ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
"GÜVEN DUYMAK" NE DEMEKTİR? / Yıldıray Çiçek 6220 okunma - 18-Eylül-2008 Persembe
Geçtiğimiz hafta AKP'ye yakınlığı ile bilinen bir araştırma şirketi bir anket sonucu açıkladı. Bu ankette her sonuç doğal olarak AKP'nin lehine çıkartılmış… Orada dikkatimi en çok, bundan önce de birçok ankette olduğu gibi, liderlere bakış açısını soran anket çekti. "Mevcut siyasi parti liderleri arasında en güvendiğiniz lider hangisidir?" sorusuna ankete katılanların yüzde 51.9'ü AKP-Erdoğan cevabını verirken, Deniz Baykal ve Devlet Bahçeli yüzde 4.2'şer oranlarla ikinci ve üçüncü sırada yer almışlar…

Toplumun 'güven duyma' algılamasında bir anlaşılmazlık olduğu muhakkak… Yada neye göre güven duyulması gerektiğini tekrar tekrar sorgulamak gerekiyor…

Şimdi bir ankette Recep Tayyip Erdoğan gibi birine duyulan güven yüzde 51.9 çıkarken, Devlet Bahçeli gibi dürüstlüklerin toplamı olan güveni her manada yansıtan bir lider yüzde 4.2 olarak sonuca yansıyorsa, güven kavramını tekrar rayına oturtmak gerekiyor. Ve hatta siyasi duruşu ile AKP'ye sürekli oy kazandıran Deniz Baykal bile birçok konuda bunlardan daha dürüst iken bu sonuçlar sağlıklı bir düşüncenin ürünü değildir.

Fakat bu anketlerde çıkan sonuçlara şaşırmıyorum. Çünkü her ne kadar şüpheli ve şaibeli görsem de ülkenin başında %47 gibi resmi olarak açıklanan oy sahibi bir iktidar vardır…

Benim en çok şaşırdığım, güven veren liderin karşılığı asla Recep Tayyip Erdoğan olamayacağıdır. "Güven vermek" denilince akla gelmesi ve tescillenmesi gereken nedir, bunu sorgulayalım gelin hep beraber…

Recep Tayyip Erdoğan'ı yücelten çevreler İslam dinini ölçü alarak, ona haksız yere bir takım sıfatlar vermeye çalışıyorlar…

O zaman biz de İslam peygamberinin bir sözünü ölçü alarak güvenilen insan tarifini yapmaya çalışalım…

Hz.Muhammed(s.a.v) Müslüman insanı şöyle tarif eder: "Müslüman, müslümanların elinden ve dilinden güvende oldukları kimsedir." (Müslim, 1. Kitabu'l-İman, Bab: 14, H.No: 41)

AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Lideri Devlet Bahçeli hangi konularda güven veriyor yada vermiyor? Hiç derin düşünmeye gerek yok, yüzeysel ilk bakışta bile herkes bunun cevabını bulabilir, görebilir…

Mesela Recep Tayyip Erdoğan, hangi konuda güven veriyor? Vatan sevgisinde, millet bütünlüğünü korumada, devlet adamlığı, bilgisi, seviyesi, donanımı, kul hakkını koruma, yetim hakkına sahip çıkma, yolsuzluklarla mücadele, devletin imkânları ile milletin malını yandaşlara ve yabancılara peşkeş çektirmeme, devleti tavizsiz ve şeffaf yönetme konusunda, siyasi dürüstlük, sözlerine güvenirlik hususunda, hainlere ders verme kararlılığında, halkın çeşitli kesimlerine hakaret etmeme ve aşağılamama konusunda, milli ve manevi değerleri koruma ve yaşatma konusunda, ABD ve AB hedeflerine hizmet etmeme, Türkiye'nin onurunu ve bağımsızlığını koruma konusunda vb. birçok ana başlığın hangisinde güven duyabiliyorsunuz da, birçok ankette "en güvenilir lider" olarak karşımıza Recep Tayyip Erdoğan çıkartılabiliyor? Bu konularda zerre kadar güven duyulmayacak biri varsa o da Tayyip Erdoğan'dır.

Diğer bir soru da şu. Bu ana başlıkların hangisinde MHP Lideri Devlet Bahçeli'ye güven duyamayız da, anketlerde böyle bir tuhaf ve tezat sonuçlar ortaya çıkıyor?

"Maaşımla geçinemiyorum, çocuklarımı burslu okutuyorum" dedikten 2 yıl sonra oğluna trilyonluk "Gemicik" aldığı için mi en güvenilir lider?

Başta İstanbul Belediyesindeki yolsuzluk iddiaları olmak üzere, yargılandığı tüm davalardan dokunulmazlık zırhına girerek kurtulduğu için mi en güvenilir lider?

Damadının şirketi için yurtdışında ve yurt içinde bir "iş bağlayıcı" olarak gayret ettiği için mi en güvenilir lider?

Şehidimize "Kelle", Katile "Sayın Öcalan" dediği için mi en güvenilir lider?

1,5 milyon Müslüman katleden, başta Hz. Ali'nin türbesi olmak üzere camilerimizi yakan- yıkan kâfirlere "Duacıyım" dediği için mi en güvenilir lider?

Peygamber efendimize hakaret eden Papazı uçağının kapısında karşıladığı için mi en güvenilir lider?

Bu örnekler, zihinleri harekete geçirsin diye verdiğimiz birkaç örnektir.

Toplumda siyasi ilke ve dürüstlük niçin cezalandırılır hale gelmiştir? Toplum, ülke yönetiminde yetki verdiklerine niçin bu manada dikkat etmemektedir?

Milli olan her şeyle kavga ve mücadele edenleri "En milliyetçi", İslam düşmanlarına hizmet eden ve İslama yakışmayan her şeyi yapanları "En İslamcı ve dindar",yetim hakkı ve kul hakkı yiyenleri "En dürüst" olarak gören bir toplumla yüz yüzeyiz sanki… AKP, böyle bir toplumu kendi çıkarları için çok iyi kullanmaktadır. Toplumun bunları böyle görmesini sağlayacak etkenleri de, özellikle medya alanında çok iyi düzenlemiş bir siyasi iktidarla karşı karşıyayız.

Hal böyle olunca toplumla-siyasi iktidar arasında bir uyum kendiliğinden oluşmaktadır.

İktidar, var olan siyasi karakterini yansıtıyor, kutsal değerleri siyasi menfaatleri için maske olarak kullanıyor, toplum bilinçlenerek kendini bu anlayışa alet etmemelidir.

Dürüst olmayıp, dürüst görünmeye çalışanlara değil, gerçek dürüstlere sahip çıkmak toplumun önceliği olmalıdır.

Güven duyulacağa yetki vermeyip, güven duyulmayacağa yetki verip, sonra ağlamak-sızlanmak toplumun kaderi olmamalıdır.

Velhasıl, hormonlu-hormonsuz anketlerde "En güvenilen lider" çıkan Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasette olumlu bir tane özelliğini söyleyin… İlk seçimlerde biz de oyumuzu ona verelim…

Hodri meydan…
Makaleyi Hemen Yorumla