ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
BAŞBAKAN OLACAK BAŞKA BİRİ Mİ YOKTU? / Yıldıray Çiçek 22464 okunma - 1-Temmuz-2011 Cuma
Kendisi siyasi yasaklı iken bırakın Başbakan olmayı muhtar azası bile olamıyordu. Her türlü yolu denedi ve kendine Başbakanlık yolunu CHP’nin büyük desteğiyle açtı.

Ama her türlü yolu deneyerek Başbakan olmuş Recep Tayyip Erdoğan bugün CHP ve MHP’nin tutuklu bulunan milletvekillerini işaret ederek “Bu tür sıkıntıların olabileceğini bilerek bu adımları attılar. Başka aday adayı mı bulamadılar, başka aday mı bulamadılar da neden bu tür sıkıntıların olacağını bildikleri insanları aday yaptılar. Bu soruları neden sormuyorsunuz?
Hiç aday mı yoktu? Sıkıntı buradan geliyor. Demek ki buralarda yasaları zorlamak suretiyle ülkede yeni yeni gerilimlere zemin hazırlamaktı.”
şeklinde bazı açıklamalar yaptı.

Şimdi MHP ve CHP’de kendisine “AKP’de başka adam mı yoktu da Başbakan olmak için sen öne çıktın” deseler son derece haklı olurlar.

2002 yılında AKP- CHP kendi aralarında anlaşarak, Anayasa’nın 67, 76 ve 78.maddelerinde bazı değişiklikler yapmış, milletvekili seçilme yeterliliğini ve ara seçimleri yeniden düzenleme adı altında Recep Tayyip Erdoğan’a Başbakanlık yolunu açmışlardır.

CHP kendisine el uzatmadan önce her manada sıkıntı yaşıyor, bir türlü milletvekili olma yolu açılmıyordu.

Recep Tayyip Erdoğan AKP Genel Başkanı iken Yüksek Seçim Kurulu'nun milletvekili olamayacağı yönünde karar vermişti, her platformda demokrasi nutukları atıyor ve bu yönde verilen kararı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne götürmeye karar verdiklerini belirterek, "Bu konuda hukukumuzu son noktasına kadar arama hakkını kullanacağız" diyordu.

57. Hükümet zamanı Anayasa değişikliği paketindeki 27. maddenin reddedilmesiyle ilgili parlamentoda düzenlediği basın toplantısında şunları söylüyordu: Üzülerek gördük ki demokratikleşme gayretlerine bir gölge düşmüştür. Türkiye'de siyaset alanı daralmıştır ama siyasiler bu alanı daraltmada yine bir gayret içine girmişlerdir. Unutulmamalıdır ki kendilerine de lazım olabilir."

Kendisine milletvekili olma yolunun açılmaması yüzünden her yere şikâyetlerde bulunuyor, sürekli demokrasi nutuklarıyla gündem oluşturmaya çalışıyor, AKP’nin diğer yöneticileri de “Kişiye özel Anayasa neden olmasın?” gibi açıklamalarla yargı üzerinde baskı oluşturmaya çalışıyordu.

Ve gerçekten 58.hükümet zamanı kişiye özel karar alınarak düzenlemeler yapılmış, Siirt’te seçimler yenilenerek "Yiğit düştüğü yerden kalkar" sloganıyla Recep Tayyip Erdoğan’a milletvekili ve Başbakan olma yolu açılmıştır. Recep Tayyip Erdoğan Siirt seçimlerini “Şiir gibi sonuç” şeklinde değerlendiriyordu.

Bugün MHP ve CHP’ye “Hiç aday mı yoktu?” şeklinde eleştiri getiren Recep Tayyip Erdoğan işte böyle bir özet süreçten kendisine yol açtırmıştır. O dönem yargı-medya ve mecliste bulunan CHP, Recep Tayyip Erdoğan’ı milletvekili ve başbakan yapmak için adeta seferber olmuştu. Bu seferberlik işe yaramış, herkes muradına ermişti.

O dönem CHP Genel Başkanı olan Deniz Baykal bu desteğini daha sonra televizyon ekranlarından "Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi yasağını kaldırmaya destek vermekle kendimle iftihar ediyorum" şeklinde sahiplenmişti.

AKP ve Recep Tayyip Erdoğan için demokrasi sadece kendilerine siyasi menfaat sağlıyorsa anlamlıdır. Aksi halde onlar için demokrasinin hiçbir önemi yoktur. AKP’nin kurulduğu günden bu yana ortaya konan politikalarına bakın bunu çok net göreceksiniz.

AKP’nin “İleri demokrasi” anlayışı BDP’li Sebahat Tuncel’i cezaevinden milletvekili olarak meclise gönderirken işliyor ama Engin Alan’a gelince birden nefrete dönüşmektedir.

BDP’ye sorulmayan “Hiç aday mı yoktu?” sorusu soruluyor.
AKP için kriz ve kaosla beslenmek siyasi genetiği olmuştur.
Makaleyi Hemen Yorumla