ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
HOPA’DA GÖSTERİLEN TAVIR HABUR’DA NEDEN YOK? / İsmail Özdemir 24287 okunma -
Seçim sürecine doğru girildikçe, her seçim dönemi öncesinde olduğu gibi AKP’nin yüce milletimizin şanlı ordusu ile ilgili yürüttüğü olumsuz manevralarından yenilerine şahit olmaktayız.

Hopa’da AKP’nin düzenlediği miting öncesi ve sonrası yaşanan olaylardan sonra Artvin İl Jandarma Komutanı ve Hopa İlçe Jandarma komutanı görevlerinden alındı. Sivil halkın üzerine, Tayyip Erdoğan’ın geçtiği güzergâhtaki bir bina üzerine bayrak asıldı ve halktan bazıları protesto gösterilerinde bulundu diye yaşanan karışıklıklar tüm ülke genelini sardı. 

Bu tepki iktidar tarafından tahammülsüzlükle karşılanmamalı, bölge halkı tarafından da abartılmamalıydı. Ancak her kim ne derse desin orda bulunan şartları Hopa dışından değil, Hopa’yı tanıyıp, Hopa içerisinden de değerlendirmek gerekir. Yoksa bu anlam kargaşası içerisinden çıkılamaz bir durumla karşılaşılabilir. 

Bugün o bölgede görevli olan ilgili komuta heyetinin bizzat Başbakan tarafından görevlerinden alınması hususunun üzerinde durulması gerekir. Başbakan şayet bu yetkisini kullanma noktasında girişimlerde bulunuyorsa bizimde kendisine ve iktidar mensuplarına buradan bazı sorular sormamız ve cevabını beklememiz en tabii hakkımızdır.

Başbakan Hopa’da yapılan gösterilerin ardından “Ben Hopa'ya eşkıyaların indiğini bilmiyordum. Meğerse eşkıya Hopa'ya da inmiş” şeklinde bir beyanatta bulundu. Ardından da o bölgedeki üst düzey güvenlik güçlerinin görevden alındığı haberleri geldi. MHP’nin ülkemizin en kalabalık nüfusunu barındıran İstanbul’da 29 Mayıs 2011 tarihinde düzenlemiş olduğu mitingin hemen ardından, mitingi takip etmeye gelen MHP’ye gönül verenlerin üzerine “eşkıyalarca” yapılan saldırılar sonrası onlarca kişi çoluk, çocuk atılan taşlarla yaralanmış, araçlara ağır hasarlar verilmişken o bölgede yer alan hiçbir güvenlik görevlisi hakkında işlem yapılmamışken Hopa’da bulunan yetkililer hakkında görevden alma tavrı konuluyorsa burada bir çifte standart ve en kaba tabiri ile kayırma olduğu ortadadır.

İki olay da tüm kamuoyunun gözleri önünde meydana gelmiştir ancak maalesef MHP’ye yönelik saldırıların engellenmesi noktasında açıkça zafiyet sergileyenler hakkında hiçbir işlem yapılmamıştır! Kaldı ki İstanbul’da MHP’lilerin üzerlerine taşlar yağdıranların aleni olarak “eşkıya” olduğu ortada iken Hopa’da bulunan, Hopalı sıradan vatandaşları eşkıya olarak tanımlamak da doğru bir davranış değildir. “Sayın” Başbakan eşkıyayı Hopa’da aramak yerine 9 yıllık iktidarlık dönemlerinde yüz vererek azdırdığı PKK’da arasında aramalıdır. Kendi iktidarları döneminde gerçek eşkıyalar kahraman, derdini, sıkıntısını, şikâyetini anlatmak isteyenler ise eşkıya olmuştur. İşte dönüştürülen ülkemizdeki yansıyan manzara budur.

Bunun yanı sıra eli kanlı teröristlerin kahraman edasıyla karşılandığı Habur hadisesi yaşanırken Türk Milleti’ne o keskin acıyı yaşatanlar, o hain olay için görevlendirilenler (!) cezalandırılmıyor da kendisini bu memleketin birliğine ve bütünlüğünün korunmasına adamış, yüreği iman ve vatan sevgisi ile dolu olan eski Hopa İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Halit Çalmuk görevinden alınarak cezalandırılıyorsa, bu çelişkiyi yüreğinde vatan sevgisi ve Allah korkusu olan kim, hangi mantıkla izah edebilir?

Kendisini şahsen tanıdığım, devlete ve millete olan karşılıksız sevgi ve bağlılık noktasındaki kıymetli fikirlerini bildiğim ve görev süresi boyunca memleketine sadakatle hizmet etmiş olan Yüzbaşı Halit Çalmuk bizzat Başbakan tarafından görevinden uzaklaştırılmıştır. Habur hadisesi yaşandığında asıl eşkıyalar olan PKK’lı teröristlerin kahraman edasıyla karşılanmasından sonra “Habur Sınır Kapısı’nda yaşanan manzara karşısında umutlanmamak mümkün mü?” şeklinde açıklamalar yapan Başbakan R.Tayyip Erdoğan’ın bu tavrı da asla unutulmamalıdır. Kendi iktidarları dönemindeki tek ölçüleri yandaşlarını ve PKK’lıları koruyup kollamak, vatan aşkıyla hizmet edenleri ise cezalandırmak olmuştur.

AKP hükümetinin 9 yıllık iktidarı süresince yaşatmış olduğu tüm ihanet ve acılarının hesabı gün gelecek egemenliğin kesin sahibi olan yüce milletimiz tarafından sorulacaktır! O gün çok yakındır, 12 Haziran gününe sadece iki gün kalmıştır. Türk Milleti kendisine hizmet edenlerle kendisine acı ve ıstırap yaşatanları birbirinden mutlaka ayıracak ve yeni dönemde vatan sevdalılarına yol verecektir.

Biz hazırız, AKP bilsin ki “bozkurtların” nefesi tam enselerindedir!
Makaleyi Hemen Yorumla