ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
AHLAKSIZLIĞIN KISA METRAJLI FİLMİ / Bahadır Çoban 478 okunma - 28 Ağustos 2015

Başbakan Ahmet Davutoğlu her seçim mitinginde vatandaşlara yemin ettirdi.

"Yeni Türkiye'yi inşa etmek için, gece gündüz çalışmaya, Allah, tarih ve millet önünde söz veririz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan toplu açılış mitinglerinde Kuran-ı Kerim'i mıknatıs gibi kullanarak AKP'ye oy istedi.

"Kuran'la büyüdüm. Kuran ile yaşıyorum" dedi.

MHP lideri Devlet Bahçeli "Şartlarımızı kabul ettiğinize dair milletin huzurunda Kuran-ı Kerime el basalım" deyince yemin ettirenler, Kuran sallayanlar araziye uydu, sesleri solukları kesildi.

***

Ahmet Davutoğlu 7 Haziran seçim sonuçları açıklanır açıklanmaz erken seçim tehdidinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan yerli yersiz, alakalı alakasız her konuşmasında "Koalisyon çıkmazsa millete döneriz" dedi.

MHP lideri Devlet Bahçeli "Sizden korkan namerttir" deyip restlerine rest çekince "MHP erken seçim istiyor" yaygarası başlatıldı.

***

Başkanlık sistemi için şehir şehir dolaşarak oy isteyen Recep Tayyip Erdoğan 7 Haziran'dan sonra sarayın duvarlarına hapsoldu.

Seçim dönemindeki ayrıştırıcı tavrıyla hem başkanlık hayallerini suya düşürmüştü hem de tarafsızlık ilkesini ihlal ettiği cumhurbaşkanlığını şaibeye açmıştı.

Meşruiyet sorunu yaşayan Erdoğan ile ilk görüşen kişi CHP milletvekili Deniz Baykal oldu. 

Baykal'ı HDP milletvekili Celal Doğan takip etti.

Bir Allah'ın kulu itiraz etmedi.

MHP'nin TBMM Başkanlık Divanı üyeleri Erdoğan'ı ziyaret edinceyse "MHP AKP'nin stepnesi" oldu.

*** 

AKP ve CHP'nin istikşafi tiyatrosu tam 32 gün sürdü.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Başbakan Ahmet Davutoğlu'na "Koalisyon intiharın olur" dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu "Koalisyon için iyi niyetli atılmış adımlar var ama gerçekçi olarak baktığımızda bunun bazı zorlukları var" açıklamasını yaptı.

"Kurabiliriz, kuruyoruz, kuracağız" oyalamalarından sonra bir tekmeyle masa devrildi. Pişkin pişkin "Biz 32 gün boyunca koalisyonu hiç görüşmedik ki" dendi.

Görüşmelerin istikşafi değil israfvari olduğu anlaşıldı.

AKP-MHP görüşmesiyse sadece 2 buçuk saat sürdü ama görüşmelerin neticesinde MHP koalisyondan kaçan taraf ilan edildi.

***

Yargıdan yırtmak için Emniyet Teşkilatını lağvedenler…

Haber yaptı diye gazetecileri hapse tıkanlar…

TSK mensuplarını delilsiz, emaresiz içeri tıkıp "Ben bu davanın savcısıyım" diyenler…

Habur'dan indirdikleri eteklileri seyyar mahkemelerde aklayıp yurda salanlar…

Demokrasi abidesi seçildi.

Dağdan şehre, şehirden sokaklara yayılan terör Mehmetçik kanını kalleşçe akıtırken "Sıkıyönetim ilan edilsin" diyen Devlet Bahçeli'yse demokrasi katili ilan edildi.

***

PKK ile Oslo'da mercimeği fırına verip bir yastıkta kocayanlara…

İmralı'ya Kandil'e iadeyi ziyaret tertipleyenlere…

Bebek katili Öcalan'ı Kürtlerin lideri tayin edip PKK'yı muhatap ilan edenlere…

PKK'lı teröristlere "Ne istediniz de vermedik" diye sitem edenlere…

Abdullah Öcalan'ın teslim tutanağını Türk cihan ülküsünün mabedi Dolmabahçe'den duyuranlara…

"Terörle ne güzel mücadele ediyorlar" denildi.

"Silahların gölgesinde yapılacak bir seçim şaibelidir, böyle bir seçim hükümetinde bulunmayız" diyen MHP ise HDP'yi hükümete taşımakla suçlandı.

***

Bu yaşananları göz önüne alırsak şunu diyebilirim ki…

Bence Türkiye'nin en büyük sorunu ne erken seçimdir, ne terör ne de ekonomi…

Türkiye'de tepeden inme bir ahlaksızlık vardır. En kötüsü de bu sorun bulaşıcı bir hastalık gibi toplumun her tabakasına hızla yayılmaktadır.

Ahlak bir toplumu ayakta tutan binadır. Bilim, teknoloji, sanayileşme, gelişme ise ahlak binasının ancak katları olabilir.

Zemini ahlaksızlık temeline oturtulan bir bina yıkılmaya mahkûmdur. O yüzden kat atmaya çalışmak yerine binanın zeminini gözden geçirmekte fayda vardır. Aksi halde Türkiye ahlaksızlığın enkazında yok olup gidecektir.

Makaleyi Hemen Yorumla