ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
MÜZAKERE Mİ MÜCADELE Mİ? / Bahadır Çoban 1077 okunma - 07 Ekim 2014

Çok değil birkaç sene önce PKK terörünün zirve yaptığı günlerde, Türkiye’de her gün şehit cenazeleri kaldırılırken sınır ötesi operasyona karşı çıkan AKP’nin Ortadoğu’nun yeni yetmesi IŞİD’e karşı topyekun ve alelacele bir harekâta girişme çabası oldukça düşündürücüdür.

İnsanlık düşmanı barbarlıklarıyla bölgemizde vahşet saçan terör örgütü IŞİD’le mücadele edilmesine karşı değilim. Nitekim MHP tezkereye evet diyerek Türkiye’yi uzaktan veya yakından tehdit eden her türlü teröre karşı mücadele azminde olduğunu bir kez daha göstermiştir. Fakat AKP’nin terörist unsurlarla olan geçmiş münasebetlerindeki müzakere ve mücadele seçimleri arasındaki çelişkiler akıllarda şüphe uyandırmaktadır.

O yıllarda Milliyetçi Hareket Partisi artan terör olaylarını kökten halletmek için teröristlerin yuvalandığı Kandil’i hedef göstererek hükümete sınır ötesi operasyon çağrısı yaparken  “ Türkiyede’ki teröristler bitti mi ki Kuzey Irak’takilerle uğraşalım.” diyen AKP bugün tutarsızlıklarına bir yenisini daha eklemiştir.

Türkiye’deki IŞİD hücreleri artık bütün dünyanın malumu olmuşken AKP hükümeti içerideki IŞİD unsurlarını temizlemek yerine önceliği sınır ötesi operasyona vermektedir. Hatta içerideki IŞİD militanlarından hiç bahsetmemektedir. Ülke içindeki mevcut hücrelerle mücadele ile sınır ötesi harekât arasında eş güdüm sağlamamak Türkiye’ye çok ağır faturalar ödetebilir. Türkiye, sınır dışında IŞİD ile mücadele ederken kendi topraklarında patlayacak olan bombaların hesabını kimseden soramayacaktır.

Meclisten geçen tezkerenin gerekçesinde sınır ötesindeki PKK yapılanmasından da bahsedilmesi ahmak kandırmaya yönelik bir çabadır. İç politikayı PKK’nın direktif ve tehditleriyle şekillendiren hükümet PKK terörünün en azılı olduğu zamanlarda gösteremediği kararlılığı teröristlerle müzakere yolunu seçmişken mi gösterecek?

Bu elbette mümkün değildir.

AKP döneminde PKK sorun olmaktan çıkarılıp sorun çözücü konumuna getirilmiştir. İmralı canisi yol arkadaşı yapılmış, Kandil stratejik ortak ilan edilmiştir. AKP hayalindeki çok uluslu, çok dilli ve Türklükten arındırılmış Anadolu Federasyonunu gerçekleştirmek için PKK’yı araç olarak kullanmıştır.

Silahla hiçbir sorun çözülmez martavallarıyla PKK’lı teröristlerin yollarına gül döken müzakerecilerin IŞİD’e karşı savaş borularını çalmaya başlaması AKP’nin terör konusundaki ikiyüzlülüğünün kanıtıdır.

Analar ağlamasın diye binlerce vatandaşımızın katili PKK ile nikâh masasına oturan hükümetin Türk askerini kendi yarattığı Ortadoğu bataklığına sokması anaları ağlatmayacak mıdır?

Yoksa analar ağlamasın sözüyle kastedilen terörist analarının ağlamaması mıydı?

Makaleyi Hemen Yorumla