ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
AMERİKAN ÖZENTİLİ TAYYİP! / Yıldıray Çiçek 22397 okunma - 16-Mayis-2012 Çarsamba
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı objektif takip eden herkes bilir ki, o siyasi menfaatleri için dün söylediğini bugün, bugün söylediğini yarın inkâr eden bir karakter yapısı vardır. Onun için asla siyasi ölçü ve ilke gibi kavramların bir önemi yoktur. O an menfaati neyi gerektiriyorsa onu savunur, onu söyler. Bir konuyu işine geliyorsa savunur, işine gelmiyorsa savunduğunu bile anında inkâr eder.
Bu durumunu özetleyen birçok örnek vardır. Bu durumuna şu iki örneği verirsek bu siyasi karakter sanırım tam anlaşılmış olur.

Muhalefet Başbakan Erdoğan’ı ABD’nin Müslümanların vatanını işgal etme projesi olan Büyük Ortadoğu Projesi’ne hizmet etmesi ve bu projede “Eşbaşkanlık” yapması dolaysıyla eleştiriyor.

Başbakan Erdoğan’ın ("Biz Geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi'nin Eşbaşkanlarından bir tanesiyiz. Ve bu görevi yapıyoruz." ---4 Mart 2006) ve ("Değerli arkadaşlar Büyük Ortadoğu Projesinin amaçları bellidir. Ve o amaçların içerisinde Türkiye'nin üstlendiği görev de bellidir. Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) Ortadoğu barışına yönelik kurulmuş. Burada Türkiye'ye de bir görev verildi. Ve biz bu görevi üstlendik." ---13 Ocak 2009, TBMM AKP grup toplantısı---) şeklinde bu görevini savunduğu, sahiplendiği birçok konuşması olduğu halde, eleştirilere çıkıp "Ellerine bir kâğıt almışlar dolaşıyorlar BOP Amerika’nın projesidir diye. Bunu ispat ederlerse biz herşeye varız. İspat edemezlerse alçaktırlar namussuzdurlar. Bu kadar açık konuşuyorum, bu kadar ağır konuşuyorum." ifadelerini kullanarak cevap verebiliyor.

Yine PKK’lılarla pazarlık masalarına oturmasını ortaya çıkaran MHP’ye “Bizim dört kez bunlarla (terör örgütü) bir araya oturduğumuzu söyleme şerefsizliğini yapanlar bu alçakça iftirada bulunanlar, bunun hesabını her yerde vereceklerdir.” şeklinde hakaret eden ama aradan bir yıl geçtikten sonra da “MİT Müsteşarımızı İmralı'ya gönderen benim, Oslo'ya gönderen benim.” şeklinde olayı kabul eden Başbakan Erdoğan’ın yeni bir siyasi inkârını ve çelişkisini geçtiğimiz gün Sözcü Gazetesi manşetten duyurdu.

Başbakan Erdoğan şu günlerde ateşli bir şekilde “Başkanlık sistemini” savunuyor. ”Başkanlık Sistemini” toplum nazarında meşrulaştırmak, kabul ettirmek için her yolu deneyen Recep Tayyip Erdoğan 1993 yılında Refah Partisi İstanbul İl Başkanı iken “Başkanlık Sistemi” hakkında bakın ne demiş: Türkiye henüz buna hazır değil. Başkanlık sisteminin ortaya çıkışı, bir özentinin sonucu ya da Amerikan emperyalizmin bize bir tavsiyesidir.”

Herhalde ABD’nin BOP Eşbaşkanı olunca ona göre bu özenti depreşmiş olacak ki, şimdi kadrosu ile beraber “Başkanlık Sistemi” nutukları atıyor ve mutlaka bu sistemi getireceklerini belirtiyor.
Recep Tayyip Erdoğan’a 19 yıl önce “Başkanlık Sistemi” ile ilgili olan sözlerini hatırlatınca içinde bol bol “namussuz, şerefsiz, alçak” sıfatları geçen cevaplar verir.

Belli bir süre sonrada “söyledim, yaptım” der işin içinden sıyrılır.

Klasik Recep Tayyip Erdoğan tavrı budur. Ama en acı olanda Türk milleti sürekli bu tavrı ödüllendiriyor.

AKP’nin bu gibi tavırlarında güven duyabilmek mümkün müdür?
Makaleyi Hemen Yorumla