ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
ÜLKÜCÜLER ÜZERİNDE (FİTNE AÇILIMI) / Yıldıray Çiçek 23016 okunma - 15-Eylül-2010 Çarsamba
PKK açılımı başladığı dönemde ve referandum sürecinde AKP tarafından piyasaya sürülen bir takım kişiler, yine AKP tarafından piyasada tutulmaya devam ediliyor. PKK açılımı yapıp Habur’da PKK’lıları kahraman gibi karşılayan, Alevi Açılımı yapıp miting meydanlarında ve yandaş medya üzerinden Alevi düşmanlığı yapan AKP, son zamanlarda da bir “Ülkücü Açılımı” yapmaya çalışıyor. Kiminle yapıyor MHP ve Ülkücü Hareketle hiçbir bağı kalmayan kişilerle. Ülkücülere bugüne kadar “Terörist, köpekçi, mafya bozuntusu, eli-kanlı insan bozmaları, kafatasçı, ırkçı, it-kopuk, kandan beslenenler” gibi yakışıksız kelimelerle hitap edenler, referandum sürecinde “Bağımsız Ülkücü Kardeşlerim” diye tanımlar kullanmaya başladı. Ülkücülere yakışıksız ifadelerin çoğunu da söyleyen aynı kişi , “Bağımsız Ülkücü Kardeşlerim” diyende aynı kişidir. Kimdir bu kişi? Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dan başkası değildir…

MHP ve Ülkücü Harekete bağlı hiçbir yanı kalmayan ama bugün Recep Tayyip Erdoğan’ın ve AKP’nin genel politikalarına bağımlı hale gelenler, sırf MHP ve Ülkücü Hareket üzerindeki propaganda operasyonlarında kullanılmak için “Bağımsız Ülkücü” etiketi ile yandaş medyada sergilenmeye devam ediliyor. Başbakanın, miting meydanlarında ve referandum sonrasında yaptığı konuşmayla “Bağımsız Ülkücü” adını verdiği fitneci kadroyu diri tutma çabasında olduğu görülmektedir.

AKP’nin yapmaya çalıştığının ana muhtevası Ülkücü Hareket üzerinde “Fitne Açılımı”dır. Başbakan her açılımda olduğu gibi bu açılımın da başlıca mimarıdır.

Bu “Fitne Açılımında” kullanılanlar ne yaparsa yapsınlar, MHP’nin haklılığı referandum sonuçlarının açıklandığı akşam anlaşılmıştır. Referandum sonucunu Türkiye’de kutlayan tek parti BDP’dir.

Recep Tayyip Erdoğan’ın “Anayasa değişikliği sürecini de Milli Birlik ve Kardeşlik Projesinin (Kürt Açılımı, PKK açılımı) önemli bir adımı olarak da değerlendiriyoruz. Bununla orada uzun vadede atacağımız adımların önü açılıyor.'' şeklinde itiraf ettiği durum, PKK’nın Kandil Dağı’nda, BDP’nin Diyarbakır meydanlarında çektiği halayların ana sebebidir. Referandum sürecinde başlayan “Özerklik, Federasyon, Eyalet, Kürdistan” tartışmaları, referandum sonucunda adeta uygulama alanında konuşulmaktadır.

Recep Tayyip Erdoğan’ın damarlarını patlatacak derecede Diyarbakır mitinginde haykırdığı “Yani şimdi kapıyı açıyoruz, kapıyı.” ifadesi ile gelişmelere baktığımızda, o kapıdan PKK ve onun siyasi taşeronu BDP’nin gireceğini rahatlıkla görmekteyiz.

MHP işte bu ilişkiyi deşifre etmektedir. İşte onun için MHP üzerinde Recep Tayyip Erdoğan “Fitne Açılımı” yapmaya çalışmaktadır. Onun için Ramiz Ongun, Mustafa Çalık, Orhan Bıçakçıoğlu gibi düşünce ve fikir rahatsızlığı yaşayanları televizyon ekranlarından, gazete köşelerinden kullanmaya çalışmaktadırlar. Ramiz Ongun, Orhan Bıçakçıoğlu neyse de Mustafa Çalık’ı milliyetçi bir Aydın sanıyordum. Oysa o da “Oturduğu ahır sekisi, çağırdığı İstanbul türküsü.” atasözünün muhatabı çıktı. Katıldığı televizyon programlarındaki çiğlik, hiçlik arasında kalmış karakter yansıması, ağzından hakaretlerin eksik olmadığı Mustafa Çalık profili, Ülkücü Hareket üzerinde “Fitne Açılımı” yapan Recep Tayyip Erdoğan’ın mutluluğu olmaktadır.

Hayatı boyunca Türk milliyetçiliğine ve Ülkücü Harekete düşmanlık yapmış Recep Tayyip Erdoğan’ın “Açılımlarını ve Anayasa Değişikliğini” savunmak adına Ülkücülere, MHP yöneticilerine küfürler, hakaretler etmek Mustafa Çalık’ın ayıbıdır. Bu ayrıca onun için utanç olmalıdır. Tedaviye muhtaç bir beden taşıdığını Türkiye’ye göstermiştir.

Recep Tayyip Erdoğan’ın “Fitne Açılımındaki “ bir diğer gözdesi Orhan Bıçakçıoğlu isimli şahıstır. Mübarek adam, AKP medyasında oradan oraya koşturuyor. AKP iktidarında her gün Türklüğe saldırılar gerçekleşiyor, Türk milliyetçiliği aşağılanıyor, milli değerler yıpratılıyor. Bu Orhan Bıçakçıoğlu’nu bu konularda konuşurken gören olmuş mudur? Olmaz, olması mümkün değil. Kapasitesi, fikir kalitesi zaten Türk milliyetçiliğini taşımaya müsait değildir. AKP’nin gazetelerinde MHP’ye yaptığı suçlamalara ve Türk milliyetçiliği düşmanı AKP’ye yönelik hiç yapmadığı suçlamalara baktığımızda, bunu rahatlıkla anlayabiliyoruz.

Gelelim hayatı Türk milliyetçileri arasında bozgunculukla geçmiş, 12 Eylül 1980 ihtilalinden sonra yurt dışına giden, gittiği yerlerde Alparslan Türkeş düşmanlığı ve teşkilat bozgunculuğu yapan ve MHP’ye 17 yıl sonra dönen ve Başbuğ Alparslan Türkeş’in vefatından sonra MHP Genel Başkan Adayı olan, daha sonra1999 yılında gerçekleşen genel seçimlerde temayül yoklamasında Adana’dan 4. sıra MHP milletvekili olan ve “seçilemem” diyerek adaylıktan ayrılacak kadar nefsine esir düşen Ramiz Ongun’un siyasi portresi zikzaklarla doludur. Nefsine yenik düşmese, adaylık sıralamasında yerinde dursa o seçimlerde 5 milletvekili çıkarmıştı MHP.

Ama bozgunculuk ruhuna işlediği için, yerinde duramıyor. Hep birliği bozan, hep bütünlüğe darbe vuran olmayı tercih ediyor.

Artık her gün AKP medyasında göreceğimiz bozguncu Ramiz Ongun, Bugün Gazetesi’nde yine vazife başında görüldü ve demiş ki: “MHP bindiği dalı kesti”.

Siyasi vizyon ve çapı olmayan Ramiz Ongun, diyelim ki MHP bindiği dalı kesmiş olsun, Türkiye hangi dalını kesti acaba? Bunu kestirebilecek zeka var mı sende?

“Solun peşinden gitmenin tarihi bir hata olduğunu” söyleyerek MHP’yi eleştiren Ramiz Ongun sen bir Yörük Türkmen mi, yoksa Barzani’nin peşmergesi misin ki, AKP Grup Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı “Anayasayı değiştireceğiz ve vatandaşlıktaki Türklük tanımını kaldıracağız. Yoksa demokratikleşmeyi yapamayız.” dediği halde AKP’nin peşinden gitme ihanetini sergiliyorsun?

MHP kendi siyasi düşüncesi ve misyonu gereği AKP’nin Kürt Açılımı (PKK açılımı) için yaptığı Anayasa Değişikliğine karşı çıkmıştır. Senin derdin-amacın MHP düşmanlığı olduğu için idrak edemezsin. Hayır cephesinde bize bir tane “Türkiye bölünsün” diyen kişiyi göstermen mümkün değildir.

Bozguncular kralı Ramiz Ongun, senin peşine takıldığın kişilere şöyle bir göz atalım mı?

Türkiye’yi bölmeye çalışanlara yol açan AKP, güçlü olduğu yerlerde “Evet” oylarının rekor kırmasını sağlayan BDP, PKK’nın kapatılan partisi HEP’in eski Genel Başkanı Fehmi Işıklar, Türkiye Kürdistan’ı Sosyalist Partisi (PSK) kurucusu Kemal Burkay, PKK konsercisi Şivan Perver, Apo posterleri önünde PKK’lılara "Vallah ben Apo'yu özledim. Dostlar ben Apo'yu özledim" şarkıları söyleyen Ahmet Kaya’nın eşi Gülten Kaya, PKK’nın kapatılan partisi HADEP’te Genel Başkan Yardımcılığı yapan, aynı zamanda Recep Tayyip Erdoğan’a da danışmanlık yapmış olan Mehmet Metiner, Barzani ve Talabani çizgisini koruyarak Türkiye’de siyaset yapan HAK-PAR isimli parti, “Türkler 1 milyon Ermeni ve 30 milyon Kürt’ü kesti” yalanıyla Nobel Ödülü’nü alan yazar Orhan Pamuk,”Hayır oyu veren Ergenekoncudur” diyen BDP’li Ufuk Uras, yine Barzani ve Talabani çizgisindeki Kürtçü KADEP Genel Başkanı Şerafettin Elçi. Oral Çalışlar, Cengiz Candar, Mehmet Ali Birand, Fetullah Gülen, BDP’li Zeynep Tambay, Kürtçü Muhsin Kızılkaya, Fatma Öcalan, Osman Öcalan, Taraf Gazetesi, Devrimci Sosyalist İşçi Partisi (DSİP) ile Eşitlik ve Demokrasi Partisi, Kürtçü Ümit Fırat Ramiz Ongun’un arkadaşları.

Herhalde bu özet, kendisinin yol arkadaşlarını göstermeye yetecektir.

Kendi gittiği yola bakmadan, MHP’yi suçlamaya kalkan Ramiz Ongun,3 Kasım seçimleri sonrası AKP ve CHP’nin el ele, gönül gönüle vererek Anayasa Değişiklikleri yaptığını biliyor mu? Bu değişiklikler içinde Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi yasağının kaldırılarak Başbakan yapıldığını biliyor mu?

Daha sonra bunu Deniz Baykal’ın "Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi yasağını kaldırmaya destek vermekle kendimle iftihar ediyorum" şeklinde övgü meselesi yaptığından haberdar mı?

MHP bugüne kadar hangi siyasi menfaatleri için CHP ile yola çıkmıştır. MHP referandumda kendi siyasi duruşunu sergilerken, CHP’de kendine ait gerekçelerle “Hayır” safında yer alıyorsa bunu bir suçlama olarak göstermek insanın zekâsını tartışmaya açtırmaz mı?

Ramiz Ongun’a daha önceki yazılarımızda da sorduk..Türklüğe karşı savaş açmış AKP’ye karşı Türk milliyetçisi-Ülkücü gibi bir duruşunu gören olmuş mudur?
AKP CHP’nin, CHP AKP’nin peşine takılıp Recep Tayyip Erdoğan gibi birinin siyasi yasağını kaldırdığında Ramiz Ongun’dan AKP CHP’nin peşinden siyasi menfaatleri için koşuyor diye bir açıklamasını duyan olmuş mudur?

Şimdi kimlerle yol arkadaşlığı yaptığı ortada olan Ramiz Ongun’un, AKP’nin medya kucağına oturup MHP’ye akıldan, mantıktan ve vicdandan yoksun saldırılar gerçekleştirmesi, kendisinin siyasi zavallılığı olarak tarihe geçmiştir. Siyasi tarihi zikzaklarla dolu olan, fikri tutarlılığı olmayan Ramiz Ongun’a yakışanda zaten budur.

Recep Tayyip Erdoğan’ın Ülkücüler üzerinde gerçekleştirmeye çalıştığı “Fitne Açılımında” figüran olmanın mutluluğu ona oldukça yakıştı…

Utanç verici utanç..Değil mi çok büyük dava adamı (!) Ramiz Ongun?
Makaleyi Hemen Yorumla