ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
AKP-CHP'NİN ÇAMUR SİYASETİ / Bahadır Çoban 509 okunma - 10 Ağustos 2015

"Koalisyon çalışmaları olumlu gidiyor", "Rövanşist olmayacağız" , "Uzlaşabiliriz" diyerek haftalarca Türk milletini oyaladılar.

Sabah başlayan görüşmeler akşamın karanlığına kadar sürdü.

Ne konuşuldu içerde?

İstikşafi görüşmeler diyorlardı…

Amerika yeniden mi keşfedildi ya da bir deste iskambil kâğıdıyla pişti mi atıldı, bilmiyoruz.

Fakat bu kadar uzun soluklu görüşmelerin serencamında koalisyon çoktan kurulmuş olmalıydı.

Türkiye'nin halledilmesi gereken meselelerine AKP ve CHP tarafından getirilen çözüm önerileri yüksek oranda tutarlılık gösterirken hala bir mutabakata varılamaması apaçık bir tezgâhtır.

Mesela Kürt açılımı sürecinin PKK muhataplığında sürdürülmesi iki partinin de ajandasında en üst sırada.

Mesela mevcut anayasanın ilk 3 maddesini değiştirerek Kürt kimliğini anayasaya sokmak iki partinin de müşterek hedefi.

Mesela anadilde eğitime iki taraf da sıcak bakıyor.

Hatta Kıbrıs sorununun çözümünde bile AB kriterlerini referans alarak aynı cihette buluşabiliyorlar.

Birbirlerine o kadar benziyorlar ki ayırt etmekte gerçekten zorlanıyoruz.

MHP lideri Sayın Devlet Bahçeli'nin esprili bir ifadeyle "Koreli ve Çinliyi ayırt edecek özellik nedir" diye sorması gibi "CHP ve AKP'yi ayırt edecek özellik nedir" diye sormak istiyoruz.

Ayrıştıkları birkaç husus varsa Suriye politikası, eğitim sistemi gibi ikincil gündem konularıdır.

E, o kadar farklılık tek yumurta ikizlerinde bile var!

Ne yani, haftalarca süren görüşmelerden sonra "Anlaşamadık" mı diyeceksiniz?

PKK'lı teröristlere "Ne istediniz de vermedik" diyen AKP'liler, söz konusu CHP olunca vermekten mi cayacak?

Ya da iktidar ortaklığı için PKK'ya bile hayat öpücüğü veren CHP'liler ülkenin en çok oy alan partisinden mi kaçacak?

İnanın, AKP ve CHP'liler bu sorulara cevap veremezler.

Zira AKP ve CHP'nin Türk milletine yaptığı bu mugalâta, bu zevahiri kurtarma hamleleri, yıllardır süren bu danışıklı dövüş elbette tevekkeli değildir.

Birbirlerine vurdukça beraber yükselen, ağız dalaşına girdikçe kızışan kitlelerin düşmanlığından oy devşiren AKP-CHP için tek dert, yan yana görünmemektir.

Yakında çıkıp  "Denedik ama olmadı" diyecekler.

"Çok uğraştık ama uzlaşamadık" diyecekler.

Hatta topu kendilerinden atmak için  "MHP zaten erken seçim istiyordu" diyecekler.

Şerefli basınımız da boş durmayıp Ahmet Davutoğlu'nun erken seçim restine karşılık Sayın Bahçeli'nin seçim akşamında söylediği sözleri yeniden sürmanşetten verecek.

AKP ve CHP arasındaki bu homojenliğe, bu benzeşikliğe rağmen nasıl olup da koalisyon kuramadıkları;

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın her konuşmasında tehdit gibi dayattığı tekrar seçim söylemleri;

Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Koalisyon için iyi niyetli atılmış adımlar var ama gerçekçi olarak baktığımızda bunun bazı zorlukları var" ifadeleri hep pas geçilecek.

Haftalarca görüşüp bir türlü anlaşamayan AKP-CHP ikilisi konu MHP düşmanlığı olunca saniyede birleşerek çamurlaşmış siyasetlerinden örnekler sunacak, hiç şüpheniz olmasın.

Makaleyi Hemen Yorumla