ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
FETHULLAH GÜLEN’İ DİNLEMEYEN CEMAAT / Yıldıray Çiçek 23011 okunma - 27-Mayis-2011 Cuma
Türkiye’de şuan kaset komploları üzerinden ticaret yapan ve adeta tüccarlığa soyunan iki merkez var.

Birisi AKP, diğeri cemaat…

AKP iktidarda kalmak için her şeyi yapabilecek kadar gözü dönmüş durumdadır. Şuan Başbakanlık koltuğunda “İktidar için gerekirse papaz elbisesi bile giyerim.” diyerek iktidar koltuğuna oturan ve olduktan sonra gerçekten Haçlı cübbe giyen bir Recep Tayyip Erdoğan vardır. Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi profili budur…

Tekrar tekrar söylüyorum koltuğunu korumak için aklınıza gelebilecek her şeyi yapabilecek durumdadır.

AKP ve Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi karakterini bildiğimiz için bu durum gayet normal gelmektedir. Fakat İslam çizgisinde yürüdüğü iddiasında bulunan bir cemaatin İslam’a her türlü ihaneti etmiş ve etmeye devam eden AKP’nin peşine bu kadar iştahlı bir şekilde takılması çok ilginç gelmektedir.

Cemaatin AKP bünyesinde bu kadar siyasallaşması cemaatin sorgulanmasını artırmıştır. Cemaat işlevi, İslamı ilgilendiren konularda topluma aydınlatıcı bir yol gösterici olması gerekirken, onlar AKP’nin ihanetlerine yol açan ve koruyan duruma gelmişlerdir.

Türkiye’de AKP’ye yol açılacak her türlü hukuksuzluğun ve komplonun altında cemaatin aranması bu durum yüzündendir. Özellikle son yıllarda yaşanan her türlü çirkinliğin altından cemaatin akla gelmesi, cemaatin Türkiye’deki odaklarının AKP’ye yol açan bu duruşundan kaynaklanmaktadır.

İşte bu durum yüzünden MHP Lideri Devlet Bahçeli cemaatin önderi durumundaki Fethullah Gülen’e her manada ölçülü bir çağrıda bulunmuş ve “Bu durum karşısında Türkiye’nin geleceği bakımından ve Fethullah Gülen Hocaefendi ve Cemaatinin zan altında kalmaması ve yıpranmaması düşüncesiyle Hocaefendi’nin bu konuda sessiz kalmayarak insiyatif almasının ve net ve kararlı bir tavır koymasının gerekli olacağı düşünülmektedir.” demiştir.

Cemaatin bünyesine sığınarak her türlü çirkinliği yapanlar, bu ölçülü çağrıyı bile saptırmış ve MHP düşmanlığı için malzemeye dönüştürmüştür.

Bugün Türkiye’de yaşananlar, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin haklılıklarının tescillenmesi olmaktadır. Özellikle son yaşanan kaset komplolarında cemaatin Türkiye’deki yayın organlarının tutumu İslam’dan nasıl uzaklaştıklarını göstermektedir.

MHP’li bazı yöneticilere profesyonel bir çete tarafından çirkin komplolar kuruluyor, onların günahları bu komplo ile kamuoyuna taşınıyor ve aynı cemaatin yayın organları İslam’ın birçok ölçüsü ortada iken AKP’ye pirim sağlamak için bu günahları siyasi bir dil kullanarak propaganda malzemesine dönüştürmektedir.

Hucurât Sûresinin 12 . Ayetinde Yüce Allah’ın belirttiği “Ey iman edenler! Zannın bir çoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini (dedikodusunu) yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir. “ ölçüden ve alemlere rahmet olan sevgili peygamber efendimizin "Her kim bir müslüman kardeşinin ayıp ve kusurlarını, kimsenin görmediği ve görmesini istemediği şeylerini örterse, Allah'u Teâlâ da kıyamet gününde onun ayıplarını örter. Her kim müslüman kardeşinin meydana çıkmasını istemediği birşeyini ortaya çıkarır ve dile verirse; Allah da onun ayıplarını, kimsenin bilmesini istemediği hallerini meydana çıkarır. Bu suretle kendi evi içinde de olsa onu rezil eder. Müslüman kardeşinin ayıplarını örten, bir ölüyü diriltmiş gibidir. " (Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58; Tirmizî, Birr ve Sıla, 85) bu ölçüsünden cemaatin Türkiye ayağının bir ders çıkarmadığı ve bu ölçüleri benimsemediği anlaşılmaktadır.

MHP’li bazı yetkililerin kasetleri çıktığı günden itibaren cemaatin yayın organları hem Allah’ın, hem de sevgili peygamberimizin bu uyarılarına aykırı davranışlar sergilediği görülmektedir.

Amerika’da yaşayan Fethullah Gülen 09.04.2007 yılında kaleme aldığı “Kaos, Kadrolaşma, Ordu ve Okullar” başlıklı yazısının bir bölümünde “Dahası, senelerden beri bana çok kötülük yapan kimselerin çalıp çırptıklarını, fuhuş yaptıklarını, değişik günahlar irtikap ettiklerini öğrensem, o cürümlerini açığa vurmayı, onları ailelerine karşı mahcup etmeyi ve çoluk-çocuklarının önünde rezil duruma düşürmeyi düşünmüyorum/düşünemiyorum. Zira, İslam'da insanların ayıplarını fâş etme diye bir vazife yoktur. Hatta, zina gibi büyük bir günaha şahit olan bir insan şahitlik yapmak zorunda değildir. Şayet dört şahit, şehadette ittifak ederlerse, mücrime ceza verilir; fakat bu, şahitlik edenlerin sevap kazanacakları manasına da gelmemektedir. Allah Rasûlü (sallallahu aleyhi ve sellem) bu türlü hadiselerde hep meseleyi gizli tutmak ve elden geldiğince ketmetmek yolunu seçmiştir. Bizim vazifelerimiz arasında ve mehâsin-i ahlak kuralları içinde insanların kusurlarını araştırma, onları deşifre etme ve mahcup duruma düşürme diye bir madde yoktur. Aksine, hata ve kusur avcılığı yapma, günahları açığa vurma ve insanları tahkir etme dinimizde ahlaksızlık sayılmıştır.” değerlendirmesinde bulunduğu halde bugün cemaatin yayın organları kaset tüccarlığına soyunmuştur.

Fethullah Gülen bu yazısında Allah’ın ve peygamberimizin ölçüsüne dikkat çekiyor, günahlar üzerinden propaganda yapmayı “ahlaksızlık” olarak niteliyor ama onun müridi olduğunu iddia edenler çıldırmış bir şekilde, çılgın projelerin mimarı Recep Tayyip Erdoğan’ı tatmin etmek için yayınlar yapıyorlar.

Fethullah Gülen günahlar karşısında İslam merkezli bir ölçüyü ortaya koyarken, AKP’nin güdümüne girmiş Türkiye’deki cemaat mensuplarının sırf oy kazandırmak amacıyla İslam’a aykırı davranışlarda bulunması MHP Lideri Devlet Bahçeli’yi haklı çıkarmıyor mu?

Türkiye’deki cemaat mensuplarının Fethullah Gülen’in çağrılarına uymadığı ve onun kontrolünden çıktığı anlaşılmıyor mu?

Bunun için son yaşanan kaset olaylarında cemaatin yayın organlarının takındığı tavırlara bakın bunu net bir şekilde göreceksiniz.Bu manada çok örneğimiz var ama şu son aylarda yaşananlar bile gerçekleri görmeye yeterlidir.

Bu cemaat keşke elindeki bu imkanları, AKP’nin koltuğunu korumak için değil,İslam’ın ölçülerini yaşatmak için kullansaydı...

Anlaşılıyor ki böyle bir gayeleri yoktur.Tek gayeleri AKP’nin saltanatını sürdürmesine yardımcı olmaktır. Ama Allah büyük, bu AKP saltanatı yıkılacaktır!
Makaleyi Hemen Yorumla