ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
AKP ÇİZGİSİYLE KRİZ ÇÖZÜLMEZ / Yıldıray Çiçek 34092 okunma - 3-Temmuz-2011 Pazar
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Çankaya Köşküne oturduğu günden bu yana sadece AKP’nin Cumhurbaşkanı olma yönündeki anlayışını kesinlikle değiştirmedi. Tipik bir AKP’li gibi davranmakta ve Çankaya Köşkünü adeta AKP noterliği gibi kullanmaktadır.

Türkiye’deki tüm gelişmeleri AKP’nin siyasi menfaatlerine uygun bir şekilde yorumlamakta ve insiyatiflerini hep AKP’den yana kullanmaktadır. Yani Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık makamında şuan oturan şahıslar yarın yerlerini değiştirseler arada bir fark oluşmayacağını herkes görmektedir.

Türkiye bugün Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün “Türkiye'de güzel şeyler olacak…” sözüyle fişeklerini yaktığı Kürt Açılımının esiri olmuş durumdadır. Türkiye’de bu sürecin sonunda sadece PKK adına ‘güzel şeylerin olduğu’ görülmüştür.

İmralı ve Kandil’den yapılan tüm açıklamalarda ‘güzel şeylerin’ PKK adına önlerine serildiği anlaşılmaktadır.

Öcalan’ın “Devletle sözleşme yapma noktasına geldik” demesi Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün işaret ettiği noktanın sonucudur.

PKK çizgisindeki BDP artık durdurulamaz bir noktaya gelmiştir. Ne isterse kabul ettiriyor, kabul ettiremediği konularda ortalığı yakıp yıkıyorlar ve sonunda yine kazanan, kabul ettiren oluyorlar.

PKK ve BDP’ye verilen tavizler artık devlet otoritesini sorgulatır hale gelmiştir.

Bu manzaranın tek sorumlusu Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dır. ABD’nin verdiği yol haritasına uygun bir şekilde, PKK’ya ve BDP’ye her türlü yolu açmışlar bugün Türkiye onların yarattığı krizlerle gergin günler yaşamaktadır.

Bu ikili aynı hedefe doğru adımları birbirine uygun ilerlemektedir ama bazen de iyi polis, kötü polis olarak tarif gören bir algılatma peşindedirler. BDP ve CHP’nin yarattığı yemin krizinde de aynı rolü üstlenmişlerdir.

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’de bu durum karşısında “Sayın Cumhurbaşkanı’nın; Başbakan Erdoğan’la girdiği rol paylaşımından ve AKP’yi önceliğine alarak yaptığı görevinden dolayı; inandırıcılığı, birleştirici özelliği ve objektif sorun çözme niteliği iflas etmiştir.” tespitinde bulunmuştur. Bu tespit yüzde yüz doğrudur.

Başbakan Erdoğan kriz çıkaran CHP ve BDP’ye sözde esip gürlüyor, sonra Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tebessümler saçarak devreye giriyor ve her zaman yaptığı gibi AKP adına nabız yokluyor.

MHP Lideri Devlet Bahçeli bu durumu da çok yerinde ifadelerle şu şekilde tahlil ediyor: Öncelikle Sayın Cumhurbaşkanı’nın, Başbakan Erdoğan’la gerçekleştirdiği iki saati aşkın görüşmeden sonra, siyasi partileri Çankaya Köşkü’ne davet etmesi kuşku verici ve baştan sorunlu bir tavır olmuştur. Bu görüşme içeriğinin tarafımızca bilinmesi mümkün değilse de, Sayın Gül’ün Başbakan Erdoğan’la istişare yaptıktan sonra böyle bir davette bulunduğu güçlü bir ihtimaldir.”

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, meclis açılışında ve yemin töreninde kriz çıkarmayan ve millet iradesine saygılı bir çizgide davranan MHP’yi de kriz yaratanlarla aynı fotoğraf karesine sokmaya çalışması tipik bir AKP’linin kurnazlığı olmuştur.

MHP Lideri Devlet Bahçeli’de bu kurnazlığı fark ederek, “Milliyetçi Hareket Partisi’nin, yemin ve boykot krizinin taraflarıyla aynı kategoride değerlendirilmesi ve süren siyasi krizin sanki bir parçasıymış gibi sunulması çok çirkin ve yakışıksız olmuştur. Partimizin Meclis’teki sorunu aşması için gösterdiği çabayı, katkıyı ve desteği göstermezden gelmek Sayın Gül’ün düşebileceği en büyük hata olarak karşımızdadır. Milliyetçi Hareket Partisi’nin meşruiyet alanından hiç taviz vermeyen siyasi tutumunu, sinsice değersizleştirmeye çalışmak da kimsenin haddi değildir. Yemin krizinin çözülmesi için, öncelikle bugünkü kaosa sebebiyet verenlerle irtibat kurulması yerinde, faydalı ve doğru olacaktır.” sözleriyle görüşme talebini neden red ettiğini çok net bir şekilde kamuoyuna açıklamıştır.

Çankaya Köşkü hiçbir zaman ülkenin huzuru adına çözüm aramamıştır. Sadece AKP’nin politikalarını meşrulaştırma adına hareket etmektedir.

AKP’nin Cumhurbaşkanı olma alanından kendini kurtarsa belki Türkiye adına yararlı bir duruşunu göreceğiz. Ama Cumhurbaşkanı Sayın Gül’ün “Güzel şeyler olacak” repliği hep AKP’nin politikalarına uygun şekillenmektedir. Kaybeden de Türkiye olmaktadır.
Makaleyi Hemen Yorumla