ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
BEBEK KATİLLERİ İLE YOL YÜRÜYENLERİN AYMAZLIĞI / İsmail Özdemir 610 okunma - 07 Mayıs 2014

Son günlerde gelen vahşet haberleri ile sarsılıyoruz.

Farklı illerden gelen çocuk cinayeti ile ilgili haberler vicdan sahibi olan, Allah korkusu taşıyan herkes tarafından tepkiyle karşılanıyor.

Yüreklerin sızlamaması elde değil.

Henüz yaşamın ve hayatın ne olduğunu bilmeden ölümün farkına varan evlatlarımız, geride bıraktıkları içimizi sızlatan anılarıyla aslında ne büyük bir toplumsal bozulma ve sorunla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor.

Bu duruma bir de ahlaki ve imani yozlaşmada eklenince ülkemizin yüz yüze kaldığı vahametin, gerekli tedbirlerin alınmaması halinde daha büyük çirkinlik ve vahşete kapı aralayacağını söylemek gerekir.

* * *

Şüphesiz ki bu tedbiri alması gereken iktidarın kendisidir.

Ancak gerek Başbakanlık makamında bulunan Recep Tayyip Erdoğan'dan, gerekse kabinede bulunan diğer bakanlardan gelen mesajlara bakıldığında hamaset yüklü, günü kurtarmanın derdinde ve sorumluluğu üzerlerinden atma telaşında oldukları anlaşılıyor.

Nitekim hafta başında yapılan bakanlar kurulu toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın yapmış olduğu açıklamada da bu durum kendisini gösterdi.

Meseleye samimi yaklaşmayan bir edayla, sanki çocuk cinayetlerinin önüne adli bir takım tedbirler alınarak geçilebilecekmiş gibi bir imajın verilmesi, kelimenin tam anlamıyla AKP iktidarının aymazlığını gözler önüne sermiştir.

Siyasi üslubu konjonktürel adımlar atma üzerine kurulu olan bir anlayışa sahip olduğundan, AKP'nin bu meselede de samimi davranamayacağı ortadadır.

Artan tepkileri, kamuoyundan yükselen feryatları soğutabilmek adına sonucu değiştirmeyecek söylemler ve girişimlerle çocuk cinayetlerinin önüne geçmeye çalışmak yağmur altında olup, ağlıyor numarası yapmaya benziyor. 

Elbette suç ve ceza dengesi milli vicdanı yansıtan şekilde kabul edilebilir bir ölçüde olmalıdır, ancak toplumsal problemlerin sadece bu denge üzerine kurulduğunu düşünmek son derece yanlış bir yaklaşım biçimidir.

* * *

Ayrıca çocuk cinayetleri konusunda AKP'nin ne derecede samimi olacağı da malumdur!

Çocuk ve bebek katletme konusunda herkesten çok gözü kara olan PKK terör örgütü ile kol kola yürüyenlerin, şimdi çocuk cinayetleri konusunda güya sağduyulu yaklaşım sergiliyor görüntüsü vermeleri, maskelerin ardındaki gerçek yüzün görülmesine engel olmamalıdır.

Kundaktaki bebeğe ve hatta anne karnındaki masum yavrucaklara kurşun sıkacak kadar aşağılık olan eli kanlı katillerle yol yürüyen AKP iktidarının, şimdilerde kalkıp birde "idamın geri gelmesinden" bahsetmeleri komediden başka bir anlam taşımamaktadır.

Konunun öznesi olan Recep Tayyip Erdoğan'ın çocuk cinayetleri ile ilgili "Bu işin hakkı idamdır" demesi başka bir tanımla adlandırılamaz.

Hem idamın kaldırılmasına tüm milletvekillerin ile "evet" de,  hem çocuk ve bebek katilleri ile kol kola yürü, onları "barış elçileri" olarak topluma kabul ettirmeye çalış, sonrada kalk çocuk cinayetleri ülke gündemine oturunca "idam" lafını ağzına al!

Çocuk cinayetleri konusunda hassasmış gibi görünenlerin binlerce çocuk ve bebeğin katillerini baş üstünde tutmalarının makul ve mantıklı hiçbir izahı yoktur.

* * *

PKK sadece bebek ve çocuk katili bir terör örgütü değil, aynı zamanda çocuk istismarı konusunda da geçmişten bu yana adından sürekli söz ettirmiştir.

Resmi rakamlara göre 2000 ve 2012 yılları arasında PKK, 4 bin 206 çocuğu dağa kaçırmıştır. Sadece son altı ayda PKK tarafından kaçırılarak dağa çıkarılan çocuk sayısının ise 331 olduğu ifade edilmektedir.

Bu rakamların herkesten çok AKP farkındadır. Ancak tedbir namına elle tutulur hiçbir şey yapmadığı gibi, çocukların terör örgütü tarafından kaçırılmasına engel olunması anlamında ortada somut bir duruş sergilenememiştir.

Ülke gündeminde olan çocuk cinayetleri ne kadar vahim ve acı vericiyse, PKK'nın binlerce çocuğu dağa çıkarması da aynı derecede vahim ve üzücüdür. Masum yavrularımızın eli kanlı teröristlerce hain emeller için kullanılması, şimdilerde ülke gündemine konu olan ve hunharca katledilen çocuklar kadar acılı ve yürek burkucudur.

Şimdi "idam" çığlıkları atıp komedyenlikte sınır tanımayanların bu konuyu ağızlarına bile almamalarından daha büyük bir garabet olabilir mi?

Ortada binlerce çocuğun istismarı ve katliyle alakalı organize hareket eden bir terör örgütü varken, iktidarın bu meselede vurdumduymaz olması, genel perspektifte çocuklarımızı korumaya yönelik aslında neler "yapamayacağını" da göstermektedir.

 

 

Makaleyi Hemen Yorumla