ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
PROVOKATÖR, PROVOKASYON İÇİN ÇIRPINIYOR! / Yıldıray Çiçek 22216 okunma - 23-Aralik-2010 Persembe
1978′deki Maraş olaylarının 32. yıldönümünde yine provokatörler Kahramanmaraş sokaklarında sahne aldı.

Maraş olaylarının yıldönümünde bazı derneklerin 32 yıl sonra ilk defa düzenlediği anma etkinliğinde yaşananlara bakıldığında tam bir provokasyona zemin hazırlıkları yapılır gibiydi. 32 yıldır yapılmayan anma etkinliğinin ilk defa düzenlenmesi, MHP ve Ülkü Ocakları ile hiçbir bağlantısı olmayan kişilerin Ülkücülere ait sembolleri kullanarak protesto yürüyüşü yapması, Maraş olayları ile ilgili olarak adı anılan Ökkeş Şendiller’in kalabalık bir grupla birlikte balkondan anma etkinliğini ve protesto gösterilerini izlemesi, provokasyon ateşi yakmak isteyenlere kıvılcım yaratacak nitelikteki fotoğraf kareleriydi.

Emniyet güçlerinin yerinde müdahalesi ve MHP’li yöneticilerin sağduyulu girişimleri sayesinde tezgâhlanan karanlık senaryo hayata geçirilmeden bitirildi. Anma etkinliğini vesile kılarak, Alevilerle-Ülkücüleri karşı karşıya getirmek için bir plan yapıldığı ortadadır. MHP ve Ülkü Ocakları teşkilatının hiçbir şekilde olmadığı protesto gösterisinde “Bozkurt” yaparak yürüyen kişiler kimlerdir, bunları kim organize etmiştir? Devletin yetkili birimleri bunu deşifre etmelidir.

MHP’nin başında toplumsal her türlü çatışmaya, kutuplaşmaya karşı çıkan ve Aleviler konusunda oldukça hassas davranan Devlet Bahçeli gibi bir lider varken, zaten yapılan protesto gösterilerinin çok net bir karanlık bir oyun olduğu herkes tarafından anlaşılmaktadır.

Kahramanmaraş’ta meydana gelen olaylar, yaklaşan seçimler öncesinde her zaman olduğu gibi, MHP ve Ülkücüler üzerinde oynanacak oyunların ısınma hareketleri idi. MHP ve Ülkücü Hareketle bir bağı ve bağlantısı olmayan kişilerden oluşan kalabalıkların Alevilerin düzenlediği anma etkinliğine yönelik saldırı girişimleri, MHP ve Ülkücüler üzerine yıkılmak istenen senaryonun bir parçasıdır.

Anma etkinliklerinde meydana gelen ve gelebilecek olayların önünde MHP Kahramanmaraş İl Başkanlığının ve Ülkü Ocakları yöneticilerinin sağduyuyu çelik bir irade ile göstermesi, bu girişimlere bir darbe olmuştur.

1978′de meydana gelen Maraş olaylarında olduğu gibi, olayların 32. yıldönümünde de meydana gelenleri provokasyon dışında bir şeyle izah etmek mümkün değildir. Tarihte yaşananlar acı bir hatıra iken, o acıları tekrar etmek isteyenler, bu ülkenin acılar yaratmaktan beslenen sırtlanlarıdır.

Bu sırtlanların, hep Türk-Kürt, Laik-Anti-laik, Alevi-Sünni gibi ayrışmalar yaratarak, toplumda çatışma meydana getirmeye çalıştığını öteden beri izlemekteyiz. Bu ayrıştırma konusunda çok büyük etki yaratmasalar da, acı izler bırakmışlardır. Hala da etkili olabilmek için her türlü karanlık yoldan yürümeye ve eylem üretmeye devam ediyorlar.

Son yıllarda meydana gelen Danıştay saldırısı, Hrant Dink cinayeti, Türkiye’nin çeşitli illerinde meydana gelen etnik temeldeki provokasyon girişimleri, rahip ve misyoner cinayetlerinin hepsi emperyalist odakların laboratuar üretimidir.

Bu tür olayların hepsini milliyetçi çevrelere yıkmaya çalışmaları da, Türkiye’deki milliyetçi refleksi kırmaya ve milliyetçilerin hareket alanını daraltmaya yönelik gerçekleştirilmiştir.

Tarihi şanla-şerefle dolu olan ve adı Kahramanmaraş olarak belirlenmiş ilimizde bir Alevi-Sünni çatışmasının çıkmasından kimin fayda sağlayacağını anlayarak, bu ilimizde meydana gelen son olayların hangi amaca hizmet ettiğini tahlil edebilirsiniz.

32 yıldır yapılmayan anma niçin şimdi yapılmıştır ve toplanan o kalabalığı kim, nasıl yönlendirmiştir? Bu soruların cevabı her şeyi aydınlatacaktır.

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin ve Ülkü Ocakları Genel Merkezi’nin yaşanan olaylarla ilgili yapmış olduğu açıklamalar her şeyin aydınlanması için yeterli bir içerik taşımaktadır. Her MHP’li, Ülkücü seçim dönemine girdiğimiz şu süreçte çok dikkatli olmalıdır. Yaşanan ve yaşanabilecek her olayı MHP’ye, Ülkücülere bulaştırma düşüncesinde olan hareketli bir odak işbaşındadır.

Yazımızı birliğe, kardeşliğe vesile olması dileğiyle büyük Türk milliyetçisi şair merhum Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu’nun dizeleri ile bitirelim:

Ta ezelden hür milletiz,
Soyu sopu gür milletiz,
Kandan, candan bir milletiz,
Bir temel, bir duvar, bir taş
Alevî, Sünnî, Kızılbaş!
Aynı mayadan yoğrulan,
"Türk", "Türkmen" diye çağrılan,
Aynı kıbleye doğrulan,
Secdeye konan aynı baş
Alevî, Sünnî, Kızılbaş!
Dedemiz bir, torunlarız,
Dün, bugün ve yarınlarız
Yüceleriz, derinleriz...
Yunus Emre, Hacı Bektaş
Alevî, Sünnî, Kızılbaş!

Makaleyi Hemen Yorumla