ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
"ALLAH İLE ALDATAN TARİKATI" / Yıldıray Çiçek 6807 okunma - 09 Mayıs 2014

12 yıldır Türkiye'nin başında yaptıkları, konuştukları, uygulamalarıyla  ve hayat felsefeleriyle İslam'la uzaktan yahut yakından bir alakası olmadığı halde "İslamcı" sıfatıyla anılan bir iktidarın mensupları vardır. İslam dünyasına kan, gözyaşı ve vahşet getiren Yahudi ve Hıristiyanların projelerinde  yaptıkları taşeronlukta, bunların öne çıkan en büyük misyonlarıdır. Bu misyonları sebebiyle ölen-öldürülen  milyonlarca Müslüman'ın vebalini taşırken bile "İslamcı" pozu vermekten de geri durmuyorlar.

İslam'a aykırı her şeyi yaptılar ve hala yapmaya devam ediyorlar ama her türlü pisliklerini de İslam'ın sembol ve kavramlarını kullanarak kapatmaya çalışıyorlar. Menfaat ağına düşürdükleri sözde din âlimi, sözde imamları da bu manada memurları gibi çalıştırmaktadırlar. Sözde "İslamcı" iktidar mensupları, İslam'a aykırı ne yaparsa  bu menfaat şebekesi anında harekete geçip, camilerde, toplantı salonlarında ve toplum içinde  insanların dini duygularını istismar ederek makyaj çalışması yapmaktadırlar.

Yüce Allah'ın "Aldatan, sizi Allah ile aldatmasın!"  (Kur'an;Lukman 33 Fatır 5, Hadid 14) şeklindeki uyarısına rağmen , bu uyarıya günahkar bir başkaldırış sergilercesine adeta "Allah ile Aldatan Tarikatı" gibi davranmaktadırlar.

"İslamcıyım" diye geçinen hırsızlık yapıyor, yetim hakkı, kul hakkı yiyor , "olsun namaz kılıyor, eşi başörtülü az da Müslüman çalsın" diye savunuyorlar.

"İslamcıyım" diye geçinen, Müslüman katliamı yapan ABD ve İsrail'in taşeronu olarak çalışıyor ,"olsun Allah diyor" diye savunuyorlar.

MHP Lideri Devlet Bahçeli geçtiğimiz gün bunların propaganda sistemini çok iyi özetleyerek şunları söylemiştir: 

"Çalıyorlar, çok şükür diyorlar.

Soyuyorlar, elhamdülillah diyorlar.

Kul hakkını gasp ediyorlar, inşallah, maşallahla avunuyorlar.

Hortumluyorlar, Allah bes, baki heves, Allah bize yeter, diyorlar.

Hazineyi yağmalıyorlar, devletin kasasını boşaltıyorlar, hamdolsun diyorlar.

İhanet ediyorlar, başörtüsüne bürünüyorlar.

İftira atıyorlar, hukuku siyasallaştırıyorlar, kurban olduğum Allah verdikçe veriyor diyorlar.

Milleti 36'ya ayırıyorlar, Kevser Suresi'yle ahkam kesiyorlar.

Zulmediyorlar, imandan, ihlaslı olmaktan dem vuruyorlar.

Sorarım sizlere, günahla sevap ne zaman yer değiştirdi?

Şeytani emellerle rahmani duruş ne zamandan beri birbirine karıştı?

Beytümal'a el uzatanların, devlet malına göz koyanların 'Gulul Suçu' işlediklerini söyleyip bunların cenaze namazını dahi kılmayan Efendimizi siyasete malzeme yapmak nasıl bir cürettir?

Buradan Başbakan'a, 4 eski bakana ve yandaş taifeye büyük şair Ömer Hayyam'ın şu ibretlik dizeleriyle seslenmek istiyor, sonuç çıkarmalarını ısrarla tavsiye ediyorum:

İçin temiz olmadıktan sonra,

Hacı hoca olmuşsun, kaç para!

Hırka, tespih, seccade güzel,

Ama Allah kanar mı bunlara?

Şimdi ben de soruyorum sizlere, milleti kandırandan, vicdanları kanatandan, Allah'la aldatandan, dini mesajları, manevi duyguları sinsi niyetlerine alet edenden Cumhurbaşkanı olur mu?"

İslam'la hiçbir alakaları olmadığı halde, İslam adına ahkâm kesenleri en iyi özetleyen bu cümleler olmamış mıdır?

Geçenlerde ekran yüzü olarak bilinen ve İslam muhtevalı konularla ilgili anlattıklarıyla milyarlar kazandığı söylenen sözde bir din âlimi "Bu ülke Fatiha okuyan bir başbakan da gördü elhamdülillah." diyerek kendini küçültmüştür. Sanki diğerleri kâfir, sanki diğerleri Müslüman değil. Ey hoca evde para sıfırlayan, rüşveti az getiren işadamlarını kucağına düşüren Başbakan'da görmüş müydün hiç? Hadi cevap ver!

Din alimleri, din adamları sıfatı ve işleyişi bir an önce ehil ellere geçmezse dini ve manevi değerlerin içi boşaltılacaktır. Her türlü ahlaksızlığı, İslam dini arkasına gizlenerek yapanlar yüzünden yüce dinimize darbe vurulmaktadır.

İslam güzel ahlakın parıldayan evrensel ışığıdır. Bu ışık altında hırsızların, rüşvetçilerin, yolsuzluk yapanların, yetim hakkı, kul hakkı yiyenlerin, vatan hainlerinin, ABD-İsrail taşeronluğu yaparak Müslümanlara zülüm edenlerin, yalan makinesi olanların yeri olmamalıdır.

Gerçek din âlimlerine, gerçek din adamlarına ihtiyaç gün geçtikçe daha çok artmaktadır. Çünkü "Allah ile Aldatan Tarikatı" çok pervasız çalışmalarını sürdürmektedir.

 

sahtekar alimler
Kuyruğuna bastigin zaman hemen yon degistirirler. Birde piyasa yi iyi dolandirmak dini bütün saf insanlari kandirmak için oğlu da alimlige soyunmuş fetva veriyor. Bu benim duyumum bizim burada 4 katli tesettür magzasi olduğu söyleniyor.
faik özer9.5.2014