ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
TERÖRLE MÜCADELEYE RAMAZAN AYARI / Bahadır Çoban 12429 okunma -
Washington'dan,Kandil'den, imralı'dan aldığı talimat ve öğütlerle ülkeyi 9-10 senedir idare etmeye çalışan başbakan ihale kendisine kalıp da yek başına karar almak zorunda kaldığında ortaya çok komik bir tablonun çıkmasına sebep olmuştur. Başbakanın terörle gerçek mücadele için Ramazan ayının bitmesini beklediklerini belirtmesi AKP'nin yıllardır neden dış odakların emirlerine göre hareket ettiğini ortaya çıkarmıştır. 

Dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir maskaralığı görmek mümkün değildir. Sülük gibi kanımızı emen teröre karşı zayiatımız günbegün artarken, milletimizin sabrı tükenme noktasını çoktan aşıp semaya ulaşmışken hala da çeşitli bahanelerle bu konuyu ertelemeye uğraşmak gülünçlüğün, iradesizliğin ve beceriksizliğin göstergesidir. Habur'da teröristleri davul zurnayla karşılayan AKP iktidarı operasyonları da davul zurna eşliğinde yapma gafletine düşmüş olacak ki, operasyon tarihinin Ramazan sonrası olduğunu bildirmekle teröristlere kaçış imkanı tanımaktadır.

Teröristler Ramazan oruç dinlemeden vatan evlatlarını hain pusularda katlederken, üstüne üstlük son bir ayın şehit blançosu onlarla ifade edilirken böylesi ucuz bir söylemle milletin gazını almaya çalışmak ulusumuz açısından büyük talihsizlik olmuştur. Bu talihsiz açıklamayı dinlediğimde aklıma hemen benzer bir olay geldi.

Osmanlı’ya baş kaldıran Mısır valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa kısa zamanda güçlenerek Osmanlı Devletini birkaç kez yenilgiye uğratmıştı. Bunun üzerine Avrupalı devletlerden yardım alan Osmanlı yönetimi içinde Prusyalı subayların da bulunduğu Hafız Paşa komutasındaki güçlü bir orduyu Kavalalı üzerine yolladı. Savaşı Osmanlı güçlerinin kazanması kesin gibi görünüyordu. Lakin, saldırı tarihinin Cuma günü olarak seçilmesi ordu içindeki ulema tarafından ‘mübarek gündür’ diyerek engellendi. Osmanlı taaruz etseydi mutlak galibiyeti elde edecekti. Ama bu bekleyiş Kavalalı ordusuna zaman kazandırdı. Mısır ordusunun taaruzuyla başlayıp 4 saate biten savaşın neticesinde Osmanlı güçleri perişan oldu. Bu bozgunla birlikte yabancı güçlerin desteğine daha da muhtaç hale gelen Osmanlı devleti verdiği tavizlerle bağımsızlık anlayışının büyük yara almasına neden oldu.


Osmanlı’nın böyle bir gaflete düşerek düşmana zaman tanımasını o zamanın koşullarına göre uygun görmek mümkün olsa da ondan yüz elli sene sonra ülkeyi yöneten bir partinin tarihten ders almayarak aynı hataya kalkışmasının mantıklı bir açıklaması yoktur. AKP her zamanki yaptığı gibi dini telaffuzlarla halkın aklını çelmeye çabalamaktadır. Ne denli Müslüman olduğunu kanıtlamak için de terörle mücadeleyi Ramazan sonrasına bırakmıştır. 


Teröristlere Ramazan hassasiyeti gösteren Başbakan bu tavrında samimi değildir. Irak devlet başkanı Saddam Hüseyin ABD tarafından Kurban Bayramı’nda idam edilirken hassasiyet sesi kısılan AKP iktidarı eli kanlı teröristlere Ramazan ayını bahane ederek müsamaha göstermektedir. Büyük Orta Doğu Projesi kapsamında din-iman umursamadan Müslümanların ölüm fermanı olan 1 Mart Tezkeresi’nin meclisten geçebilmesi için milletvekillerini tehdit eden Başbakan konu PKK’lı teröristler olunca şaşırtıcı şekilde yumuşamaktadır. Bu yumuşaklık hayra alamet değildir.


Doğmamış çocuğa don biçilmez derler fakat görünen köy de kılavuz istememektedir. AKP’nin bu işi başaramayacağı ezelden belli olmuştur. Türk Silahlı Kuvvetleri Ramazan sonrasındaki operasyonlarda beklenen başarıları sağlarsa bu başarı AKP’ye rağmen kazanılmış bir başarı olacaktır.
Makaleyi Hemen Yorumla