ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
DALKAVUK SİLAHLI KUVVETLERİ / Bahadır Çoban 1369 okunma - 17 Ağustos 2015

Genç-yaşlı, çoluk-çocuk, kadın-erkek her kesimden mektuplar geliyor.

"Bizi askere alın"

74 yaşındaki Kahramanmaraşlı Süleyman Dede yazmış, "Gücümü avcılar başı ve pehlivanlar  pehlivanı Hazreti Hamza'dan alıyorum. Beni askere alın" diye.

Bu tablo karşısında duygulanan asker nezaket gereği aynı duygusallıkta cevap veriyor:

"Asil Milletimizin kahraman ve duyarlı evlatlarının talepleri Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları tarafından takdirle karşılanmış, duygulandırmış ve motivasyonlarını artırmıştır. Bu ulvi talepler nedeniyle vatandaşlarımıza teşekkür ederiz."

Bu kahraman vatan evlatlarının askere alınmayacaklarını bile bile mektup yazıp "Bizi askere alın" demeleri kimilerine yapmacık gelebilir, fakat içtendir.

Çünkü vatanını sevmenin karşılığı yoktur, getirisi bulunmaz. Hele vatansızlığın prim yaptığı, soysuzluğun alkışlandığı son 13 yılın Türkiye'sinde vatanseverlere verilen değer sokak köpeklerine duyulan ilgiden azdır!

Vatanseverliği bir kenara koy, bir de makamseverlik vardır. Açılmaz inatçı kapıları kolaylıkla açar, hızlı yükseliş isteyenler için birebirdir.

Makamseverlerin en belirgin özelliği ise yalakalıklarıdır. Onlar yaladıkça daha rahat yalasınlar diye en güzel makamlara, şaşalı ünvanlara layık görülürler.

Yalakanın biri "İki silahım yüzlerce mermim var, ben ölmeden kimse Cumhurbaşkanı Erdoğan'a dokunamaz"  diye feda eder kendini.

Diğeri eksik kalır mı?

"Benim 3 silahım var. Cumhurbaşkanımızın tırnağına halel gelse gereğini yaparız." 

Yok mu başka artıran?

İşe bakın, Başkomutan sıfatındaki Cumhurbaşkanını korumak Türk silahlı kuvvetleri varken dalkavuk silahlı kuvvetlerine kalmış.

PKK terörü gencecik vatan evlatlarımızı kalleşçe katlederken ortalarda görünmeyen dalkavuk silahlı kuvvetleri dünyanın en iyi korunan Cumhurbaşkanını koruyabilmek için bedenini siper ediyor!

Duygulanmamak mümkün mü?

Aslında bu dalkavukların en güçlü silahı tabancaları değil yalakalıklarıdır.  Menfaat neredeyse bunlar o bölgede yalakalık güçleriyle koruma sağlarlar.

Bunlardan biri  "Abdullah Öcalan Ortadoğu'da Türkiye'nin önünü açıyor", diğeri de "Abdullah Öcalan Türkiye'nin demokratikleşme sürecine katkı sağlayan bir yerde duruyor"  diyen adamlardır.

Abdullah Öcalan'ı ve Tayyip Erdoğan'ı pek sever, onlar için gerekirse canlarını feda ederler.

Yalakalar böyledir işte.  Nerede bir menfaat kapısı varsa sürünerek içeri girer, dalkavukluk hünerleriyle kalıcı olmaya çalışırlar.

Makamsever yalakalarla vatanını karşılıksız seven 74 yaşındaki Süleyman Dede'yi karşılaştırmak ise zuldür bizim için.

Çünkü birisi yüzde tebessüm bırakır diğeriyse iğrenç bir mide bulantısı!

Makaleyi Hemen Yorumla