ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
MİLLİ İRADE'NİN ÖDEVİ / Kadir Yıldız 1281 okunma - 16 Ağustos 2015

AKP ile CHP'nin yaptığı istikşafi görüşmeler meğer koalisyon nezdinde değil, geçici seçim hükümeti nezdinde yapılmış. Davutoğlu bunun tam tersini söylese de, Kılıçdaroğlu koalisyon görüşmesi yapmadıkları konusunda hem ısrarlı hem de dertli…

***

Davutoğlu; "görüşmeler bile büyük bir kazanımdır" dedi.

Kılıçdaroğlu ise; "biz neyi görüştüğümüzü anlamadık."

***

Davutoğlu da, Kılıçdaroğlu da daha koalisyonu mu yoksa erken seçimi mi konuştuklarını farkedememişler. Sadece, görüşmenin bir kazanım olduğunu söylüyorlar. Ne kazandılar bilmiyoruz ama görüşmelerde kafa yapan bir madde kullandıkları çok açık.

***

Görüşmeleri, Davutoğlu "olmadı"; Kılıçdaroğlu "büyük bir fırsat kaçtı" şeklinde yorumluyor.

***

Sonuç olarak Davutoğlu; "milletimiz bize bir ödev verdi, anlaşamadığımız bazı konular sebebiyle de milli iradenin bize verdiği sorumluluğun gereğini yaptık" dedi.

***

Peki, her zaman diline doladıkları "milli irade" AKP'ye ne ödev verdi?

***

Anayasanın ilk dört maddesinden taviz verin mi dedi?

Türkiye Cumhuriyeti'nin Üniter devlet yapısını değiştirin mi dedi?

Yoksa toprak bütünlüğünü tehlikeye sokun mu? 

Türkçe'ye eşdeğer ikinci bir dil tanımlayın mı dedi? 

Terör örgütü PKK ile mücadeleyi bırakın masaya mı oturun dedi?

17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet dosyalarının üzerini mi kapatın dedi?

Hırsızlardan hesap sorulmaması için yargıyı tekelinize mi alın dedi? 

"Çözüm süreci" adı altında PKK'nın manevra alanını genişletin, Kandil'in önünde el pençe divan mı durun dedi?

Cumhurbaşkanı tarafsız olmasın, her şeye el atsın, toplumu kutuplaştırsın, bi taraf değil taraf olsun. Bi taraf olanları bertaraf edin mi dedi?

Türkiye'yi krize sürükleyin, koalisyondan kaçın, diğer partileri "uzlaşmıyorlar" diye suçlayın mı dedi?

***

Sahi "milli irade" size ne ödev verdi?

***

AKP ne zaman yanlışa düşse, zor durumda kalsa veya sıkışsa diline doladığı iki cümle var. Biri "çözüm sürecini baltalamak istiyorlar", diğeri ise "milli irade…"

***

Milletin huzuruna çıkıp "Biz koalisyon istemiyoruz. Terörle edilen mücadele de zaten göstermelik. Millete 'biz yoksak terör var' demek için kamuflaj kullanıyoruz" diyemiyorsunuz. Şehitler için döktüğünüz gözyaşınız ne kadar sahte ise, terörle ettiğiniz mücadele de o kadar sahte. Cumhurbaşkanı'nın "çözüm süreci buzdolabındadır" açıklaması da bunun en bariz göstergesi değil mi? Onca ihaneti buzdolabı alır mı?

***

Şimdi çıkıp "MHP koalisyona yanaşmıyor" diye yaygara koparacaksınız. Sebebinin de MHP'nin kırmızı çizgileri veya şartları olduğu yönünde açıklamalar düzeceksiniz. Her zaman olduğu gibi bir suçlu arayacak, bir düşman yaratma telaşına kapılacaksınız.

***

Bu süreçte sorulması gereken ve gözlerden kaçan en önemli soru AKP'nin koalisyon hükümetine neden yanaşmadığıdır. 

***

Mesela AKP; 

Yüzlerce şehit verdiğimiz ve toprak bütünlüğümüzü tehlikeye sokan sözde "çözüm süreci" konusunda MHP'nin haklı olduğunu ifade etmelerine rağmen MHP'nin "çözüm sürecinden vazgeçilecek" şartını kabul etmekte neden ayak diretiyor?

17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet dosyalarının yargıya taşınıp AK ve KARA'nın ayıklanmasına gönlü neden razı olmuyor?

Devletin üniter yapısıyla bir sorunları mı var ki, "üniter devlet yapısının korunması" şartını kabul etmekte zorluk çekiyor?

Cumhurbaşkanı'nın anayasal çizgilerini ihlal etmesi ve tarafsızlığını koruyamamasının milli iradenin reyine saygısızlık olduğunu neden düşünmüyor?

Sosyal refah ve toplumsal mutabakat arzusu AKP'yi neden rahatsız ediyor?

Bahçeli'nin haklı istekleri, ülke menfaatlerini göz önüne alarak ortaya koyduğu ilkeler AKP'yi neden zor durumda bırakıyor?

***

Davutoğlu bu soruların cevabını vermeden Sayın Bahçeli'ye "Adama sorarlar sen ne yaptın?" deme hakkı yoktur.

"Vesayetinden kurtul gel" dediği Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da; "Bahçeli'yi muhatap almıyorum" demesi "olası AKP-MHP koalisyonunda hükümeti muhatap almam" demektir. MHP Lideri Sayın Bahçeli'nin de "Cumhurbaşkanının anayasal sınırlarına çekilmesi" şartını öne sürmesi işte bunun için önemlidir. 

***

Bu bakımdan Davutoğlu ilk önce milli iradenin AKP'ye ne ödev verdiğini idrak etmeli; daha sonra "devlet nedir, millet kimdir, ülke nasıl yönetilir?" gelip, Sayın Bahçeli'den gereken dersi almalıdır…

Makaleyi Hemen Yorumla