ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
AMPUL IŞIĞINDA ZENGİN OLANLAR / Yıldıray Çiçek 17213 okunma - 25-Eylül-2008 Persembe
AKP kongrelerinde hala Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik "Türkiye seninle gurur duyuyor" sloganları atılıyor… Aslında o slogan "AKP seninle gurur duyuyor" şeklinde değiştirilmelidir. Çünkü o, AKP felsefesine uygun olarak yolsuzluklara bulaşan AKP'lileri korumak için, büyük bir savaş vermektedir. Türkiye'nin değil, AKP'nin gurur duyacağı davranışları sergilemektedir.

"AKP'de hırsızlık var" diyenleri kapının önüne koyuyor, hırsızlıkları eleştiren AKP medyası içindeki yazarların kalemini, köşesini bile elinden alıyor. Ya rüşvet alanlar, ya yolsuzluk yapanlar ne oluyor? AKP içinde baş tacı oluyor…

Daha dün açlıktan nefesi kokanlar, bugün AKP iktidarında, Türkiye'nin sayılı zenginlerine dönüşmüşlerdir.

Para kazanmak bunlar için asıl amaç, devletin tüm imkânlarını ve halkın dini duyguları kullanmak en büyük araçtır.

Din-iman kavramlarını kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en rezil, en ahlaksız, en kokuşmuş yönetim sistemini kurmuşlardır.

Makamlarını korumak, mevkilerini kaybetmemek ve saltanatlarını sürdürmek için her yolu deneyen siyasi bir iktidar, Türk milletinin başına musallat olmuştur.

Bu manzarayı da Türk milleti maalesef kendisi yaratmıştır.

"Türkiye seninle gurur duyuyor" sloganları halen atılmaya devam ediliyorsa, mesele AKP'nin yolsuzluklara bulaşması değil, yolsuzlukları, hırsızlıkları onaylayan bir toplumun varlığının söz konusu olmasıdır.

Bu siyasi iktidarın duyarlı, hassasiyet sahibi bir toplumda "Türkiye seninle gurur duyuyor" sloganının muhataplığını yaşayacağı bir tane özellik gösterin, o gururu bizlerde duyalım… Yok, hiç kimse gösteremez…

AKP, toplumu kendi felsefesine göre dönüştürmüştür. O yüzden böyle bir destek oluşabilmektedir.

Şaban Dişli, Deniz Feneri gibi rüşvet ve yolsuzluk olayları bu olumsuz yönde dönüşen toplumun uyanmasına vesile olmazsa zaten hiç bir şey olmaz.

Türkiye'nin başında "İslamcı, dindar" diye tanımlanacak bir iktidar yoktur. Türkiye'nin başında İslama aykırı ne kadar rezillik varsa yapan bir yapı vardır. Onların dini-imanı dünde para idi, bugünde… Değişen hiç birşey yok…

Aldatılan, kandırılan toplumda bunların bu özelliklerine bilmeyerek destek vermektedir. Bilerek destek verenlerde zaten yaşanan rezilliklerden haz duyan insanlardır.

'Yetim hakkı yiyeni barındırmayacağız' diyerek kürsülerden ahkâm kesenler, Türkiye'de yenmedik yetim hakkı bırakmamışlardır.

Haçlı projelere hizmet eden bu sözde dindarlar, bu sözde İslamcılar hiç bilmiyorlar mı, Kur'an-ı Kerim'de, kul hakkı noktasında birçok örnek ve uyarı sonrası Kul hakkı için "İşte bu Allah'ın hudududur, onu tecavüz etmeyin." mealinde İlâhî ikazlar vardır. Demek ki, kul hakkını çiğnemek, Allah'ın hududuna tecavüz olarak kabul ediliyor.

Bu yetim hakkı yiyen, kul hakkı yiyen AKP'liler hangi yüzle Allah'ın huzuruna çıkacaktır?

Kürsülerden, televizyon ekranlarından insanları çeşitli maskeler takarak kandırmak kolay, ya Allah'ı nasıl kandıracaksınız?

Bu toplumu "Biz dindarız, biz İslamcıyız" diye yıllardır soyup-soğana çevirdiler, şimdi ise tutundukları iktidarlarında, Türk-İslam düşmanlarına hizmet ediyorlar.

Şair-yazar İsmet Özel'in çok şahane bir sözü vardı. Bu sözü ben yazılarımda defalarca kullandım…

Ne diyordu İsmet Özel: Titiz olmak ahlaklı olmayı gerektirir. Bugün AKP'li olmak o titizliği kaybetmektir.

Mesele siyasi rant, ideolojik kazanım değil, mesele toplumsal ahlakın ne halde olduğunu sorgulamak olmalıdır.

Bu Türkiye AKP'ye benzer çok iktidar gördü ama şimdi isimleri unutulma noktasına geldi. AKP bugün var, yarın yok… Ama Türkiye kıyamete kadar var olacağı için geride ahlakını, değerlerini, ölçülerini kaybetmiş bir toplum bırakmaması için AKP'ye dur demek lazımdır.

Yıllardır anlatmaya çalıştığımız AKP'nin gerçek yüzü tamamen ortaya çıktı, bu saatten sonra bir daha bunları anlatmak için ne yapalım?

Son bir ay içinde AKP kendi kimliğini tamamen ortaya koymadı mı?
Makaleyi Hemen Yorumla