanda kul hakkı yediklerinden dolayı cenazesi bile kılınmayacak halde olanları "En iyi Müslüman" olarak görme huyundan bir an önce vazgeçmelidir. İşte Türkiye, bu kadar illetten işte o gün kurtulacaktır.
Makaleyi Hemen Yorumla