ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
ÇÖZÜM İHANETİNİN SORUMLULARININ HESAP VERME GÜNÜ GELMEDİ Mİ? / İsmail Özdemir 465 okunma - 29 Temmuz 2015

Yaklaşık olarak iki buçuk yıldır milleti oyaladılar.

Çözümün Türkiye'yi uçuracağını söyleyip, teröristleri baş üstüne alarak ülkenin geleceğini bölücü zihniyetin fikir kodlarına açık açık teslim ettiler.

İmralı canisinin fikirlerinin kendi düşünceleri olduğunu bizzat ülkeyi yönetenler açıkça ifade etmekten çekinmediler.

Bugün Cumhurbaşkanlığı makamında oturan zat "PKK'yı düşman olarak görmüyoruz" sözlerini kullanarak nasıl zihniyete sahip olduğunu açıkça göstermişti.

Pazarlık masalarında çözümü konuştuklarını iddia edenler aslında çözülmeyi konuşuyorlardı ama uyarıda bulunanları kandan beslenmekle itham etmekten geri durmadılar.

Habur rezaletinde asıl niyetlerini ortaya koydular, Oslo'da karanlık suretlerini kendileri açığa çıkardılar ve Dolmabahçe'de rezilliklerini her hali ile gösterdiler.

Terörü "çözüm" adı altında beslediler, büyüttüler, palazlandılar ve şimdi güya "çözülmenin" başını almaya çalışıyorlar.

Bunca hadise yaşanmadan önce ne demişlerdi?

Analar ağlamayacak, güzel şeyler olacak, umutlanmamak mümkün değil, Fırat ve Dicle'nin sularında serinlenecek, dağlardan artık çiçekler toplanıp piknikler yapılacak, PKK silah bırakacak ve çözülecek, teröristler sınır dışına çıkacak, artık şehit cenazeleri gelmeyecek…

Şimdi geldiğimiz noktada ise oluk oluk kan akıyor, şehir merkezlerinde üstelik güpegündüz teröristler ellerini kollarını sallayarak dolaşıyor, cinayetlerine artık dağlarda değil herkesin gözü önünde devam ediyor, silah bırakmak bir yana Türk-İslam âleminin en büyük şehri olan İstanbul gibi bir yerde dahi ellerinde silahlarla rahat rahat poz verebiliyor, güvenlik güçlerimiz kendi evlerinde yada eşlerinin yanında hainlerce kalleşçe şehit edilebiliyor…

* * *

Bu eser kimindir?

Bunun sorumlusu kimlerdir açık değil mi?

Altını en kalın çizgiler çizmek gerekir ki, MHP bunca zamandır ne söylediyse, hangi ikazda bulunduysa, neyi işaret ettiyse hepsinde haklı çıkmıştır.

Morg bekçiliği yapmakla suçlanılanların uyarıları bugün meselenin sorumlularının yüzünde utanç verici açık işaretler bırakmaktadır.

Çözümden neyi kast ettiğini izah edemeyen rezalet vesikaları bugünlerde yüzsüz yüzsüz konuşmakta, kendi sorumluluklarını örtmeye çalışmaktadır.

İmralı'daki terörist başını baş tacı yapan, pazarlık masalarında devletin ve milletin itibarını teröristlerin ayakları altına serenler pişkin pişkin rol sergilemektedir.

Terörle mücadeleyi gericilik ve çözümsüzlük olarak görüp, müzakereyi ilericilik olarak kabullenerek tercih edenlerin Türkiye'yi getirdiği yer eskisine göre çok daha vahim bir hale sokmuştur.

Birileri bugünlerde "1990'lı yıllara geri mi dönüyoruz?" diye sorgularken, terörle ilgili yaşanan güvenlik sıkıntılarının 1990'lı yıllardan dahi daha vahim ve tehlikeli bir boyutta olduğunu ise ne yazık ki dikkatlerden kaçırılmaya çalışılıyor.

PKK şimdiki olduğu kadar hiçbir zaman bu derecede güç, zemin ve meşruiyet kazanamamıştı.

1990'larda yapamadığını PKK bugün çok daha kolay biçimde yapmaya başlamıştır.

İç savaş şartlarına hizmet etmede belki de 1990'larda hayal dahi edilemeyecek kudrete sahiptir.

Ve yine herkes biliyor ki PKK bunu AKP'ye ve "çözüm" denilen özü "ihanet "olan süreç belasına borçludur.

* * *

Türkiye bugünlere göstere göstere gelmiştir.

Terörün güç kazanmasına bile bile ve isteyerek göz yumulmuştur.

Terör örgütü militan kadrosunu güçlendirirken, yeni silahlar elde ederken, kırsaldan ziyade daha çok şehir merkezlerini hedef alan yeni yapılanmalar kurarken, konunun sorumluları bunları sadece izlemekle yetinmiş, hiçbir önlem almamıştır.

Akan kanın baş sorumlusu AKP iktidarından ve bu zamana kadar bu iktidarın kadrolarında ilgili yerlerde görev almış olanlardan başkası değildir.

MGK'da iç güvelikle ilgili alınmış olan bunca karar varken, tehditlere dikkat çekilmiş onlarca bildiri mevcutken, artık anlaşılıyor ki burada alınan karalar özellikle iktidar tarafından göz ardı edilmiştir.

Devletin güvenlik zafiyeti yaşadığı bugün sorumlular tarafından açıkça ifade edilirken, bu zafiyete sebep olanlara karşı hukuk acilen işletilmelidir.

PKK'nın bu derecede yol almasının vebali doğrudan çözüm diyerek milleti oyalayanların üzerinde bulunuyor.

PKK'yı meşrulaştırma ve güçlendirme sonucu doğuran, yani bugünlerde ortalığı yangın yerine çevirip kan döken teröristlerin güçlenmesine sebep olan sözde çözüm sürecinin altına gövdesini koyduğunu dün ifade edenler, bugün Türk Milleti'ne yaptığı yanlışın ve ihanetin hesabını mutlaka vermelidir.

Zira kim şimdi hangi makamda bulunursa bulunsun, hukukun her maddesi bunun yapılmasına müsaade ediyor.

Terörle mücadele etkin bir şekilde yürütülürken, terörün bu derece azmasına sebep olanlardan millet adına derhal hesap sorulmalı, hukuk müessesi acilen harekete geçirilmelidir.

Makaleyi Hemen Yorumla