ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
PERİNÇEK SEVDASINDAN DEMİRTAŞ SEVDASINA! / Yıldıray Çiçek 2939 okunma - 09 Temmuz 2015

Yeniçağ isminde bir gazete var. Sahibi, yöneticisi, yazarı hepten kafayı MHP ile bozmuş. Öyle görünüyor ki, MHP Lideri Devlet Bahçeli'ye düşmanlık propagandası yapmadıkları gün büyük bir boşluğa düştüklerini sanmaktadırlar. Her konuyu MHP ve Devlet Bahçeli'ye saldırma vesilesi haline dönüştürüyorlar. Yeniçağ gazetesini okurken Aydınlık, Cumhuriyet, Yurt gazetesi, Sözcü gazetesinden farklı olmadığı çok net anlaşılmaktadır. 

Her olayda olduğu gibi, son TBMM Başkanlık seçimlerinde de aynı onlar gibi manşetler attılar, aynı onlar gibi köşe yazısı yazdılar, aynı onlar gibi karikatür çizdiler. 

(Birkaç yazar milliyetçi kalem olmanın namusunu korudu, onları ayrı tutuyorum)

Açık açık "PKK'nın partisi HDP ile niye bir olup, CHP'nin adayını desteklemediniz?" şeklinde yazı yazdılar, manşet attılar.

Yayın danışmanı Arslan Bulut gibi biri olursa zaten bunların hepsi doğaldır. 

Arslan Bulut, TBMM Başkanlık seçiminden sonra "MHP kendini geçersiz kıldı!" başlıklı yazı yazarak, CHP'nin TBMM Başkan adayı Deniz Baykal'ı MHP'nin niye desteklemediğini sorgulamıştır. 

Deniz Baykal'ın seçilmesi için HDP'nin de oy vermesi gerektiği için aynı zamanda MHP'nin niye HDP ile beraber hareket etmediğine de vurgudur bu.

Arslan Bulut, 2007 yılından bu yana TBMM Başkanlık seçimlerinde hep aynı çizgisini korumuş MHP için "MHP, koalisyon için AKP ile anlaşmış olsa da olmasa da Meclis Başkanlığı için böyle bir tavır sergilemek, Türk milliyetçiliğini temsil iddiasındaki bir partiye ve genel başkanına yakışmıyor. Bir siyasi parti geçersiz oy verir mi? Geçersiz oy vermek, kendi görüşlerini ve kendi konumunu geçersiz kılmaktır. MHP, genel başkanının eliyle kendisini geçersiz kılmış bir partidir." yorumunda bulunmuş…

Aynı Arslan Bulut, 7 Haziran seçimlerinden 3 gün sonra Recep Tayyip Erdoğan ve Deniz Baykal'ın buluşmasına da "Tayyip Erdoğan'ın Deniz Baykal'ı davet etmesi, taviz de vererek "Ak Saray"da değil de Dışişleri Konutu'nda görüşmeyi kabul etmesinin, kendi durumunu meşrulaştırmak dışında, çözüm sürecini, yani şimdilik özerkliğe doğru giden bölünme sürecini devam ettirecek bir koalisyon oluşturmak dışında ne gibi bir hedefi olabilir?

Baykal, "Bir an önce Türkiye'de istikrarın sağlanması, çözümün bulunması gerektiği konusunda ortak bir anlayışa sahip olduğumuzu gördüm. Sayın Cumhurbaşkanı'nın bir an önce hükümetin oluşması anlayışı içinde olduğunu, olası bütün modelleri değerlendirmeye olumlu yaklaşacağı izlenimini aldım" diyor ama asıl konu AKP-CHP koalisyonudur!" yazısını yazmıştı. Emin Çölaşan gibi Deniz Baykal hakkında ne yazdığı unutuyor ve işte böyle saçmaladıkça saçmalıyor.

2007 yılında AKP'nin TBMM adayı Köksal Toptan'a CHP ve PKK'nın siyasi uzantısı DTP gibi partilerin destek vermesi ve bunun sonucunda 450 oyla seçilmesi hakkında "bu Arslan Bulut ne yazmış?" diye arşive baktım, o konuya zerre değinmemiş.

Ama Cumhurbaşkanlığı seçiminde de yine kendi adayını çıkarmış ve sadece kendi adayına oy vermiş MHP'ye sataşarak şunları yazdığını gördüm:

 

"Bu arada,  "MHP, AKP'yi DTP'ye muhtaç mı etseydi?"  diyenlere de bir çift sözüm var! 

 "Ne mutlu Türküm diyene"  felsefesi ile kavgalı olan Abdullah Gül Cumhurbaşkanı seçilirse, hem MHP'nin hem DTP'nin desteğiyle seçilmiş olacak! 

Bu tutumun milliyetçilikle en küçük bir ilgisi var mıdır?"

 

O günlerde "Bu tutumun milliyetçilikle en küçük bir ilgisi var mıdır?" diye PKK'nın siyasi uzantısı DTP üzerinden MHP'ye saldıran Arslan Bulut bugün ise "PKK'nın siyasi uzantısı HDP ile niye beraber hareket edip, Deniz Baykal'ı seçtirmedi" noktasındadır.

Eğer MHP, PKK'nın siyasi uzantısı HDP ile birlikte Deniz Baykal'ı TBMM Başkanı olarak seçtirseydi emin olun aynı Arslan Bulut Yeniçağ gazetesine  "MHP'den büyük ihanet", "Türkiye bunu da gördü MHP-PKK işbirliği", "Devlet Bahçeli şehitlerin kemiklerini sızlattı" manşetleri attırırdı.

Arslan Bulut'un ve benzerlerinin halini herhalde en iyi anlatacak fıkra şu olsa gerek:

***

 

Hayvanat Bahçesi'nden bir aslan kaçmıştı. Önüne geleni pençeleyerek caddelerde, sokaklarda koşmaya başladı. Eli silahlı polisler, askerler ardına düştüler. Ama aslana bir türlü yetişemiyorlardı.

Sokaklardan birinden caddeye çıkan ufak tefek, çelimsiz bir adamla aslan burun buruna geldiler. Pencereden bakanlar, "Şimdi şu zavallıyı da parçalayacak..." diyorlardı. Oysa adam hiç telaş etmeden elini cebine atıp tabancasını çıkardı, ateş etti. Aslan yere yuvarlanıverdi.

Herkes bu gözüpek adamın çevresine toplandı, tebrik ettiler. Olay yerine gelen gazeteciler adını sordular.

- Söylemem, dedi.

- Gereksiz yere alçakgönüllülük göstermeyin. Bu, büyük bir kahramanlıktır.

- Söylerim ama yazamazsınız.

- Biz yazarız, dedi gazeteciler.

- Mademki yazacağınıza söz verdiniz, söyleyim. "Ben, Ülkücüyüm."

Herkes şaşkın şaşkın bakınırken adam gülümseyerek uzaklaştı.

Ertesi gün gazetelerde yer alan haberin başlığı şöyleydi:

"Acımasız Ülkücü, zavallı bir aslanı tabancayla vurdu."

 

***

Arslan Bulut düşünce olarak uzun zamandır Doğu Perinçek'le yatıp -kalkan biridir.

Oyunu da büyük ihtimal Vatan Partisi'ne (İşçi Partisi) vermiştir. 

Doğu Perinçek ile yaptığı röportajları "Türkçü Devrimci Diyaloğu" diye kitaplaştıran Arslan Bulut'un önderi konumundaki Doğu Perinçek cezaevinden çıkar çıkmaz katıldığı Cüneyt Özdemir'in sunduğu 5N1K programında "PKK'lılara genel af çıkarılsın, Öcalan da serbest bırakılsın" demişti. Arslan Bulut da bugün MHP'yi "HDP ile beraber hareket etmedi" diye eleştiriyor. Bana önderini söyle, sana kim olduğunu söyleyelim Arslan Bulut!

Deniz Baykal'ın İsmet Yılmaz'dan, İsmet Yılmaz'ın Deniz Baykal'dan farkının olmadığı bir durumda, MHP'yi PKK'nın siyasi uzantısı HDP ile kirletme çabası ve kurnazlığını kim adına, niçin koro halinde yapıyorsunuz?

MHP 2007, 2011 TBMM Başkanlık seçimlerinde olduğu gibi 2015 seçimlerinde de aynı tavrını uyguladığı için niye suçlanıyor?

PKK'yı meşrulaştırmada oltaya takılı yem olan HDP ile birlikte Recep Tayyip Erdoğan'ın sırdaşı Deniz Baykal'a oy vermedi diye MHP'ye "MHP, artık Türk Milliyetçilerini temsil etmiyor. AKP'yi eleştirir gibi görünüyor ama 3 Kasım erken seçimini ilan ederek AKP'yi Türkiye'nin başına bela eden ve iktidarda sıkıştığı her an yardımına koşan da bugünkü MHP yönetimidir. Türkiye, AKP'den kurtulmak istiyorsa, önce MHP yönetiminden kurtulmalıdır." şeklinde eleştiride bulunan zekâ abidesi Arslan Bulut "Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi yasağını kaldırmaya destek vermekle kendimle iftihar ediyorum" diyen Deniz Baykal'ı acaba ne sanmaktadır ki, MHP ona destek vermedi diye çıldırıyor? 

Önderin Doğu Perinçek gibi biri olduğu halde MHP'nin milliyetçiliğini sorgulayan Arslan Bulut, AKP'nin siyasi yavrusu HDP sana göre neyin temsilcisidir?

Doğu Perinçek sevdasından, Selahattin Demirtaş sevdasına mı geçiş yaptın?

Bu gidişle onunla da herhalde "Diyalog" içerikli bir kitap çıkarırsın. Bu MHP ve Devlet Bahçeli düşmanlığı sana herşeyi yaptıracak bu gidişle… Allah akıl, fikir versin...

 

 

PKK’NIN VAHŞETLERİ (1)

https://www.youtube.com/watch?v=B_DsCnrel4g

PKK’NIN VAHŞETLERİ (2)

https://www.youtube.com/watch?v=GW2W9ihBkQ4

PKK’NIN VAHŞETLERİ (3)

https://www.youtube.com/watch?v=dfBScIZdTxM

AKP SÖZCÜSÜ BEŞİR ATALAY: HDP'Yİ BİZ GÜÇLENDİRDİK.

https://www.youtube.com/watch?v=cc2DXqbsu5E

 

HDP & AKP ORTAK TOPLANTI YAPARAK TERÖRİSTBAŞI ÖCALAN’IN MESAJLARINI OKUDU

https://www.youtube.com/watch?v=0BCrU79g_pg

ERDOĞAN'I ÇILDIRTAN VİDEO SOSYAL MEDYAYA DÜŞTÜ

https://www.youtube.com/watch?v=nxo30SdjZIc

Al kalemi Eline Satır Satır Karala
Al kalemi eline satır satır karala,Sonrada otur bir zamanlar dost dediğini karala.Böyle yazmıştım bir şiirimde acizane.Kimini dost biliriz oysa yüreği dostluklara çok uzaktır.Mevzubahis kişinin ismini dahi yazmak istemem yazılarımda.Eğerki aleyhimizdeki kumpaslara bir şekilde vesile olmuşsa yada öyle bir talihsiz beyanlarda bulunmuşsa.Yerini kaybetmiş birisi benim için şahsım adına isimsiz birisidir.Biz yüreki ülkücüler Başbuğumuza verdiğimiz sözdeyiz vede onurla gururla onun teşkilatlarında onun izindeyiz.Mevlam bunu bizden uzak eylemesin inşallah.Mevlam görelim neyler neylersede hep güzel eyler.
ümüt güngör16.7.2015