ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
KARA EYLÜL’Ü VE İSTİSMARCILARI UNUTMADIK / Yıldıray Çiçek 27291 okunma - 12-Eylül-2011 Pazartesi
Geçen yıl tam bugün halkın iradesinin “Yetmez Ama Evetçiler” tarafından gasp edildiğine şahit olmuştuk. AKP’nin ön ayak olduğu referandumun ana başlığı 12 Eylül 1980 ihtilalinden hesap sormak üzere kurulmuştu. AKP iktidarı, 12 Eylül 1980 ihtilalinde çile çekmiş, eziyet görmüş, hayatını kaybetmiş, gazi kalmış Ülkücü ve Devrimciler üzerinden bir istismar alanı oluşturmuş, onların acılarını aldatma ve kandırma senaryolarında malzeme olarak kullanmışlardı. Kenan Evren’e “Sizin döneminizde başkan olsaydım, İstanbul’u uçururdum” ve “Paşam, bu ülkenin sizin gibilere ihtiyacı var” diyecek kadar büyük hayranlık besleyen Recep Tayyip Erdoğan bu istismarlarda başrollerde oynuyordu.

Ülkücü şehidin mektubunu, devrimcinin şiirini timsah gözyaşları içinde okuyarak halkın duygularını referandum için sömüren Recep Tayyip Erdoğan sayısal manada kazanan olsa da, siyasi ilke ve dürüstlük açısından her zaman olduğu gibi kaybeden olmuştur.

12 Eylül 1980 ihtilalinin 31.yıldönümünü yaşadığımız bugün, 12 Eylül 2010 tarihinde gerçekleşen referandumun nasıl bir tiyatroya dönüştürülmüş olduğunu bugün daha net görmüş oluyoruz.

İdeolojik manada hayatı boyunca hiçbir çilesi olmamış Recep Tayyip Erdoğan’ın Ülkücü ve Devrimcilerin yaşadıkları üzerinden kendine siyasi rant sağlamış olması tarihe geçmiştir.

Kenan Evren’den göstermelik bir ifadeyi evinde alan AKP hükümeti hesabı böylece gördüğünü sanabilir ve aldattığı kitleleri yanında kâr olarak görebilir ama 12 Eylül 1980 ihtilalinde gerçek acı yaşamışların bedduaları gölge gibi hep kendilerini takip edecektir.

Ülkücülere her ortamda hakaret eden ve “Kafatasçı, ırkçı, mafya bozuntuları, eli kanlı katiller, kandan beslenenler ” gibi hakaretleri sıralayan Recep Tayyip Erdoğan, 12 Eylül 2010 tarihinde Ülkücülerin sembol isimlerini, değerlerini, acılarını hep istismar ederek bu beddualara potansiyel kazandırmıştır.

Solcuya solcu gibi, Ülkücü’ye Ülkücü gibi, Kürtçü’ye Kürtçü gibi, dindara dindar gibi yaklaşarak referandumda herkesi aldatma ve kandırma siyaseti güden Recep Tayyip Erdoğan’ın tek derdi devlet kurumlarını AKP’leştirmekti, onu da gün geçtikçe gerçekleştirmektedir.

Böyle bir zihniyet için Ülkücüler acı yaşamış -yaşamamış umurunda olur mu?

12 Eylül 1980 ihtilalinde Ülkücülere özel bir kinle,nefretle yaklaşan Kenan Evren’le dostlukları dillere destan olan AKP’nin de, Ülkücülere olan düşmanlığı birleşince zaten her şey çok net anlaşılmaktadır.

12 Eylül 1980 ihtilalinin 31.yıldönümünde değişen bir şey yoktur. Kenan Evren Ülkücüleri iple idam ediyordu, şimdi Recep Tayyip Erdoğan Ülkücüleri devlet kadrolarından temizliyor, onlara “ya benden olacaksın, ya eziyet çekeceksin” tercihlerini zorluyor. Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden gelse tüm Ülkücüleri Kenan Evren gibi idam eder ama ona da gücü yetmiyor.

Ülkücüler geçmişten günümüze dek verdikleri tüm mücadelelerde hep haklı çıkmışlardır. AKP Türkiye’yi uçuruma doğru sürüklerken yaşananlar karşısında yine sadece Ülkücülerin haklı çıktığını herkes görüyor ve uçurumun kenarında olan Türkiye’yi akıl ve iman gücüyle düşmesin diye her olayda tutanın sadece Ülkücülerin olduğu görülmektedir.1980 öncesi verdiği mücadele ile Türkiye’yi uçurumun kenarından kurtaran Ülkücüler, bugün verdiği mücadelede de yine zafer kazanan olacaktır.

Kara Eylül’ler Ülkücü Hareketi engelleyememiş, Kara Eylül’lerin günümüz versiyonları da asla engelleyemeyecektir. 12 Eylül 1980 ihtilalinin 31.yıldönümünde Ülkücü şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.
Makaleyi Hemen Yorumla