ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
SON KALE MHP! / İsmail Özdemir 24306 okunma -
Sevgili gönüldaşlarım, askerlik hizmetimi yurdumuzun güzide yerlerinden birisi olan Artvin İli Hopa İlçesi’nde tamamlayarak yeniden aranıza dönmüş bulunmaktayım. Geride kalan beş ayı aşkın dönem içerisinde şanlı ordumuzun bir mensubu olarak görev yapmanın haklı gururuyla sizlere merhaba demek istiyorum. Askerlik görevim süresince edindiğim izlenimlerimi, yüce ordumuzun gerçekte kısıtlı imkânlarla, her türlü sıkıntı ve çetin uğraşlar karşısında, personelinin yüreğinde bulunan “iman ve aşkla” ne derecede büyük işler başardığına yönelik izlenim ve anılarımı sizlerle daha sonra paylaşacağım.
12 Haziran günü yaklaştıkça aklı başında, vicdanını bir yerlere emanet etmemiş, şerefini ve onurunu hala koruyan herkes bugünde gerçekleştirilecek olan seçimlerin, Cumhuriyet tarihi boyunca süre gelen zaman zarfı içerisindeki ülkenin bekasına yönelik olan en önemli seçim olduğunun farkındadır.
Bundan önceki her seçim döneminde kimi tercihler bireylerin ideolojik yaklaşımları, ekonomik gelişmeler, bölgemizde yaşanan savaş ve çatışmalar, Avrupa Birliği üyeliği gibi konularda şekillenmişken bu seçimde Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşları ile bölünmez bütünlüğünün değerlendirileceği bir seçim olacaktır. 
Bu yorum doğrudan Başbakanın seçimlerden çok daha önce “başkanlık sistemi” istemine yönelik yapmış olduğu çağrı, Bölücü başının İmralı’dan millete savurduğu tehditle AKP’ye sunduğu bilinen (Bülent Arınc’ın ifadesiyle) önerileri, BDP’lilerin sözüm ona demokratik özerklik talepleri ve terör örgütü PKK’nın açıklamalarıyla kesinlik kazanmaktadır.
Bu kare kendi çaplarında planlarını yapmış, arzuladıkları hedefinse karşısında sadece MHP ve ülkücülerin olduğunu bildiği için fütursuzca ve kirli oyunlarla bugün kutlu camiamıza saldırmaktadır. Rüyalarında gördükleri düş; MHP’yi her ne pahasına olursa olsun yeni anayasanın oluşturulacağı yeni meclisin dışında bırakabilmektir. Çünkü geriye kalan tüm resmi kurumlar, yargı, diğer siyasi partiler ya tehditlerle yada kirli oyunlar ve şantajlarla sindirilmiştir. Duruşunun ne olduğu gayet iyi bilinen Taraf Gazetesi yazarı Mehmet Altınok 13 Mayıs 2011 günü paylaştığı fikirlerinde açıkça bu gerçeği “Çok açık söylüyorum, yeni bir anayasa yapabilmemiz için MHP’nin bu dönem parlamentoya girememesini arzulayanlardanım.” Sözleri ile ifade etmiştir. Kimsenin şüphesi olmasın ki bu şer odakları gördükleri düşten azapla uyanacaklardır!
Bu önümüzde duran kartın bir yüzüdür, diğer tarafında ise işin aslında sistematik olarak nasıl yürütüldüğü çok açık bir biçimde görülebilir. Önce Türk Milleti’nin hürriyetinin yegâne koruyucusu olan Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)’ne yönelik yürütülen kirli oyunlarla, TSK’nın halk nazarında kendisine duyulan güvenin azalması ve milletin birlik-bütünlüğüne yönelik bir tehdit algılandığında ortaya çıkan anayasal sorumluluğunu yerine getirmesinin önüne geçilmek istenmiş ve açıkça söylemek gerekir ki bu konularda sindirilmiştir. 
Sonra yapılan anayasa referandumu oylamasında AKP, BDP ve PKK işbirliği ile yürütülen ortak çalışmalarla Türk Milleti’nden gerçekler gizlenmiş ve referandum sonrasında istediklerini elde eden bu kirli zihniyetliler, bağımsız Türk yargısına ağır tahribatlar yaşatmışlardır. Öyle ki bugün yargının bağımsızlığı noktasında vicdanı hür, aklı başında, duygularını kaybetmemiş kimle konuşursanız aynı şeyi size söyleyeceklerdir.
12 Haziran seçimlerine doğru yaklaştıkça artık MHP’ye yönelik yürütülen kara propagandaları yukarıda izah etmeye çalıştığım sıralamalar içerisinde değerlendirirseniz, siyasi görüşü, duruşu ve hayat tarzı her ne olursa olsun, devletin temel değerleri ve vatandaşlarıyla bölünmez bütünlüğünden yana olan herkes MHP’ye sahip çıkmalıdır. Çünkü SON KALE MHP’dir! Gerçekler aslında bu kadar açık ve nettir, bakabilmek için eğilmeye, bükülmeye ve zıplamaya hiç gerek yoktur.
Bir başka yandan konunun barajı aşmakla alakalı olduğunu belirten hangi kişi yada kurum varsa yürütülen aynı ihanet projelerinin bir elemanıdır. Zira elde bulunan verilerle bunu iddia etmekte çok büyük bir ahmaklıktır.
Gerçekte mesele 40 yıllık birikimi, duruşu ve milletine yönelik yok edilemez sevgisi ve saygısıyla mücadele veren MHP’yi tek başına iktidara taşıyabilmektir. Buradan tekrar ifade etmek istiyorum, aklı başında, ticari ilişkilerinden ötürü şerefine paha biçtirmemiş (!), vicdanı hür kim var ise açıkça bu görüşte olacaktır.
Haydi Türk Milleti! Kararın yalnızca senin olduğunu biliyorsun, sesimize ses ver; yüreğin zaten yüreğimizde, sana aşkla bağlıyız! 12 Haziran’da hep beraber MHP diyelim…
Makaleyi Hemen Yorumla