ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
AVRUPA TÜRK KONFEDERASYONU GENEL BAŞKANI CEMAL ÇETİN İLE SÖYLEŞİ / Burak Özcan 687 okunma - 02 Haziran 2015

– Sayın Çetin size ilk sorum başkanı olduğunuz Avrupa Türk Konfederasyon’un ev sahipliğinde gerçekleşen, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin şeref konuğu olduğu “Türkiye Sevdası Kutlu Yürüyüş Şöleni” hakkında olacak. Düzenlemiş olduğunuz program sizce amacına ulaştı mı?

“Türkiye Sevdası Kutlu Yürüyüş Şölenimizi” Ülkücü-Milliyetçi Hareketin Bilge Lideri Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli Bey şereflendirdi. Her zaman olduğu gibi bizi yalnız bırakmadı. Genel Başkanımızı Avrupa Türklüğü ile buluşturduk ve kucaklaştırdık. On binlerce vatandaşımız liderimizi sevinç ve coşkuyla karşıladı. Genel Başkanımız Avrupa Türklüğünün sorunlarını dinledi ve MHP’nin iktidarında bütün sorunlarımızı çözeceğini ifade etti. Ayrıca, Genel Başkanımız Türkiye’mizin ve Türk milletinin karşı karşıya olduğu tehlikelere dikkat çekti. 13 yıldır tek başına iktidar olan AKP’nin milletimizi ve ülkemizi nasıl kötü yönettiğini altını çizerek bir bir anlattı ve MHP iktidarıyla AKP’nin yaptığı tahribatları onaracaklarının sözünü verdi. Bizlere katılımıyla büyük moral ve güç verdi. Avrupa’nın dört bir yanından şölenimize gelen vatandaşlarımız büyük bir sevinç ve umutla evlerine döndüler. Bizce şölenimiz amacına ulaşmıştır.

– Malumunuz 7 Haziran seçimlerine sayılı günler kaldı. Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız Türkiye’deki seçimler hakkında düşünceleri ve beklentileri neler?

Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın 7 Haziran’da yapılacak seçimlerde beklentileri çok yüksektir. Öncelikle seçimlerin adil olmasını, demokrasi ve barış içerisinde geçmesini istiyorlar. Oy çalma şaibelerinin ortadan kalkmasını bekliyorlar. Seçim sonrası gelecek olan iktidarın AKP gibi yoksulluk, yolsuzluk, rüşvet ve diktatörlükle anılmasını değil; Türkiye’mizin gerçek demokrasi ve hakkaniyetle yönetilmesini bekliyorlar. Yurtdışında yaşayan Türklerin sorunlarını da çözecek bir hükümetin iş başına gelmesi umuduyla sandığa gidiyorlar.

– Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza yaşadıkları yerlerde oy kullanma hakkı ilk kez 10 Ağustos tarihinde gerçekleşen Cumhurbaşkanlığı seçiminde tanınmıştı. Oy kullanma oranının %6-7 civarında kaldığını ve bunun nedeninin hükümetin yaptığı yanlış düzenlemeler olduğunu açıklamalarınızda ifade etmiştiniz. Hükümet seçimlere katılma oranının arttırılması adına gerekli adımları attı mı?

10 Ağustos 2014 tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminde yurtdışındaki seçmenlerin seçime katılım oranı çok düşüktü. Bunun sebebi, AKP hükümetinin yurtdışı seçmenlerinin Türkiye demokrasisine kaktı vereceği bir ortamı oluşturmak yerine kendilerine ne kadar fayda sağlayacaklarını düşünerek hazırlıksız ortamlarda bu imkanı sunmasıydı. Bizim çabalarımızla 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçiminde yaşanan olumsuzluklar kısmen düzeltilse de gerçekte yine beklentilerin çok altında kalındı. Oy verme merkezleri yine yetersizdi. Oy verme süresi uzatılmasına rağmen sandık görevlilerinin bu uzun süre boyunca nasıl görev yapacakları hesap edilmemişti. Ayrıca Başkonsolosluklarda oy kullanma yerleri yetersiz ve dardı.

-7 Haziran seçimleri için Avrupa Türk Konfederasyon’u olarak yürüttüğünüz çalışmalar var mı?

Avrupa Türk Konfederasyonu olarak YSK ile görüşerek 10 Ağustos’ta yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimindeki eksikliklerin ortadan kaldırılması için gayret ettik. 7 Haziran seçimlerinde öncelikle vatandaşlarımızın sandığa gitmeleri için çalışmalar, kampanyalar yaptık ve yapıyoruz. En önemli vatandaşlık görevinin oy kullanma olduğunu vatandaşlarımıza anlatıyoruz. Sandıkların tamamında görev yapacak sandık görevlilerimizi ve müşahitlerimizi tespit ettik. Sandık Saklama Kurullarına görevli verdik. Seçimin güvenli ve adil geçmesi için Seçim Takip Komisyonları oluşturduk. Vatandaşlarımızın sandığa gitmesi için oy kullanma merkezlerine servisler ve otobüsler kaldırıyoruz.

– Yurt dışında yaşayan soydaşlarımız AKP iktidarını başarılı görüyor mu? 

AKP iktidarı 13 yıla yakın bir zamandır Türkiye’mizi tek başına yönetmektedir. İktidarlarının ilk yıllarında vatandaşlarımızı çeşitli vaatlerle aldattılar ve kandırdılar. Fakat 13 yılın sonunda yurtdışında yaşayan vatandaşımız AKP’nin iç yüzünü gördü.

·         Türkiye’nin yoksulluk, yolsuzluk ve rüşvet batağına saplandığını fark etti.

·         Türkiye ve Türk milletinin bölücülere ve teröristlere teslim edildiğini gördü. Bölünme tehlikesi içerisinde olduğunu fark etti.

·         Türkiye ekonomisinin bir şişirme olduğunu, milletin fakirleştiğini, dış ve iç borçlarının üç misli arttığını, sadece AKP yandaşlarının mutlu ve mesut olduğunu açık bir şekilde gördü.

·         Türkiye’nin dünyada itibar kaybettiğini ve dış politikasının iflas ettiğini yaşayarak gördü.

·         Türkiye’de demokrasinin rafa kaldırıldığını ve adalet sisteminin yok edildiğini fark etti.

·         Türkiye’mizde AKP iktidarı tarafından, yüce Dinimizin kendi çıkarları için yaptıkları pisliklere perde olarak kullanıldığını gördü. Dinimize ne kadar zarar verildiğini fark etti.

·         AKP iktidarının Büyük Ortadoğu Projesi’nin taşeronu olduğunu ve İslam aleminin kana bulanmasının bir aracı olduğunu gördü.

·         AKP iktidarının kendilerini maddi ve manevi açıdan nasıl sömürdüğünü fark etti. AKP iktidarı, Avrupa Türklüğünün hiçbir sorununu çözemediği gibi çeşitlendirmiş ve arttırmıştır.

·         Vize duvarları AKP iktidarı süresinde daha da kalınlaşmıştır. Aile birleşimi adeta imkansız hale gelmiştir.

·         Pasaport, vize ve konsolosluk harçları çok fazla arttırılmış, dünya genelinde en yüksek seviyeye çıkarttırılmıştır.

·         Türkiye’den emekli olmak isteyenlerin emeklilik primleri yükseltilmiştir. 2002 yılında günlük 2,5 Dolar’dan borçlanarak emekli olma imkanı varken şuan da günlük 6,5 Dolar’dan borçlanmak zorunluluğu var. Ve her 6 ayda bir primler artırılmaktadır. Türkiye’mizde emekli olmak için artık bir servet ödemek zorundayız.

·         Türk Hava Yolları biletleri Avrupa uçuşları için çok yükseltilmiş ve vatandaşlarımız ailece tatile gidememektedir. AKP iktidarından önce THY biletlerinde %25 aile indirimi vardı. Yaşlı, emeklilere ve özürlülere %25 indirim vardı. AKP bu indirimlerin tamamını ortadan kaldırdı. Bunun yerine bizden kazandıklarıyla THY, yabancı artistlere, yabancı sporculara ve yabancı spor kulüplerine milyonlarca dolar ödeyerek sponsorluk anlaşmaları yapmaktadır. Oysaki Avrupa Türklüğünün Türk Hava Yolları’na olan katkıları çıkartıldığında acaba THY ne kadar kâr ediyor? Bu sorunun cevabını çok merak ediyorum.

·         AKP dövizle bedelli askerlik parasını önce 5 bin Avro’dan 10 bin Avro’ya çıkardı daha sonra sanki bir lütufmuş gibi 6 bin Avro’ya indirdi. Gençlerimiz işsizlikle boğuşurken bu meblağı nasıl ödeyecek diye düşünmediler.

·         Başkonsolosluklarda Eğitim Ataşeliklerini boşalttılar çocuklarımızın eğitim problemleriyle ilgilenecek resmi yetkili kalmadı.

·         Çocuklarımızın, Türkçemizi ve Türk kültürünü öğrenmeleri için Türkiye’den gönderilen öğretmenleri durdurdular.

·         Çifte vatandaşlık konusunda, seri katilleri tarafından katledilen insanlarımızın haklarını savunma noktasında bizleri yalnız bıraktılar.

·         Buralarda Türkiye Cumhuriyeti devletinin maddi imkanlarını sadece kendi yandaşlarına kullandırdılar ve sadece AKP yandaşlarına alan açtılar.

·         Avrupa’da yaşayan vatandaşlarımızın arasına nifak soktular “bizden olanlar ve olmayanlar” diye ayırdılar. UETD gibi kendilerine hizmet eden sanal derneklerle devletin kurumlarına ve memurlarına baskı uygulayarak AKP yandaşlığı yaptırdılar. Yapmayan memurların görevlerine son verdiler.

·         Vatandaşlarımızın emeklerini ve alın terlerini çalan sözde İslamî holdingler ve “Deniz Feneri” gibi sözde yardımlaşma derneklerinin soygunlarına göz yumdular. Hırsızları kolladılar ve koruma altına aldılar.

·         Sorunlarımızı çözmeyen AKP iktidarı, kimliğimizi çözmek için çok büyük gayret sarf etti. Türk kimliğinin inkar edilmesi yönünde telkin ve tavsiyelerde bulundular. “Türkiyelilik” gibi ucube bir kavramı bize kabul ettirmeye çalıştılar.

·         Cep telefonlarımızı Türkiye’mizde kullanmamız için bizlerden işlem parası adı altında adeta haraç alıyorlar. Ve önümüze bir sürü bürokratik engel çıkarıyorlar.

Kısacası Avrupa Türklüğünü AKP bugüne kadar para makinesi olarak gördü ve sömürdü. Artık Avrupa Türklüğü de AKP’nin iç yüzünü gördü ve inanıyorum ki desteğini çekecektir.

-7 Haziran 25. Dönem Milletvekili seçimlerinden nasıl bir sonuç bekliyorsunuz?

7 Haziran 25. Dönem Milletvekilliği seçimlerini Türkiye’nin ve Türk milletinin son şansı olarak görüyorum. Milletimiz ya bölünmeden yana ya da kardeşlikten yana oy kullanacaktır. Ya hırsızlıktan, rüşvetten ve diktatörlükten yana ya da temiz toplum ve demokrasiden yana oyunu kullanacaktır. Ayrıca, Türk Dünyası ve Avrupa’da göçmen olarak yaşayan Avrupa Türklüğünün sorunlarının da güçlü bir Türkiye ile çözülebileceğine inanıyorum. Güçlü bir Türkiye ise ancak Milliyetçi Hareket’in iktidarıyla gerçekleşecektir. İnşallah 8 Haziran sabahı Türkiye, milletimizin desteği ile Milliyetçi Hareket’in iktidarına uyanacaktır. Bu kutlu iktidar yürüyüşü mutlaka hedefine ulaşacaktır. Çünkü Türk milletinin düşmüş olduğu bataklıktan çıkması için tek umudu MHP’dir. Kokuşmuş, çözülmüş, çökmüş, rüşvet batağına saplanmış ve yozlaşmış AKP’ye 7 Haziran’da Türk milleti hak ettiği dersi verecektir ve vermelidir.

-Sayın Çetin bize zaman ayırarak yapmış olduğunuz açıklamalar için teşekkür ederim. Son olarak eklemek istediklerinizle bitirelim.

Bu imkanı verdiğiniz için ben sizlere teşekkür ediyorum. 7 Haziran 25. Dönem Milletvekili seçimlerinin demokrasi ve barış içerisinde geçmesini ve büyük Türk milletine hayırlar getirmesini Yüce Allah’tan dilerim.

Makaleyi Hemen Yorumla