ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
GAZETECİLERE BAK , BAŞBAKANIN HALİNİ ANLA ! / Yıldıray Çiçek 1575 okunma - 24 Mart 2014

Başbakan bu seçim sürecinde 2-3  televizyon programına çıktı. Ama kendisi hiç konuşmuyor, konuşsa da zaten bir dediği diğerini tutmuyor. Programlarda Başbakan'dan çok yandaş yazar olarak tabir edilen kişiler konuşuyor. 'Soru soruyor' adı altında AKP'yi ve Recep Tayyip Erdoğan'ı öyle yağlıyor, öyle ballıyorlar ki, inanın övülmekten çok hoşlanan Recep Tayyip Erdoğan bile hayrete düştüğünü mimikleriyle göstermektedir.

Başbakan adam gibi soru soracak hiçbir gazetecinin karşısına çıkamıyor. Zaten çıkması mümkün değildir. 3 tane objektif soru sorsalar inanın felç olması muhtemeldir. Bir basın toplantısı sonrası villaları, havuz medyası için toplanılan paraları ve medyaya yaptığı baskıyı soran gazeteci karşısında kaşının-gözünün oynayarak nasıl zor duruma düştüğünü hatırlayın.

O yüzden karşısına fikri silik, düşünce omurgası olmayan ve menfaatleri için kılıktan kılığa girenleri alıyor ki, ekran başında hiçbir sıkıntı yaşamasın.

Hele şu isimlere bakın…

Hakan Albayrak

Ahmet Taşgetiren 

Rasim Ozan Kütahyalı

Nasuhi Güngör 

İşte bu gibilerin karşısına çıkıyor.

Oysa "Yenilikçi Hareket" kitabında "Erdoğan'ı Yahudi Lobisi işbaşına getirdi." Diye yazılar yazan, bilgiler veren Nasuhi Güngör'dü.

Oysa "DEHAP'ı ve Öcalan'ı "Tüm Kürtlerin temsilcisi" haline getirmenin vebalini bakalım kim üstlenecek?" diye yazı yazdığı için geçmişte  Yeni Şafak'tan kovulan ve şimdi  "Kürtlerin Lideri Öcalan" diyen ve Kürt Açılımı adı altında Öcalan'ı Kürtlerin önderi, PKK'yı Kürtlerin temsilcisi haline getiren Ahmet Taşgetiren'di.

Oysa "OECD... İsrail... Utanç..." başlıklı yazılar yazarak, İsrail’in OECD'ye (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı) Türkiye'nin desteği ile kabul edilmesine "Erdoğan'ın "One minute" tavrının OECD'de somutlaşmasını beklemiş olan İslam dünyası ise derin bir hayal kırıklığı yaşıyor...Utanç içindeyiz." Şeklinde eleştiren ve "Başbakan'a sorular ve cevaplar" başlıklı yazılarla AKP'nin İsrail'e mayınlı arazi kıyağını "AK Partili yetkililerin ve bilhassa zât-ı âlinizin konuyla ilgili açıklamalarına istinaden yazmışız. Bizzat sizin 'Bu işi İsrail'e versek ne olacak? Şu dinden bu dinden diye yabancı sermayeye karşı çıkılır mı? Paranın dini-ırkı yoktur. Adam buraya gelecek, yatırım yapacak, Ahmet'i-Mehmet'i istihdam edecek' mealindeki PROVOKATİF konuşmanıza istinaden yazmışız." Şeklinde Başbakanı eleştirdiği için Yeni Şafak gazetesinden kovulmuş Hakan Albayrak'tı. 

Şimdi bu Hakan Albayrak, Başbakanın katıldığı seçim programında rezil duruşunu ve yalakalığını "Dün akşamdan beri Twitter yıkılıyor. 'Bir gazeteci yalakalık yaptı' falan diye. Ben gazeteci filan değilim. Ben yazarım, militanım, 'Biz Tayyipçiler' diye yazı yazmış adamım" şeklinde izah ediyor. "Kürdistan kurulsa ne olur, Kürdistan'ı öpün başınıza koyun. Mustafa Kemal'in her tarafta heykelinin olması normal mi?" diyen adamın her yeri yazar, her yeri Tayyipçi olsa ne olur?

AKP'ye şimdi verdiği destekle olsa olsa Siyonizm'in kurucusu olan Theodor Herzl'in yada Haçlı Ordu komutanlarından birinin torunu olur.

Rasim Ozan Kütahyalı'ya zaten yorum yapmak bile gereksizdir. Televizyon programlarına bile içki içerek çıkan ve İslamcı iktidarın (!) çemkiren sesi ve kalemidir. Acaba o günde Başbakanın karşısına sarhoş mu çıkmıştı?

Başbakanın umudu, yol arkadaşı işte bu tiplerdir.

Bu türlerin varlığı AKP'nin de nasıl bir karakterde olduğunu herkes göstermektedir.

Başbakan omurgalı gazetecilerden 3 kişiyi karşısına alsın, bunlarda üç soru sorsun. AKP'nin ve Başbakanın tamamen bittiği o gün olacaktır.

Ama cesaret  Başbakan'da yok, Hakan Albayrak gibi adamlara katlanarak, gerçekleri gizlemek onu mutlu ediyor. Ama içine düştüğü trajedi artık çok sırıtıyor.

Recep Tayyip Erdoğan düştüğü gün en çok bunlar vuracak, bunu herkes not alsın…

süper analiz
ilk defa bu kadar süper bir yazınızı okudum tebrikler teşekkürler
sadi kapısız27.3.2014