ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
BEYİNLER UYANDIĞINDA ONLAR OLMAYACAK! / Yıldıray Çiçek 33303 okunma - 25-Temmuz-2011 Pazartesi
Geçtiğimiz hafta sonu AKP içinde Allah’a şirk koşma olaylarıyla ilgili bir yazı kaleme almıştım. Yazı sosyal paylaşım sitelerinde büyük bir ilgi gördü.

AKP Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin’in “Sayın Başbakanımıza dokunmak bile inanın bence ibadettir” sözünden yola çıkarak geçmişte de buna benzer sözlerle Recep Tayyip Erdoğan’ı kutsal sıfatlar mertebesinde gören bazı AKP’lilerin sözlerini değerlendirmiştik.

İslam dini içinde yeni bir din yaratmaya çalışan bu zihniyetin, bu ülkede İslamcı olarak görülmesi ve bunu siyasi ranta çevirmesini sorgulamış ve aynı konunun İslam’a bağlılığı olan herkes tarafından sorgulanmasını istemiştik.

İslam’la uzaktan yakından bir alakası olmayan zihniyetin, adeta İslam’ın temsilcisi gibi algılanması yahut algılatılmaya çalışılması bu ülkenin başlıca meselesi olmalıdır.

Yüce Allah’ın bile kullarını “Aldatan sizi Allah ile aldatmasın!” (Kur’an; Lukman 33,Fâtır 5, Hadîd 14) şeklinde uyardığı bu dünyada demek ki, etrafımız bu tür aldatıcı ve kandırıcılarla doludur. Her Müslüman bunlara dikkat etmeli ve bu zihniyet karşısında şuurlu davranarak etkisiz hale getirmelidir.

Maazallah (!) bizim ülkemizde de bu türler güçlendikçe güçleniyor, çoğaldıkça çoğalıyor.

Bu ülkede gerçek ALLAH dostları, gerçek din âlimleri, gerçek veliler üzerine düşeni yapsa AKP gibi bir zihniyet bu ülkeyi yönetebilir mi?

Yüce Allah’ın yasakladığı ne varsa İslam maskesi takarak yapan AKP’nin maskesinin düşmesi hassasiyet sahibi olan bu insanların harekete geçmesi ve varlık sebepleri gereğince, Allah yolunda korkusuzca mücadele vermesi ile mümkündür.

Müslümanlara zulüm edenlerin yanında diz çöken, onlara her türlü stratejik desteği veren bir zihniyetin bu ülkede adeta İslam’ın temsilcisi gibi görünmesi toplumun kutsal değerlerini koruması noktasında büyük ayıbı durumundadır.

Ortada o kadar çelişki, o kadar tuhaflık var ki bunlara ne akıl, ne sır eriyor. Mesela bunlardan birini örnek niyetine sunalım.

Şimdi düşünün Hıristiyanların en yüksek dini mertebesinde bulunan Papa 2.Paul ve Vatikan’ın 7 kardinali “Papalığın Tarihsel Özrü” adı altında birçok konuda dünyadan yapmacık olsa da özür diliyor ama Türkiye’de İslamcı denilen kişiler özür dilenilen konularda bile Hıristiyanları aklamaya, onları yüceltmeye çalışıyor. Bu çelişkiyi Türkiye’de yaşıyoruz ama Allah dostları ortada yok, bu konuları dile getiren din âlimleri ortada görünmüyor.

Papa 2.Paul özür maddelerinin birinde “Dinler arası savaşlarla başka kök ve soydan gelen kitlelerin hakları yaralanmış, onların kültür ve inançlarına saygısızlık edilmiştir. Bu savaşların en büyüğü kuşkusuz, Müslümanlara karşı sürdürülen Haçlı Seferleri’dir. Kudüs’e doğru yürürken her yanı yağmalamış, yakıp yıkmışlardır” demişti.

Ama Türkiye’de kendisine dokunulunca, bunun ibadet sayılacağı söyleyen İslamcı Recep Tayyip Erdoğan ise o Haçlı Seferlerini katıldığı birçok yurt dışı toplantılarında “Tarih boyunca, Doğu ile Batıyı, Müslümanlar ile Hıristiyanları ayrıştıran en büyük çatışmaların, Haçlı seferleri olduğu iddia edildi. Haçlı seferleri, aynı zamanda tüm bu tarafların birbirini tanıdığı, birbirleriyle iletişime geçtiği, birbirleriyle ittifaklar kurduğu, en önemlisi de, çok yoğun bir şekilde bilim ve sanat noktasında alışverişte bulunduğu dönemlerdir.” şeklinde övmüş, yüceltmiş ve aklamaya çalışmıştır.

Bu çelişkiyi bu ülkede yorumlayacak ve Allah’ın verdiği aklı bu çelişkiye yoğunlaştıracak bir Müslüman var mı?

Maalesef çok azınlıkta ve kurulan baskı düzeninde bunları yapabilecek kişilere hayat hakkı tanınmıyor.

Bu zihniyetlerin mensupları “dokunmak ibadet” dese de bunlara “dokunan” cayır cayır yanıyor. Çünkü bunların dini ve imanı bir hayli değişik…
Makaleyi Hemen Yorumla