ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
ÂLEM FAŞİST GÖRSÜN… / Yıldıray Çiçek 23036 okunma - 28-Subat-2010 Pazar
TBMM’nde MHP ve AKP arasında yaşanan olaylardan sonra AKP yandaşı medya ve hükümetin gazabından korkan diğer medya kuruluşları yaşanan olayları MHP’nin üzerine yıkma seferberliği başlatmıştı.

MHP Lideri Devlet Bahçeli de bu seferberlik karşısında iftiraya dayalı ve objektif olmayan yayın politikası ile haksız bir biçimde MHP’ye saldıran ve AKP iktidarını korumaya çalışan medya kuruluşlarının patronlarını isim vererek basın ahlakına uygun davranmaları noktasında “Söz konusu olan medya temsilcilerinin gerçeğe aykırı ve ahlaken sorunlu yayınlarının devamı halinde, aziz milletimiz bunları affetmeyecek ve milliyetçi -ülkücü irade ise bu ahlaksızlığı asla unutmayacaktır.” şeklinde uyarmıştı.

Özellikle AKP yandaşı medya MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin bu haklı uyarısını tehdit mesajı gibi gösterme yarışına girmiş, Recep Tayyip Erdoğan’da “Medya'yı tehdit ediyor, işte faşizm bu” şeklinde kendince pozisyon almış ve bu uyarıyı siyasi malzeme olarak kullanmaya çalışmıştı.

İşine gelmeyen yayın politikası yapan medyayı tehdit etme, sindirme, ürkütme konusunda uzman olan ve kendi iktidarında adeta bu konuda sistemli bir çalışma metodu uygulayan Recep Tayyip Erdoğan’ın, MHP’yi medyayı uyarmasından dolayı ‘faşistlikle’ suçlaması siyasi komediden başka bir şey değildir.

MHP’yi ‘faşistlikle’ suçlayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan medya konusundaki faşizm barındıran düşüncelerine bir yenisini daha ekleyerek, medya patronlarını kendi istediği şekilde yazmayan köşe yazarları konusunda “Ben bu yazıları yazan gazetelerin patronlarına sesleniyorum; 'Ne yapayım, hâkim olamıyorum' diyemezsin. Sen maaşını veriyorsun. Bir taraftan gelip hükümete vuracaksın, bir yandan da köşe yazarlarına sahip olamayacaksın. Bu noktada ben uyarımı yapmak zorundayım. Bu ülkeyi germeye de hakları yok. Bir ülkenin yönetiminde bu tür anlayışların yeri olamaz. Herkes fikrini söyler ama o insanlara da o kalemi teslim edenler, 'Kusura bakma kardeşim, bu dükkânda sana yer yok' demeli.” (26.2.2010) şeklinde baskı altına almaya çalışmıştır.

AKP iktidarının uygulamalarını eleştiren hangi köşe yazarı ve medya organı varsa Başbakan ve hükümeti onlardan rahatsızdır. AKP iktidarı muhalif kalemleri susturmak için ellerinden gelen her yolu denemektedir.

Bir başbakan kendisini ve partisinin politikasını eleştiriyor diye medya patronlarına köşe yazarlarını kovma çağrısında bulunuyor ve beni şimdi dinlemezsen sonra başına geleceklerden dolayı ‘feryat etme’ şeklinde açıkça tehdit ediyor.

Başbakan medya patronlarını tehdit etme ve uygulamasını gösterme konusunda sicili bir hayli kabarıktır.

Aydın Doğan’a da “Sana bir hafta süre tanıyorum” diye tehdit etmesi ve devletin gücünü kullanarak, Doğan Grubunu sindirmeye çalışması daha tazeliğini korumaktadır.

AKP’ye muhalefet yapan dört televizyon kanalının sahiplerinin de cezaevinde olması bir tesadüf olmasa gerek…

AKP’nin kendi yandaş medyası içinde bile eleştiriye tahammülü yoktur.

Hatırlarsanız Ahmet Taşgetiren AKP’nin adeta resmi yayın organı olan Yeni Şafak gazetesinde yazarken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Türkiye’de Kürt Sorunu vardır’ şeklinde saçtığı incileri eleştirdiği için yazısı sansüre uğramış ve daha sonra gazeteden ayrılmak durumunda kalmıştı.

AKP ne olursa olsun sürekli övülmek ve haklı görülmek istemektedir.

AKP’nin tek hedefi sadece kendinden yana olan, ülkedeki gelişmeleri gerçekle bağdaşmayan ama işlerine geldiği gibi topluma sunan, tek sesli bir medya oluşturmaktır.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan beğenmediği köşe yazarlarının patronlar tarafından kovulması çağrısı yapıyor, utanmasa her gazeteye şunlar yazabilir, bunlar yazamaz diye yazar sicil listesi gönderecek…

Medya üzerinde korku ve baskı imparatorluğu kuran Recep Tayyip Erdoğan’ın kendi tüm uygulama ve düşünceleri ortada iken, ona rağmen demokrasi içinde uyarma hakkını kullanan MHP’yi kendi suçunu bastırmak için ‘faşistlikle suçlamasını’ tüm bu özetlediğimiz manzara içinde
değerlendirmenizi istiyorum.

Recep Tayyip Erdoğan’ın kurduğu baskı, gerçekleştirdiği uygulamaları ile basın özgürlüğünü ortadan kaldıran başlıca tehdit olmuştur. Bu tehdit yüzünden Türk milletinin gerçek bilgilere ulaşma noktasında iletişim kanalları tıkanmaktadır.

İktidar gücü ile devletin imkânlarını birleştirip, faşist duygularını harekete geçirerek medyanın yüzde 70’ni yandaş hale getiren Recep Tayyip Erdoğan, kalan yüzde 30’u da ele geçiremezse rahat edemeyeceği anlaşılıyor.

Ele geçirilen ve yandaş kalıbına sokulan medyadaki birçok kalem MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin basın ahlakına ve objektifliğine uyulması konusunda yaptığı uyarıyı, AKP’nin siyasi menfaatlerine yol açmak için yerden yere vurmuştu, ama aynı kişiler geçtiğimiz günlerde Recep Tayyip Erdoğan’ın medya patronlarına beğenmediği yazarlar konusunda yapmış olduğu ‘yazarları kovun’ çağrısı karşısında adeta 3 maymunu oynamaktadırlar.

AKP yandaşı medya içinde tepki gösteren 4-5 yazarda var tabi. AKP’ye yaranmak adına MHP’ye basın özgürlüğü ve demokrasi adına nutuklar atıyorlardı, nutuklarının sesi daha kaybolmadan Recep Tayyip Erdoğan faşist yüzünü bir kez daha gösterince, bunlarda dostlar alış-verişte görsün misali cılız tepkilerini gösteriyorlar… Ama ne diyelim yine de biraz utanma duygusu taşıyorlarmış…

AKP iktidarı günden güne halk desteğini kaybediyor, kaybettikçe de kendisini eleştiren herkese karşı daha saldırgan olmaktadır. Bundan sonrada bu saldırganlığın en büyük payını da ele geçirilemeyen medyanın yüzde 30’u alacaktır.

Recep Tayyip Erdoğan medya patronlarına “yazarları kov” çağrıları yapmaya başladıysa, AKP’nin önümüzdeki günlerde medya üzerindeki baskısı artacak demektir.

AKP, iktidar koltuğunu koruyabilmek için faşizmin her yolunu uygulamaya kararlı görünmektedir.AKP’nin faşizmi en başarılı bir şekilde uyguladığı alan medyadır.Recep Tayyip Erdoğan’da bu alanda ’alem faşist görsün’ diye elinden geleni yapmaktadır.

Recep Tayyip Erdoğan’ın uyguladığı faşizm ama halkı kandırmak için demokrasiyi ağzından düşürmüyor.

Bazı medya kuruluşlarını uyardı diye MHP’ye faşist suçlaması yapan Recep Tayyip Erdoğan kendisine hangi sıfatı uygun görüyor acaba?

Medya medya olalı bu kadar zulüm uygulayan, zalim bir yönetim anlayışı görmedi çünkü…
Makaleyi Hemen Yorumla