ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
ŞİK -E -RGENEKON FENERİ / Bahadır Çoban 13340 okunma -
ŞİK'E'RGENEKON FENERİ 

Futbol dünyası şokta.. Futbolcular, teknik direktörler, kulüp başkanları bir bir toplanıyor. İç-dış bütün haber ajansları yeni iddialar ve tutuklamalar olacak mı diye tetikte. Türkiye gündemi adeta bu olaya kitlendi. Gencinden yaşlısına futbolla ilgilenen ilgilenmeyen herkes pür dikkat ekran başında, herkes şaşkın. Bu şaşkınlık bulutu yavaş yavaş dağılırken bizim de aklımızda bir 'ampül' yanıyor tabi. Futbolda şike iddiaları yeni değil.. Soruşturma açmak için yeterli şüphe ve deliller devlet tarafından yıllardır biliniyor. Sırf devlet adamları bazında değil, şike ve şaibe tartışmaları futbol konusunun açıldığı her ortamın eskimeyen muhabbetidir

Spor eski bakanı Mehmet Ali Şahin'e de bakanlığı döneminde şike iddiaları hakkında bilgi aktarımı yapıldığı ama bakanın bu konunun üzerine gitmediği söyleniyor. Bu aralar Deniz Fener'i davasında da büyük gelişmeler kaydedilmekte! İnceleye inceleye bir doktora tezi hazırlanacak zamana ulaşılan davanın göz altıları daha yeni başladı. Alman yargısı tarafından 3 yıl önce Türkiye'ye gönderilen belgeler hangi aşamalardan ve kimlerin eleğinden geçti bunları bilmiyoruz. Fakat, bu yolsuzluk davası neresinden yola çıkarsanız çıkın AKP'ye açılan bir labirent. Davayı eline alan savcılar iddianamenin her aşamasında AKP ve Fethullah Gülen cemaatinin parmak izlerine rastlayacaklar. 

Halkın dini hassasiyetinden istifade ederek yardım adıyla toplanılan paraları hortumlayanların kimler olduğunu herkes az çok tahmin ediyor. 'milli irade'nin insiyatifine giren yargı milletimizi soyan hırsızları teşhir edip cezalandırabilecek mi, göreceğiz. Açıkçası ben bu davadan hukuk adına müspet bir sonuç beklemiyorum.

Referandumla birlikte yargının tamamı üzerinde hegamonyasını ilan eden AKP'ye karşı yürütülebilecek bir operasyon adaletin ya da hukukun galip geleceği değil, AKP ve yandaşlarının aklanacağı bir projeden ibaret olacaktır. Eskiden komplo sandığımız uçuk kaçık fikirlerin teker teker gerçekleşir olması komplo senaryolarının artık hayal sınırlarından gerçeğe taştığına beni de inandırdı. Bu sebeple gündemde trafiğe sebep olan bu iki yolsuzluk dosyasını Türk milletinin cambaza baktırılarak hedeflenen nesneden uzaklaştırılması olarak değerlendiriyorum. AKP kaz gelecek yerden tavuğu esirgemiyor. Yıllardan bu yana göz ardı edilen şike iddiaları ve 3 yıldır askıda bekleyen Deniz Fener’i yolsuzluğunun aynı anda ortaya atılmasının altında zannımca bir çok sebep var. Bunlardan birisi Ergenekon Davası. Yıllardır ardı arkası kesilmeyen tutuklamalar sonucunda suçunu bile bilmeden cezaevlerine konulan insanlar var. Basında ve toplum içinde bu hukuk dışı uygulamayı tenkit edenlerin sayısı her geçen gün artıyor. Şike skandalının böyle bir zaman diliminde ortaya atılması manidar! ‘Bakın sadece askerleri ya da gazetecileri değil, suça karışmış herkesi topluyoruz’ mesajı veriliyor. Ergenekon Davası’ndaki hukuksuz tutuklamalar bu şekilde aklanmaya çalışılıyor. Tabi Deniz Fener’i de yardımcı kuvvet durumunda. Gerçi yargılamaya başlayabilmek için önce yargı kurumlarını ele geçirmeyi beklediler ama olsun. Ne de olsa makarna yemekten beyni sulananlar bu ayrıntıyı düşünecek zeka düzeyine haiz değil. Bütün bunlar olurken şehit sayımızdaki 'istikrarlı yükseliş' de sürmekte. Dün iki askerimiz ve bir sağlık görevlimiz PKK tarafından kaçırılmış. Fakat, bu konular artık sıradanlaştığı ve bunları unutturacak daha önemli konularımız bulunduğu için ilgilenmiyoruz! Önüne konulan yemeğe itiraz etmeyen hayvanlar gibi önümüze sunulan gündeme ayak uydurmada üstümüze yok. Hülasa, birileri taşları çok 'ustaca' yerleştiriyor. Satranç oynar gibi öncesini ve sonrasını iyi hesap ederek hamle yapıyorlar. Ustalık dönemine girmiş olduklarına kanaat getirmeye başladım. Söylenebilecek çok şey yok.. Durmak yok, yol’unmay’a devam.
Makaleyi Hemen Yorumla