ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
MHP MYK ÜYESİ VE ORTADOĞU GAZETESİ YAZARI SAVAŞ ÇOLAK İLE SÖYLEŞİ / Burak Özcan 988 okunma - 17 Mart 2015

-Savaş Bey öncelikle yoğun mesainiz arasından bizlere vakit ayırdığınız için teşekkür ederim. Okurlarımızın sizi daha yakından tanımaları adına kısaca kendinizden bahsetmenizle başlayalım mı?

İstanbul Kültür Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı ve Anadolu Üniversitesi Sosyoloji bölümlerinde lisan eğitimimi, yine İstanbul Kültür Üniversitesi Türk Dili Ve Edebiyatı bölümü Yeni Türk Edebiyatı alanında yüksek lisans eğitimimi tamamladım.

2006 yılından beri Ortadoğu Gazetesinde  köşe yazıları yazmaktayım. Bunun dışında çeşitli dergilerde siyaset ve edebiyat içerikli makalelerim yayınlanmaktadır. Yaklaşık olarak iki senedir Bengü Türk televizyonunda “Söz Meclisten İçeri” adıyla bir program yapmaktayız. 20 senedir Ülkücü hareket içerisinde çeşitli görevlerde bulundum. Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin teveccühü ile 4 Kasım 2012 tarihinde yapılan partimizin 10. Olağan Kongresinde MYK üyeliğine seçildim. Evli ve 2 çocuk babasıyım.

-Size ilk sorum gündemi yoğun bir şekilde meşgul eden “Başkanlık Sistemi” hakkında olacak. Nedir bu AKP’nin dillendiği “Başkanlık Sistemi”?

Bilindiği üzere başkanlık sistemi hakkında dünyada çeşitli uygulamalar vardır. AKP’li yöneticiler hangi başkanlık sistemi sorusuna cevaben Güney Amerika’yı işaret etmektedir. Buda aslında AKP’nin başkanlık olarak hayata geçirmek istediği uygulamaların başkancıl bir sistem olduğunu göstermektedir. Çünkü bu ülkeler sistemin gerekliliklerini yerine getirememiş ve rejimler otoriter nitelikli başkancıl sistemlerine dönüşmüştür.

Demokrasimizin vazgeçilmezi olan kuvvetler ayrılığı prensibini ortadan kaldırmayı amaçlayan, denetimden uzak, tek adam modeli ile yeni Türkiye kamufleli bilindik bir diktatörlüğü hayata geçirmeyi tasarlamaktadırlar. Cumhurbaşkanı anayasayı ve teamülleri çiğneyerek bu sistemi uygulamaya geçirmeyi arzulamaktadır.

-AKP’nin istediğinin başkanlık değil, başkancıl Sistem olduğunu ve bunun ülkemizi diktatörlüğe götürebileceğini ifade ettiniz. Dünyada dikta ile yönetilen ülkeler ile AKP arasında uyuşturabileceğiniz bir gözleminiz var mı?

2007 senesinde Suriye’de bulundum.  Orada uygulanan sistemin ile AKP’nin çok benzediğini söyleyebilirim. Belki de bu benzerlikler Tayyip Erdoğan’ın Beşar Esad’a bir zamanlar kardeşim diyecek kadar yakın olmasından kaynaklanmaktadır. AKP ile dikta yönetimler arasındaki benzerliklere gözlemlerimden yola çıkarak bir örnek vermem gerekirse, Suriye’de  kafanızı çevirdiğiniz her yerde Esad’ın fotoğraflarını görmeniz mümkün. Ülkemizde bu durum ise çeşitli sebeplerle billboardları doldurmakla uygulanmaktadır. Ayrıca dünyadaki diktatör ülkelerin tamamı Erdoğan’ın kafasındaki dikta sistemi ile alakalı ip uçlarını bize vermektedir. Türkiye kaçak sarayda ikamet eden bir özenti yüzünden modern kazanımlarını kaybetmektedir.

-Malumunuz seçimler yaklaşıyor. Hem seçimle alakalı hem de başkanlık sistemi hakkında anketler türemeye başladı. Anketlere genel anlamıyla bakış açınız nedir?

Anketler toplumun eğilimlerini belirleyen geçerli verilerdi, ta ki AKP iktidarı anket şirketleri üzerinden algı yönetimi ve yönlendirmesi yapana kadar. Seçimlere belli bir zaman kala peş peşe açıklanmaya başlanan güdümlü anketler ile toplumun tercihleri yönlendirilip AKP’ye kanalize edilmek istenmektedir. Bu yüzden anketlere bu süreçte itibar etmiyorum. Esas olan milletin kendisidir. Biz gece gündüz milletimizle beraberiz, onların sorunlarını dinliyor, ülke meseleleri ile alakalı yorumlarını alıyor ve toplumun nabzını sahada tutuyoruz. Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılar, terör örgütün AKP eliyle  palazlandırılması ve Tayyip Erdoğan’ın tek adam söylemleri milleti AKP’den uzaklaştırmıştır. Buna karşın rasyonel ekonomik çözümler, bölünmeye karşı milli birlik ruhunun tesis edilmesi ve demokratik söylemleri ile Milliyetçi Hareket milletimizin umudu olmuştur.

-MHP’nin oylarının yükseldiği gerçeğini kimse inkar edemez. Bu gerçek üzerinden bazı anket firması sahipleri iddialar ortaya atmakta, hatta gerçekleşmezse mesleği bırakacaklarını ifade etmekteler. Anketlerin güvenilir olmadığını ifade ettiniz. Peki, sizce bir partinin oylarının artıp azaldığını ortaya koyan işaretler nelerdir?

Ölçü meydanlardır, ölçü milletin gösterdiği teveccühtür. Milliyetçi Hareket Türkiye’nin onurlu geleceği sosyo-ekonomik politikaları, milli duruşu ve şahsiyetli Genel Başkanı ile Türk milletinin umudu olmuştur.

7 Haziran seçimleri Türkiye için kurtuluş olacak, ihanet zincirleri kırılacak ve küresel senaryolara bir son verilecek, üniter devlet yapımızla Türkiye yola devam edecektir.

-Savaş Bey gerçekleştirmiş olduğumuz bu keyifli söyleşi için teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dilerim. Son olarak eklemek istedikleriniz var mı?

Bende sizlere teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dilerim. Kutlu Sesleniş Dergisi okurlarına son mesajım ise; Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli, Türk milletinin geleceğine ipotek koymak isteyenlere karşı uyku orucunda olduğunu ve gecesini gündüzüne katarak çalıştığını söylemiş, ceketini çıkarmış kolları sıvamıştır. Bizde Liderimizin izinde ve ülkülerimizin peşinde Türk milletini düşürüldüğü darboğazdan kurtaracak, sinsi kuşatmayı yaracağız. Ülkücü-Milliyetçi Hareket, milletin kaderini değiştirecek enerji ve kabiliyete haizdir ve göğsünde taşıdığı asil cevherle bunu başaracaktır.

Makaleyi Hemen Yorumla