ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
TARİH YİNE ONU HAKLI ÇIKARDI / Bahadır Çoban 521 okunma - 27 Temmuz 2015

Atına binmiş gelen adam uyumakta olan kişinin ağzından içeri yılan girdiğini gördü. Engel olabilmek için atını hızlandırdı fakat yetişemedi. Elindeki topuzla uyuyan kişiye sertçe vurdu. Adam yediği topuzun acısıyla kalkıp kaçmaya başladı. Atlı onu elma ağacına kadar kovaladı. Ağacın dibinde çürük elmalar vardı:

Ye!

Adam korkudan çürük elmaları yerken bir yandan da kendisine zulüm eden kişiye "Ben sana ne yaptım da bana bu zulmü reva görüyorsun?" diyerek beddualar okuyordu. 

Atlı adam topuzuyla adama tekrar vurmaya başladı:

Koş!

Adam topuzun acısıyla tekrar koşmaya başladı. Yakıcı güneşin altında hem koşuyor hem de yüzüstü düşüyordu. Uykusuzluğun ve açlığın üstüne çürük elmaları yiyip koşturan adamın en sonunda başı döndü, midesi bulandı ve kusmaya başladı.

Bütün yediklerini çıkardı. Çıkardıkları arasında ağzından içeri giren yılan da vardı.

Adam bilmeden sarf ettiği sözlerden dolayı pişman oldu, atlı kişiden bilgisizliğini bağışlamasını istedi.

***

Şimdi bir düşün…

Son birkaç gündür Türkiye yine yangın yeri…

Hainler yol kesip iş makinesi yakıyor.

Adıyaman'dan, Diyarbakır'dan, Şanlıurfa'dan gelen şehit haberleri Türkiye'nin bağrına ateş topu gibi düşüyor.

Dostla düşmanı birbirinden ayıran bu kara günler yine bir tek kişiyi, Türklüğün liderini haklı çıkarıyor.

O, AKP'den hesap sorma söylemlerinin PKK'nın meşrulaştırılmasına yarayacağını tespit etmeseydi; HDP'nin eşgenel başkanı insanlara alenen silahlanma çağrısı yaptığında, "Öcalan'ı özgürlüğüne kavuşturmak onurumuzdur" dediğinde bizler insan içine çıkabilir miydik?

CHP'nin meclis başkanına oy vererek PKK'nın temsilcileriyle yan yana gelmekten kaçınmasaydı, "Atatürk'ün partisiyiz" diyen CHP'nin milletvekilleri Abdullah Öcalan flamalarının dalgalandığı mitinglerde yer alırken bizler bu vebalin altında ezilip kalmaz mıydık?

Bunca kiri kaç teneşir paklardı, hangi gönülde aklanırdık?

Üstelik o olacakları öngörüp buna göre politika belirlerken, haftalarca televizyon ekranlarından akıtılan irinin, gazete köşelerinden salgılanan pisliğin hedefindeydi.

Bilgeliğin, irfanın, sağduyunun ve tecrübenin alametidir, olacakları öngörüp adımını ona göre atmak…

O yüzden…

Türkiye yeniden ateş çemberine alınmışken, bir yandan PKK bir yandan IŞİD terörü ülkeyi ateş sarmalına sokarken, bu kargaşa ortamında her kafadan ayrı bir ses çıkarken ona kulak vermeli, onu dinlemeli.

Tarih bilge lider Devlet Bahçeli'yi yine haklı çıkaracaktır…

Makaleyi Hemen Yorumla