ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
BİRİSİ "MİLLİ İRADE" Mİ DEDİ? / Bahadır Çoban 528 okunma - 15 Ağustos 2015

Hırsız, arsız, din taciri, vurguncu, hortumcu kirli emellerini yerine getirirken hep "milli irade" kavramını kullanır.

Milletin birliğine ve bütünlüğüne kasteden, milleti etnik parçaların anlamsız birlikteliği olarak gören devşirmeler de milli iradeyle geviş getirirler.

Hatta milli irade sözünün sihrini keşfeden teröristler bile milletin en büyük düşmanI oldukları halde "Milli iradeye saygı" diye yırtınırlar.

Gerçekte ise milli irade kavramına gönülden saygı duyanların sayısı pek azdır.

"Millet uzlaşın mesajı verdi" deyip 1 ayı bulan görüşmelerin sonucunda "Tek yol erken seçim" açıklamasını yapanlar milli iradeyi alaya aldılar.

Perşembe günü yapılan "Erken seçim" açıklamalarıyla AKP ve CHP'nin kirli siyaseti dalgaları aşıp kıyıya vurdu.

Bu demek oluyor ki istikşafi görüşmeler senaryo paylaşımının tamamlanmasıyla sona ermiş ve hayalbazlar Hacivat-Karagöz'ü oynatmaya başlamıştır.

Bu temaşanın seçim gününe kadar devam edeceğini düşünüyorum.

Karagöz AKP seçim meydanlarına "Tabanım CHP ile koalisyon istemediği halde görüşmeleri sürdürdüm, ama sonuç alamadım" martavalıyla inmeyi planlarken Hacivat CHP ise "Koalisyonu biz değil AKP istemedi" yalanını savurmaya hazırlanıyor.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu milletle dalga geçer gibi "Bize koalisyon önerisi gelmedi" diyor.

Öyleyse 13 Temmuz'dan 13 Ağustos'a kadar tam 1 ay neyin görüşmesini yaptınız?

40 saat süren görüşmelerde 10 saniyelik "Koalisyona niyetiniz var mı" sorusunu soramayan CHP 45 günlük koalisyon müddetini geçiştirmeye çalışan Recep Tayyip Erdoğan'a can simidi olmuştur.

Şimdi çıkıp "Koalisyon AKP istemediği için kurulamadı" demeleriyse tam bir siyasi kalpazanlıktır, Türk milletini enayi yerine koymaktır.

Geçici Başbakan Ahmet Davutoğlu ise apayrı bir komedi türünde figüranlık yapıyor.

Hem "Millet bize uzlaşın mesajı verdi" diyor hem de uzlaşı çıkmamasına rağmen  "Milletin verdiği ödevi yerine getirdik" diyor.

Sayın Başbakanın ödevi yerine getirmekten anladığı buysa hoca olan zatının yetiştirdiği öğrencilere ancak acınır.

Bir de matah bir şeymiş gibi "Milletimiz emin olsun. Her şeyi yaparız ama ülkeyi hükümetsiz bırakmayız" demesi akla ziyan bir açıklamadır.

Sayın Davutoğlu keşke ülkeyi AKP hükümetinden mahrum bıraksa da asker askerliğini yapsa, polis polisliğini yapsa, yargı bağımsızlığa kavuşsa…

Emin olun o zaman memleket silkinerek kendine dönecek, terörün ve bilumum sorunların sonu gelecektir.

Fakat AKP iktidarı üfürülmüş cin gibi milletin iradesine musallat olmuş, tasallutun sona ermemesi için her türlü Ali Cengiz oyununu sergilemektedir.

CHP ise AKP'nin suç ortağı misyonuyla milli iradenin gaspına yardım ve yataklık etmektedir.

MHP lideri Sayın Devlet Bahçeli'nin "Toplumsal yarılma en önemli mesele. Kaynaşma, kucaklaşma sağlanmalı." sözleriyle işaret ettiği AKP-CHP koalisyonu tarafların "Önce ülkem ve milletim" sağduyusunu gösterememesi sebebiyle kurulamamıştır.

Oysa MHP 1999 seçimlerinde toplumsal yarılmayı önlemek ve toplumun farklı kesimlerini kaynaştırmak için DSP ve ANAP ile koalisyon kurarak milli iradenin tahakkukunu gerçekleştirmişti. 

AKP ve CHP ise toplumsal yarılmadan en çok beslenen iki istismar kanadı oldukları için toplumun huzuru yerine parti çıkarlarını tercih etmiştir.

Bu sebeple AKP ve CHP'den beklenen son ahlaki vazife  "Milli irade" sözünü bir daha ağızlarına dahi almamalarıdır.

Makaleyi Hemen Yorumla