ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
RAMİZ ONGUN YENİ KAPINDA, YENİ KİMLİĞİNLE KONUŞ SEN / Yıldıray Çiçek 22682 okunma - 13-Ocak-2011 Persembe


12 Eylül 2010 tarihinde gerçekleşen referandum öncesi AKP’nin kendi vitrinine çıkardığı isimlerden biri olan Ramiz Ongun, aylar sonra AKP’nin yandaş gazetelerinde yeniden manşet olmaya başlamıştır.

Önümüzdeki seçimlerde AKP’den milletvekili adayı olmasına kesin gözüyle bakılan Ramiz Ongun’un AKP tarafından kullanım alanı, MHP’ye ve Genel Başkan Devlet Bahçeli’ye saldırı ölçüsünde pirim yapmaktadır.

Referandum öncesi yaptığı açıklamalarla prim sağlayacak puanları yeterince toplayan Ramiz Ongun’un AKP tarafından ödüllendirilmesi beklenen bir gelişme olacaktır.

Parti gezmeye ve değiştirmeye alışık olan Ramiz Ongun’un AKP’deki siyasi serüveni bizi pek şaşırtmayacaktır.

Çocukluğumdan bu yana yaklaşık yirmi iki yıldır bu hareketin içinde bulunmaktayım ve birçok görevlerde bulundum. Ramiz Ongun isminin kamuoyunda hatırlandığı 5-6 süreç hatırlıyorum.

Başbuğ Alparslan Türkeş’in vefatından önce Ramiz Ongun’u 17 yıl sonra tekrar MHP’ye kabul etmesi, Başbuğ Türkeş’in vefatından sonra yapılan kongrede aday olması,18 Nisan 1999 seçimlerinde MHP’den Adana’dan 4.sıradan milletvekili adayı olması ve seçilemem diye adaylıktan ayrılması (Yerinde dursa milletvekili seçiliyordu), daha sonra 3 Kasım 2002 seçimleri sonrası MHP’de yapılan kongrede aday olması ve hakaretlerle süslediği bir konuşma yapması, daha sonra MHP’de kongre yaptırmak adına imza toplamaya kalkması ve en son da referandumda Başbakan Erdoğan’ın iftar yemeğine katılıp 12 Eylül 2010 referandumu öncesi AKP’nin siyasi maskotu haline dönüşmesi, hatırladığım ana başlıklardır.

Bu anlattığım olaylar içinde uzun aralıklar vardır. Ramiz Ongun’un tüm mücadelesi MHP’de koltuk kapmak ya da kapamamak arasında şekillenmiştir. Ramiz Ongun’un 1980 sonrası MHP’den ayrılıp yaptıklarını yazsak, sayfalar almaz herhalde…

Başbuğ Türkeş’in vefatından sonra gerçekleşen MHP kongresi öncesi Büyük Kurultay isimli gazete, manşetten kendisini “12 Eylül 1980 sonrası hareketten fiilen uzak kalışı ve yaklaşık 17 yıl sonra tekrar bütünleşmesi… Ayrılığı sırasında Almanya ve Avrupa’daki hareket ve teşkilatlanmada üstlendiği aktif olumsuzlukları… Son genel seçimlerde Adana’dan DYP içinde adaylık yarışına girmesi. Geçmişte MÇP veya MHP hakkında belirttiği olumsuz ifadeler” (23 Kasım 1997) şeklinde tarif ediyordu. Bu tarifler doğru, ama sadece çok kısa bir özettir.

Ramiz Ongun’u MHP’de bir kongre gelişmesi ya da MHP’ye zarar verilecek bir atmosfer olmadıkça, kamuoyu önünde görmeniz mümkün değildir. Türk milliyetçiliğine ve Ülkücüye yakışır bir duruşla Türk-İslam düşmanlarına karşı tepki gösterirken onu gören olmamıştır. Onun için varsa yoksa, MHP’yi ve Devlet Bahçeli’yi eleştirmek öncelikli vazifesi bulunur. Ramiz Ongun’u MHP’yi ve Sayın Devlet Bahçeli’yi eleştirdiğinin yüzde biri kadar AKP’yi ve Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştirirken bir gazetede, bir televizyonda gören olmuş mudur?

12 Eylül 2010 tarihinde gerçekleşen referandum öncesi onu derin uykusundan uyandırıp ona MHP’ye saldırma görevi verenler, Ramiz Ongun’un karakterini çok iyi bildikleri için MHP üzerindeki siyasi tezgâhlarda onu figüran yapmışlardır.

AKP’nin gazetelerinde manşet olup MHP’ye ve MHP Lideri Devlet Bahçeli’ye saldırı işini üstleniyorsa, Ramiz Ongun kimin adına çalışmaktadır? Tabii ki yeni siyasi patronu Recep Tayyip Erdoğan ve yeni siyasi çatısı AKP’ye çalışmaktadır. Referandumdan önce MHP’ye etmiş olduğu hakaretleri hatırlıyorsunuz değil mi? O zaman da ona gereken cevabı bu köşeden vermiştim.

MHP yönetimine “Daltonlar” diye hakaret edeceksin ve AKP’nin siyasi menfaatlerine hizmet etmek için referandumda çırpınacaksın. Bunun üzerine MHP seni parti disiplin kuruluna ihraç etmek için sevk edince, feryat edecek ve AKP’nin yandaş medyasının manşetlerinden yine MHP’ye saldıracaksın…

Bu normal ve sağlıklı bir ruh hali değildir.

AKP’nin “Evetçisi” Ramiz Ongun, Türklük düşmanı Taraf Gazetesi’nin manşetinden MHP Lideri Devlet Bahçeli’ye yönelik “Bahçeli tam bir diktatör” demiş… Ramiz Ongun’un bu sözü bile kendisinin çapını, donanımını ve niyetini gözler önüne sermektedir. Bu davranışı, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin MHP içindeki omurgalı duran tüm muhaliflere kucak açtığı bir dönem ve onlarla kucaklaşma gerçekleştirdiği şu süreçte yapması, kendisinin ne kadar trajı-komik bir tip olduğunu göstermiyor mu?

Küresel projelerde aldığı görevlerle, Türk-İslam düşmanı odaklara hizmet eden AKP’ye referandumda hizmet etmeyi vazife edinmiş ve halen bu hizmeti sürdüren Ramiz Ongun’un Türk-İslam kavramları üzerinden MHP’ye saldırıları sinek vızıltısından başka bir şey değildir.

MHP’nin referandumdan önce yapmış olduğu hangi propagandası yalan ve yanlış çıkmıştır? MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin her tespiti, her uyarısı haklı çıkmışken Ramiz Ongun’un AKP’yi kurtarmak adına manşetlerden piyasaya tekrar sürülmesi beyhude bir çabadır.

Ramiz Ongun önce hizmet ettiklerinin kimler olduğunun hesabını versin, sonra çıkıp MHP’ye ahkâm kesmeye çalışsın…

Türk milliyetçiliği, Ülkücü ve Türklük düşmanları ile kol kola girip, onların hedefleri için beraber yürüyeceksin, sonra tek başına milli mücadele veren MHP’ye gelip kutsal kavramları istismar ederek akıl vermeye çalışacak ve saldıracaksın… Ramiz Ongun hadi yeni kapında, yeni kimliğinle konuş sen…

Önümüzdeki seçimlere kadar hiçbir zaman hak edemediğiniz MHP’li-Ülkücü kimlikle değil, AKP milletvekili adayı kimliğinle konuşursan, zihin kirlenmelerinin önüne geçilmiş olur. Ramiz Ongun, aylar sonra açıklanacak kimliğini şimdi açıkla ve Türk milliyetçilerine hayatında ilk defa olumlu bir duruşunu göster. AKP ile yol yürüyor, MHP Lideri Devlet Bahçeli’yi “Yolu saptırdı.” diye suçluyor.…

Yüce Allah’ım Ramiz Ongun’a biraz şuur, bizlere de bu türler karşısında bol bol sabır ver…


Makaleyi Hemen Yorumla