ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
CİBALİ KARAKOLU’NDAKİ NEJAT UYGUR GİBİLER! / Yıldıray Çiçek 27239 okunma - 21-Temmuz-2011 Persembe
Almanya bağlantılı Deniz Feneri e.V. yolsuzluğuna yönelik başlatılan operasyonun akıbeti ne oldu, gözaltına alınan kimler tutuklandı, kimler nelerle suçlanıyor bilen var mı?

AKP’nin muhaliflerine yönelik her türlü operasyonun dökümanları çarşaf çarşaf gazete ve televizyonlarda yayınlanırken, AKP iktidarıyla direkt bağlantılı bu yolsuzluk dosyası resmen medya tarafından sansürlenmektedir.

Aynı zamanda başlatılan şike operasyonunda gözaltına alınan ve tutuklanan herkesin telefon görüşmeleri noktasına, virgülüne kadar yayınlanırken, Deniz Feneri yolsuzluğundan gözaltına alınan ve tutuklanan hiç kimsenin görüşmeleri yayınlanmadı. Bu bir çifte standart halidir.

Zaten Deniz Feneri yolsuzluğunda adı geçen birçok kişiye daha önceden takip edildiklerine, telefonlarının dinlendiğine dair bilgiler uçurularak uyarılmışlar.

Birde 3 yıl sonra yargının harekete geçmiş olması, birçok delilin bu zaman zarfında karartıldığına kanaat getirmemizi sağlamaktadır. AKP iktidarını çok yakından ilgilendiren bu yolsuzluk dosyasının Türkiye kanadında ortada bir delil kaldığına inanan var mıdır?

Cibali Karakolu’nda büyük üstad Nejat Uygur’un bir sahnesi vardı.

Cibali Karakolu’nda amir olan Nejat Uygur, baskın düzenleyeceği randevu evini arayıp, “Ben sizin orayı basacağım, siz yukarı kata çıkın” diye uyarıyordu.

AKP iktidarında gerçekleşen Deniz Feneri yolsuzluğu ile ilgili yapılan baskında bunun gibi bir şeydir.

3 yıl sonra atılan bu adım bir mecburiyet haliydi. Ama kim suçlu, kim kiminle bu yolsuzluğu şekillendirmiş kamuoyu bilgilendirilmiyor.

Çünkü Başbakanın, bakanların ve milletvekillerinin adının geçtiği bu yolsuzluk dosyası bir yolu bulunup kılıfına uydurulacaktır.

Deniz Feneri e.V.’nun ilk duruşmasına, “toplanan yardım paralarıyla desteklenen siyaset, AKP siyaseti”dir sözü damgasını vurmuş ve bu yolsuzluk dosyasının demir atacağı tek adresin AKP olacağı tüm dünyaca görülmüştü.

Dosyaya hangi cepheden bakarsanız bakın muhakkak her alanından bir AKP’li çıkmaktadır.

Bu yolsuzluk dosyasının gizli gizli ve medyadan sansürlenerek görülmesi de bu açıdan bakıldığında çok doğal görünmektedir.

Bir iki kurbanla bu dosyanın kapatılması beklenen bir sondur.

AKP bugüne kadar yaptığı hangi yanlışın bedelini ödemiştir ki, Deniz Feneri yolsuzluğu konusunda da bir bedel ödeyecek olsun.

AKP iktidarı hem devlet kurumlarını, hem de medyanın büyük bir bölümünü ele geçirerek yaptığı her yanlışın üzerini kapatabilmekte ve halkı her türlü aldatmaktadır.

Deniz Feneri yolsuzluğunu Almanya’da tavizsiz takip eden Alman savcıları bile Ergenekoncu ilan eden bu zihniyet umarım Türk savcılarına da böyle bir suçlamada bulunmaz. Çünkü AKP’ye kim dokunuyorsa etiketi bu olmaktadır.

Deniz Feneri AKP’li birçok kişinin cebini aydınlatan ışık olmuştur. İslamcı bir etiket taşıyan iktidarın her konuda “Kul Hakkını ihlal” eden konumda olması bu topraklarda Müslüman hassasiyetinde olan herkesi en azından daldıkları derin uykudan uyandıran dürtü olmalıdır.

AKP iktidarı tüm Müslümanların ayağa kalkmasını sağlayacak bir politika üretim merkezidir. Ama nedense AKP iktidarında tüm Müslümanları derin bir uyku basıyor.

En iyi Müslüman’ın AKP’ye karşı her alanda mücadele eden Müslüman olduğunu artık anlamak gerekmektedir. Yüce Allah “Kul Hakkı ile karşıma gelmeyin” diye kullarını uyarırken, kul hakkı yiyenlere karşı mücadele asil bir kul olmanın en anlamlı yoludur.
Makaleyi Hemen Yorumla